Le Monde yazdı: Karadeniz’de Türk gemilerine saldırı alarmı! Rusya ile ilişkilerde kritik sınav

IMG_0343

Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların artması, Türkiye ile Rusya arasındaki hassas dengeleri yeniden gündeme taşıdı. Le Monde’un haberine göre, ekim ayının başında yalnızca sekiz gün içinde Türk armatörlerle bağlantılı dört gemi insansız hava araçlarıyla hedef alındı. Üç gemi batarken en az 12 kişi hayatını kaybetti, 11 kişiden ise haber alınamıyor. Ankara, Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğini sağlamaya çalışırken enerji ve ticaret ilişkilerini de korumaya odaklandı.

Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz’deki ticari deniz taşımacılığına yönelik etkileri giderek ağırlaşıyor. Türk armatörlerle bağlantılı gemilere düzenlenen saldırılar, bölgedeki güvenlik risklerini artırırken Ankara ile Moskova arasındaki ilişkiler açısından da yeni bir sınav oluşturuyor.

Fransız gazetesi Le Monde’un haberine göre, ekim ayının ilk yarısında Karadeniz’de Türk şirketleriyle bağlantılı dört ticari gemi insansız hava araçlarının hedefi oldu. Sekiz gün içinde gerçekleşen saldırılarda üç gemi batarken en az 12 kişi yaşamını yitirdi, 11 kişi kayboldu.

Saldırılar, Türkiye’nin hem Rusya hem de Ukrayna ile sürdürdüğü diplomatik ilişkilerin yanı sıra Karadeniz’deki ticaret yollarının ve enerji hatlarının güvenliğini de yeniden gündeme getirdi.

Sekiz günde dört gemi vuruldu, üçü battı

Karadeniz’deki saldırıların son örneklerinden biri, İstanbul merkezli Sarfo Denizcilik tarafından işletilen Azov-Concord adlı gemi oldu.

12 Ekim’i 13 Ekim’e bağlayan gece saldırıya uğrayan gemi battı. Mürettebattan yalnızca beş kişinin kurtarılabildiği bildirildi.

Bundan bir hafta önce, 5 Ekim’de Türk şirketine ait Royad-Mammadov adlı gemi de saldırı sonucu battı.

Saint Kitts ve Nevis bayrağı taşıyan gemi, Ukrayna’nın İzmail Limanı’ndan İtalya’ya mısır sevkiyatı gerçekleştiriyordu.

Ticari gemilerin hedef alınması, savaşın yalnızca askeri unsurları değil, uluslararası taşımacılığı ve gıda ticaretini de doğrudan tehdit ettiğini ortaya koydu.

Zelenskiy Rusya’yı suçladı, Avrupa’dan tepki geldi

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, 6 Ekim’de iki Türk gemisinin Bulgaristan’ın münhasır ekonomik bölgesinde hedef alınmasının ardından saldırılardan Rusya’yı sorumlu tuttu.

Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev de saldırıların büyük olasılıkla Moskova tarafından gerçekleştirildiğini ifade etti.

Avrupa Birliği’nden de saldırılara tepki geldi.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ticari gemilere yönelik saldırıların sorumlularının hesap vermesi gerektiğini belirtti.

Romanya Cumhurbaşkanı Nicușor Dan ise sivil deniz taşımacılığının hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak saldırıların sona ermesi çağrısında bulundu.

Böylece Karadeniz’deki gelişmeler, yalnızca Türkiye ve Ukrayna’yı değil, bölgedeki diğer kıyıdaş ülkeleri ve Avrupa Birliği’ni de yakından ilgilendiren bir güvenlik sorununa dönüştü.

Ankara’dan temkinli açıklama: Karadeniz yeni bir cepheye dönüşmemeli

Türkiye ise saldırıların ardından Rusya ile ilişkilerini doğrudan hedef alan açıklamalardan kaçınarak diplomatik dengeyi korumaya çalıştı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya ve Ukrayna’nın kış ayları öncesinde askeri avantaj elde etmek amacıyla Karadeniz’deki operasyonlarını yoğunlaştırdığını belirtti.

Fidan, saldırılardan doğrudan Rusya’yı sorumlu tutmazken Karadeniz’in yeni bir savaş cephesine dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.

Hem Moskova’ya hem de Kiev’e itidal çağrısında bulunan Fidan, sorunların diplomatik yollarla çözülmesi gerektiği mesajını verdi.

Ankara’nın yaklaşımı, Rusya-Ukrayna savaşının başlangıcından bu yana izlediği denge politikasının devamı olarak değerlendiriliyor.

