Middle East Eye inceledi: ABD neden en önemli müttefiklerinden birine vize yasağı koydu?

IMG_7793

Trump yönetiminin 21 Ocak’tan itibaren 75 ülkenin vatandaşlarına göçmen vizesi vermeyi askıya alması, ABD için stratejik bir müttefik olan Kuveyt’in de bu listeye dahil edilmesiyle soru işaretlerine yol açtı. Peki bu kararın arkasındaki nedenler neler olabilir?

ABD yönetimi, 21 Ocak’tan itibaren 75 ülkeye göçmen vizesi verilmesini askıya alacağını duyurdu. Listeye Kuveyt’in de eklenmesi dikkat çekti. Washington’ın “Amerikalılardan kabul edilemez düzeyde sosyal yardım alan ülkeler” diye tanımladığı grupta Kuveyt’in yer alması, hem uzmanlar hem eski yetkililer tarafından şaşkınlıkla karşılandı.

Dünya Bankası verilerine göre kişi başı milli geliri 33 bin dolara yaklaşan Kuveyt, küresel ölçekte yüksek gelir grubunda yer alıyor. Ülke, güçlü sosyal güvenlik sistemiyle biliniyor; vatandaşlar çoğu zaman 40’lı yaşlarının sonlarında emekli olabiliyor. Dünyanın en güçlü para birimlerinden biri olan Kuveyt Dinarı, uzun yıllardır değerini koruyor.

“Şaşırdım”: ABD-Kuveyt savunma ilişkileri 30 yılı aşıyor

Karara en sert tepkiyi veren isimlerden biri, ABD Ordusu Merkezi Komutanlığı’nda Kuveyt masasında görev yapmış Asha Castleberry oldu. Middle East Eye’a konuşan Castleberry, karar için “Şaşkına döndüm” dedi ve ekledi:

‘Kuveyt ile uzun soluklu ve güçlü bir askeri işbirliğimiz var. Onlar bağımsız bir devlet ancak son derece uyumlu ve işbirliğine açık’

Bu işbirliği, özellikle 1990-1991 Körfez Savaşı ile pekişti. Ardından Kuveyt, 2003 Irak işgali sırasında ABD için kritik bir konuşlandırma alanı haline geldi. 2014’ten itibaren DEAŞ’la mücadelede de önemli rol oynadı. Yemen ve İran’la ilgili operasyonlarda da ABD’nin ileri üs konumu açısından başat aktör konumunda bulunuyor.
Bugün bile ABD Savunma Bakanlığı verilerine göre 13.500 Amerikan askeri Kuveyt’te konuşlu. ABD’nin daha fazla asker bulundurduğu ülkeler sadece Almanya, Japonya ve Güney Kore.

800 milyon dolarlık Patriot paketi

Göçmen vizesi yasağıyla aynı gün ABD Kongresi’ne iletilen bir bildirimle Pentagon, Kuveyt’e 800 milyon dolarlık Patriot füze sistemi bakım, eğitim ve yedek parça satışını duyurdu. Bu durum, yasak kararının güvenlik ilişkilerini bozmadığını, aksine stratejik işbirliğinin sürdüğünü gösteriyor.

Castleberry’e göre bu tablo, Trump yönetimindeki dış politika tutarsızlıklarının bir yansıması:

“Bu yönetimde birçok şey tutarsız. Ulusal Güvenlik Stratejisi Avrupa’ya stratejik istikrar çağrısı yapıyor ancak Rusya’yı tehdit olarak tanımlamıyor. Diğer yandan yasa metinleri Rusya’ya karşı.”

Analistler: Pazarlık aracı olabilir?

Uzmanlara göre Washington bu kararı pazarlık veya baskı aracı olarak kullanıyor olabilir. Emory Üniversitesi’nden Courtney Freer konuyu şöyle değerlendirdi:

“ABD’nin bölgesel çıkarları için Kuveyt ile yapılacak bazı pazarlıklara hazırlık olabilir. İlk bakışta tuhaf görünüyor.”
Freer, Kuveyt’in İsrail ile normalleşmeye kesin şekilde karşı durmasının Washington’da rahatsızlık yaratmış olabileceğini de ekliyor.

Kuveyt’in dış politikada ‘bağımsız’ imajı

Uzmanlar, Kuveyt’in hem ABD hem İran ile ilişkileri dengede tutmaya çalıştığını, İsrail konusunda ise Arap dünyasında bağımsız bir çizgi izlediğini vurguluyor. Freer’a göre Emir Mişal şu anda iç politikada daha serbest.

Kuveyt, Körfez İşbirliği Konseyi içinde seçimle gelen parlamentoya sahip tek ülkeydi. Ancak parlamento 2024’te yolsuzluk ve verimsizlik gerekçesiyle feshedildi.

Bölgesel rekabet ABD’ye taşındı

Trump yönetimi geçen yıl Müslüman Kardeşler’in Lübnan, Mısır ve Ürdün kollarını terör örgütü ilan etmişti. Kararın ardından UAE, Suudi Arabistan, Mısır ve Ürdün’de benzer yasaklar geldi.

Washington’daki Middle East Democracy Center direktörü Abdullah Alaoudh, Kuveyt’in vize yasağı listesine alınmasını “tamamen siyasi” olarak nitelendirdi:

“Bu kararda Müslüman Kardeşler baskısı olabilir. Özellikle Emirlikler’in ABD’de bu konuda lobi yaptığı biliniyor.”

Kuveyt’te son iki yılda ciddi ölçekte vatandaşlıktan çıkarma uygulamaları yaşanıyor. MEE, Eylül 2024’ten bu yana en az 50 bin kişinin vatandaşlığının iptal edildiğini yazdı. Bu sayının 200 bine kadar çıkabileceği iddia ediliyor.

Hükümet, Eylül 2025’ten sonra resmi veri açıklamayı durdurdu.

Bu durum göç rotalarını etkileyebilir, özellikle ABD’de eğitim görmüş fakat şu an vatansız kalan kişiler için.

Eski ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Annelle Sheline, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Demokrat yönetimler bile insan haklarını yalnızca rakip ülkelerde ihlal edildiğinde gündeme getiriyor.”

Sheline’e göre Kuveyt’in listeye alınması, diğer Körfez müttefiklerine bir mesaj niteliği taşıyor.

Exit mobile version