MA | Öcalan ‘Statüm önemlidir, açıklığa kavuşmalı’ demiş

IMG_9803

Ömer Öcalan, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın “Elbette ki benim statüm önemlidir. Bunun açıklığa kavuşması gerekiyor” dediğini aktardı.

DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan, 26 Şubat’ta İmralı Cezaevi’nde amcası Mehmet Öcalan’la birlikte terör örgütü PKK lideriyle görüşmüş.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 24 Şubat’taki grup toplantısında “…‘Terörsüz Türkiye’ye hizmet eden İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?” diye sormuştu.

‘Benim statüm aynı zamanda Kürtlerin statüsü’

Ömer Öcalan’a göre, PKK lideri, görüşmede statü tartışmasıyla ilgili ilk kez konuştu. Mezopotamya Ajansı‘nın aktardığına göre Ömer Öcalan şunları dedi:

“Başkan (Öcalan’dan bahsediyor) ‘Umut hakkı önemlidir. Meclis’te de benim statüm meselesi konuşuldu. Elbette ki benim statüm önemlidir. Bunun açıklığa kavuşması gerekiyor. Benim statüm aynı zamanda Kürtlerin statüsüdür’ dedi.

O esnada kardeşim Mehmet Öcalan araya girdi: ‘Halkımız artık sizin buradan çıkmanızı ve daha özgür koşullarda olmanızı istiyor’ dedi.

Başkan o esnada ‘Benim buradan çıkışım halkın çıkışıdır. Halkın çıkışı benim çıkışımdır’ dedi.

Bu noktada yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini ve sadece kendi meselesine dair değil, umut hakkına da defalarca vurgu yaptı.

Ömer Öcalan şöyle devam etti:

“Başkan ‘Kürt dili önemlidir’ dedi. Başkan ‘Zihin parçalanmışsa dil de parçalanmıştır. Sizin siyasi gücünüz yoksa kültürel gücünüz de olmaz. Sizin örgütlü gücünüz yoksa dili de ayaklar üzerinde tutamazsınız’ dedi.

Bizim önce zihinsel ve siyasal gücü daha aktif, daha güçlü hale getirmeliyiz ki kültürel anlamda, kimliksel anlamda o kendi değerlerimizi koruyabilmeliyiz. Dilimize sahip çıkabilmeliyiz, Kürtçeyi daha aktif hale getirmeliyiz.

Hatta orada Kürtçe konuşunca ’27 yıldır buradayız. 30 yıldır kimseyle doğru dürüst konuşmuyorum. Benim Kürtçem sizin Kürtçenizden iyidir’ dedi.”

Öcalan’ın statüsü tartışması

Bahçeli, 24 Şubat’ta partisinin grup toplantısında şöyle dedi:

“Madem 27 Şubat çağrısı barışçıl arayışları destekleyen ve teşvik eden demokratik bir eşiktir; o halde bundan sonrasında planlanan atılımların, yapılacak düzenlemelerin gerçekleşmesi için PKK’nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır?

Eğer böylesi bir sorun varsa, ki bize göre vardır. Bunun çözümü nasıl olacaktır? ‘Terörsüz Türkiye’ye hizmet eden İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?

Samimiyetle bu tartışmanın yapılarak makul, akla ve vicdana müzahir sonucuna kısa sürede ulaşılmalıdır.”

Aynı gün Bahçeli’den sonra konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da Öcalan için ‘statü’ istedi:

“Kalıcı bir barış için sayın Öcalan’ın statüsü yasal bir düzenlemeyle tanınmalı ve hukuki güvence altına alınmalıdır. Bu süreç sözde kalmamalı, TBMM çatısı altında yasal düzenlemeler hızlıca yapılmalı.”

Konu bir gün sonra bir gazeteci tarafından Erdoğan’a soruldu.

Cumhurbaşkanı, soru üzerine gazeteciye “Ne açığı?” diye sordu.

Bunun üzerine gazeteci sorusunu “‘İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacak’ dedi sayın Bahçeli. Ne söylemek istersiniz?” diye tekrarladı.

Cumhurbaşkanı şöyle yanıt verdi: “İmralı şu anda gerekli olduğu şekilde Adalet Bakanlığımız tarafından işletiliyor.”

Exit mobile version