Le Monde: Rusya lideri Vladimir Putin 15 gündür neden sessiz?

IMG_7339

Peş peşe gelen iki hafta boyunca Venezuela’da Maduro iktidarının devrilmesi ve İran’da patlak veren rejim karşıtı gösteriler gözleri bu ülkeyle de müttefik olan Rusya’ya çevirdi. Ancak Rus lider Vladimir Putin her iki konuyla ilgili de henüz tek kelime etmiş değil

2026’nın ilk 15 günü tüm dünyada gerilim ve endişeyle geçti. 3 Ocak’ta Venezuela lideri Nicolas Maduro’nun ABD tarafından kaçırılmasını takip eden günler İran’da kitlesel sokak gösterilerine sahne oldu.

Yaşananlara dünyanın birçok ülkesinden tepkiler gelirken, iki müttefiki birden ABD’yle karşı karşıya kalan Moskova’dan gelen yorumların tonu dikkat çekiyor.

Fransa merkezli Le Monde gazetesi, geçen yıl İran ile ‘stratejik ortaklık’ anlaşması imzalayan Rusya lideri Vladimir Putin’in sessizliğine dikkat çekti. Gazete, Putin’in önceliğinin Washington’ı yatıştırmak ve Ukrayna’daki savaşa devam etmek olduğunu savundu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov çarşamba günü düzenlediği basın toplantısında, basitçe İran ile Rusya arasındaki ilişkinin temellerini hiçbir şeyin değiştiremeyeceğini söylemekle yetinmişti.

Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey Şoygu ise, ‘İran’ın içişlerine müdahale etmeye çalışan dış güçleri’ kınayan bir açıklama yaptı.

Ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den ne Maduro’nun kaçırılmasına ne de İran’daki gösterilere ilişkin henüz bir açıklama gelmiş değil.

Moskova’daki diplomatik çevrelere yakın bir Rus uzman, Le Monde’a yaptığı değerlendirmede, “Jeopolitik nedenlerle Kremlin’in başındaki ismin, müttefik iki ülke olan Venezuela’da yaşananlar ve İran’da olup bitenler konusunda endişe duyması gerekir. Son gelişmeler Amerika Birleşik Devletleri ile yürütülen müzakereleri zorlaştırabilir. Ama bu durum Rusya’nın tutumunu etkilemeyecek” diye konuştu.

Moskova’da görev yapan bir Avrupalı diplomatsa, “Dünyanın geri kalanında Moskova’nın müttefikleri ya düşüyor ya da sendeleyip duruyor. Ancak odağını Ukrayna’ya kilitlemiş olan Putin bundan etkilenmiyor. Kötü haberlerle karşılaştığında her zamanki gibi sessizliğe çekiliyor” ifadelerini kullandı.

Viyana’daki Beşeri Bilimler Enstitüsü’nde çalışan Rus araştırmacı Kirill Rogov, “İran’daki protestolar yine de Putin için son derece büyük önem taşıyor.

Diktatörlüklerin çöküşü, diğer diktatörler için her zaman kaygı verici bir gelişmedir” dedi. Rogov’a göre Putin, yaptırımlar altındaki bu petrol zengini ülkedeki gelişmeleri de yakından izliyor: “İran’da da Rusya’da olduğu gibi, ekonomik kötüleşme rejim için gerçek bir tehdit”

İran ve Rusya arasındaki ‘stratejik ortaklık’

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan bir yıl önce buluşmuş ve bir ‘stratejik ortaklık’ anlaşmasına imza atmıştı. Donald Trump’ın imza töreninden üç gün önce imzalanan anlaşma o dönem Washington’a bir mesaj olarak yorumlanmıştı.

Moskova ile Tahran arasında kağıt üzerinde vaat edilen “stratejik ortaklık”, enerjiden finansa, ulaşımdan sanayiye kadar geniş bir alanı kapsıyordu. Haziran 2024’te Rusya ile Kuzey Kore arasında imzalanan “kapsamlı ortaklıkta” olduğu gibi, bir saldırı durumunda “derhal” karşılıklı yardım öngören bir madde içermese de, istihbarat servisleri arasında “ulusal güvenliği güçlendirmek ve ortak tehditlerle mücadele etmek” amacıyla derinlemesine işbirliğini öngörüyordu.

İranlılar, Rusya’nın daha önce teslim etmekte tereddüt ettiği bazı askeri ekipmanların sevkiyatının hızlanmasını umuyordu: Sukhoi Su-35 savaş uçakları ve S-400 hava savunma sistemleri. Uzun süredir beklenen bu ekipmanlar, Haziran 2025’teki “on iki günlük savaş” sırasında İsrail saldırıları karşısında Tahran’ın ciddi şekilde ihtiyaç duyduğu unsurların başında geliyordu.

Al Jazeera: Moskova gösterilerin yatışacağını düşünüyor

Konuyu gündemine alan bir diğer yayın organı da Katar merkezli Al Jazeera oldu.

Al Jazeera’ye konuşan Rusya’nın önde gelen İran uzmanlarından Nikita Smagin, Tahran’daki Rus elçiliğinin Moskova’yı protestoların yatışmaya başladığına dair bilgilendirdiğini ve bu mesajın ardından Kremlin’in ‘rahat bir nefes aldığını’ öne sürdü.

Smagin, Moskova’nın İran’daki Hamaney yönetiminin geleceğinden emin olmadığını ve bu nedenle uzun bir süre boyunca gösteriler hakkında sert açıklamalar yapmaktan kaçındığını savundu.

Ukrayna’nın işgalini protesto etmek için Dışişleri Bakanlığı’ndaki görevinden ayrılan Rus diplomat Boris Bondarev ise Al Jazeera’ya yaptığı açıklamada, “Sadece bir başka itibar kaybıyla sonuçlanacaksa, neden boş tehditler savuralım?” diye konuştu

Bondarev’e göre Kremlin, Beyaz Saray’ın Ukrayna savaşı konusunda Moskova’nın verdiği çok sayıdaki tavize olan ilgisini kaybetmesinden ciddi biçimde endişe ediyor.

“Trump’ın İran’la ilgili olası adımlarında Moskova’nın onayına ihtiyacı yok” diyen Bondarev, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Rusya’nın buna karşılık verecek neyi var? Ukrayna’dan asker çekip onları İran’a mı gönderecek? Trump’ı tehdit edip, onun Rusya’ya ve ‘anlaşmaya’ olan ilgisini tamamen mi yok edecek?”

Exit mobile version