Middle East Eye | Birleşmiş Milletler’in yeni kararı: İsrail artık IŞİD ile aynı listede yer alıyor

IMG_3518

BM’nin cinsel şiddet kara listesine alınan İsrail, karara tepki olarak BM Genel Sekreterliği ile diplomatik ilişkileri dondurdu. İsrail’in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon, “İsrail artık IŞİD ve Hamas’la aynı listede gösteriliyor” diyerek kararı kınadı

İsrail’in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Perşembe günü yaptığı açıklamada, İsrail’in çatışma bölgelerinde cinsel şiddet uygulayan ülkelerin yer aldığı BM kara listesine eklendiğini duyurdu.

Büyükelçi Danny Danon, alınan bu kararı sert bir dille kınayarak, adımın “siyasi” olduğunu, “gerçeklerden ve realiteden tamamen kopuk” bir nitelik taşıdığını savundu.

Listeyi ilk olarak duyuran Jerusalem Post gazetesinin haberine göre, İsrail Cezaevi Servisi (IPS) 2026 yılı kara listesine dahil edilecek. İsrail’in diğer bazı resmi kurumları ise gelecekte listeye eklenme ihtimaline karşı izleme altında tutulmaya devam edecek.

Jerusalem Post, bu karara misilleme olarak İsrail’in, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ofisiyle olan diplomatik ilişkilerini dondurduğunu bildirdi.

Konuyla ilgili olarak gazeteye konuşan Büyükelçi Danon, “BM Genel Sekreteri; İsrail’i Hamas, IŞİD ve dünyadaki en aşağılık terör örgütleriyle aynı kara listeye koymuştur. Bu durum ahlaki bir rezalettir ve BM’nin elinde kalan son güvenilirliğin de tamamen çöküşüdür” ifadelerini kullandı.

Middle East Eye‘ın haberine göre söz konusu kara liste, BM Genel Sekreteri’nin her yıl yayımladığı “Çatışmalarda Cinsel Şiddet” (CRSV) yıllık raporunun ekinde yer alıyor. Bu ek liste; silahlı çatışmalar sırasında sistematik tecavüz veya diğer cinsel şiddet eylemlerini gerçekleştirdiğinden ciddi şekilde şüphelenilen tarafları ifşa etme amacı taşıyor.

Yıllık rapor genellikle Ağustos ayında kamuoyuna açıklanıyor ve listeye alınan taraflar genel olarak en az bir yıl boyunca bu listede kalıyor.

Aralarında Hamas’ın da bulunduğu toplam 63 devlet ve devlet dışı aktör, 2025 yılı listesinde yer almıştı.

Yaygın cinsel şiddet iddiaları ve işkence kampları

Ekim 2023’ten bu yana İsrailli askerler ve cezaevi gardiyanları, Filistinli tutuklulara yönelik tecavüz, işkence, aç bırakma ve aşağılayıcı muamele de dahil olmak üzere çok geniş bir yelpazede suiistimal suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı.

Gözaltındaki bu ağır şartlar altında en az 100 mahkumun hayatını kaybettiği bildirilirken, bu ölümlerin neredeyse yarısının askeri gözaltı merkezlerinde, geri kalanının ise İsrail Cezaevi Servisi (IPS) tarafından yönetilen tesislerde gerçekleştiği belirtiliyor.

Serbest bırakılan düzinelerce tutuklunun verdikleri ifadeler, İsrail gözaltı merkezlerinde maruz kaldıkları kötü muameleyi tüm detaylarıyla ortaya koydu.
Geçtiğimiz Aralık ayında, farklı İsrail hapishanelerinde tutulmuş olan iki Filistinli, Middle East Eye’a yaptıkları açıklamalarda şiddetli cinsel saldırıya uğradıklarını ifşa etmişti.

Tutuklulardan biri, gözleri bağlı bir şekilde bir odaya sürüklendiğini ve burada yaklaşık bir saat boyunca tekmelendiğini, çiğnendiğini, hakarete uğradığını ve bir nesneyle tecavüze uğradığını anlatmıştı. Diğer tutuklu ise eğitimli askeri köpeklerin tecavüzüne maruz kaldığını söylemişti.

Geçtiğimiz yıl, bir Birleşmiş Milletler soruşturma komisyonu da İsrail’i, cinsel içerikli işkence ve tecavüzü “Filistin halkını istikrarsızlaştırmak, tahakküm altına almak, baskılamak ve yok etmek için bir savaş yöntemi” olarak kullanmakla suçlamıştı.

İsrailli insan hakları örgütü B’Tselem de İsrail hapishane sistemini bir “işkence kampları ağı” olarak tanımlamıştı. Örgüt, bu kamplarda mahkumların, “gardiyanlar veya askerlerden oluşan bir grup tarafından toplu cinsel şiddet ve saldırı” da dahil olmak üzere “sistematik cinsel şiddete” maruz bırakıldığını rapor etmişti.

Exit mobile version