Erdoğan-Putin görüşmesinde Karadeniz güvenliği gündemdeydi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin sağlanmasının önemine dikkat çekti.

Görüşmeye ilişkin resmi açıklamada, Türk şirketleriyle bağlantılı gemilere yönelik saldırılara ve yaşanan can kayıplarına doğrudan değinilmedi.

Türkiye, savaşın Karadeniz’e daha fazla yayılmasını önlemeyi temel önceliklerinden biri olarak görüyor.

Ankara, daha önce de Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında aldığı kararlarla bölgedeki askeri gerilimi sınırlamaya çalışmıştı.

Türkiye, 2023 yılında Ukrayna’ya gönderilmek istenen iki İngiliz mayın avlama gemisinin Türk Boğazları’ndan geçişine izin vermemiş, bu kararını Montrö Sözleşmesi’nin hükümleri çerçevesinde açıklamıştı.

Karadeniz’deki risk Türkiye’nin enerji güvenliğini de tehdit ediyor

Karadeniz’deki saldırıların Türkiye açısından önemi yalnızca ticari gemilerin güvenliğiyle sınırlı değil.

Bölge, Türkiye’nin doğal gaz tedariki ve enerji altyapısı bakımından stratejik önem taşıyor.

Rus doğal gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştıran TürkAkım (TurkStream) ile Türkiye’nin Rusya’dan doğal gaz ithalatında kullandığı Mavi Akım (Blue Stream) boru hatları Karadeniz’in altından geçiyor.

Bu nedenle denizdeki askeri faaliyetlerin yoğunlaşması, enerji altyapısının güvenliği ve arz sürekliliği açısından da risk oluşturuyor.

Türkiye, Rusya’ya yönelik Batı yaptırımlarına doğrudan katılmamasına rağmen uluslararası finans ve ticaret sistemindeki kısıtlamaların etkilerini hissediyor.

Özellikle ABD’nin ikincil yaptırımlarından kaçınmak ve Avrupa pazarına erişimini korumak isteyen bazı Türk bankaları, rafinerileri ve ithalatçıları, Rusya ile işlemlerinde daha temkinli davranıyor.

Rusya’dan ithalatta yüzde 40’lık sert düşüş

Le Monde‘un aktardığı verilere göre Türkiye’nin Rusya’dan ithalatı ağustos ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 40 geriledi.

Bu düşüşle birlikte Rusya, Türkiye’nin en büyük ikinci tedarikçisi konumundan Çin ve Almanya’nın ardından üçüncü sıraya indi.

İthalattaki gerileme özellikle doğal gaz, tahıl, kömür ve metal gibi hammadde kalemlerinde yoğunlaştı.

Ukrayna’nın Rusya’nın Karadeniz ve Azak Denizi kıyılarındaki limanlarına yönelik insansız hava aracı saldırıları da iki ülke arasındaki ticaret akışını etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.

Bölgedeki askeri hareketlilik, liman faaliyetlerinden yük taşımacılığına kadar birçok alanda belirsizliği artırıyor.

Türkiye-Rusya ilişkilerinde ticaret ve güvenlik dengesi

Karadeniz’de yaşanan gelişmeler, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin ne kadar hassas bir denge üzerinde ilerlediğini bir kez daha gösterdi.

Türkiye, bir yandan Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü desteklerken diğer yandan Rusya ile enerji, ticaret ve diplomasi alanlarındaki ilişkilerini sürdürüyor.

Ankara’nın temel hedefi, Karadeniz’deki çatışmaların daha geniş bir bölgesel güvenlik krizine dönüşmesini önlemek ve ticari taşımacılığın güvenliğini sağlamak.

Bu çerçevede Türkiye, Moskova ile ilişkilerini koparmak yerine rekabet ve işbirliğini birlikte yürütmeye çalışıyor.

Rusya ve Ukrayna ile diplomatik temaslarını sürdüren Ankara, Karadeniz’de ticaretin ve enerji akışının korunması için ateşkes girişimlerine de önem veriyor.

Ancak Türk armatörlerle bağlantılı gemilere yönelik saldırıların artması, Türkiye’nin bu denge politikasını giderek daha zorlu bir sınavla karşı karşıya bırakıyor.

Karadeniz’de artan güvenlik riskleri, Ankara’nın yalnızca diplomatik ilişkilerini değil, enerji arzını, dış ticaretini ve deniz taşımacılığını da doğrudan ilgilendiriyor.

Exit mobile version