Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Ege adalarını kapsayan yeni yenilenebilir enerji mevzuatına Türkiye’den gelen tepkilere yanıt vererek Ankara’nın iddialarını “asılsız ve kabul edilemez” olarak nitelendirdi
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Ege adalarını da kapsayan yeni yenilenebilir enerji mevzuatına Türkiye’den gelen eleştirilere sert yanıt vererek Ankara’nın iddialarını “asılsız ve kabul edilemez” olarak nitelendirdi.
Kathimerini‘nin haberine göre Yunanistan Dışişleri Bakanlığı tarafından perşembe günü yapılan açıklamada, yürürlüğe giren yeni yasaya ilişkin Türkiye’den gelen tepkilere değinildi. Açıklamada, Ankara’nın tutumunun hiçbir hukuki dayanağı olmayan revizyonist iddiaların bir tekrarı olduğu ve bu iddiaların tamamen reddedildiği belirtildi.
Yunan yetkililer, Türkiye’nin bu itirazının, kısa bir süre önce Yunanistan’ın yeni turizm düzenleme çerçevesine karşı dile getirdiği benzer şikayetlerin hemen ardından geldiğine dikkat çekti.
Yunanistan’ın kabul ettiği yeni yasal çerçeve; yenilenebilir enerji projeleri ile enerji depolama tesislerinin konumlandırılmasına ilişkin kuralları belirliyor. Düzenleme ayrıca çevrenin, yerel toplulukların ve kültürel mirasın korunmasına yönelik ek önlemleri de içeriyor.
Türkiye’nin tepkisi: Tek taraflı adımlardan kaçınılmalı
Türkiye Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Ege ve Akdeniz gibi kapalı veya yarı kapalı denizlerde tek taraflı eylemlerden kaçınılması gerektiği vurgulanmıştı.
Milli Savunma Bakanlığı ise söz konusu planın, uluslararası anlaşmalarla egemenliği Yunanistan’a devredilmemiş coğrafi formasyonları da kapsadığını bildirdi. Açıklamada, Türkiye’nin uluslararası hukuk çerçevesinde Ege Denizi’ndeki hak, menfaat ve çıkarlarını koruma konusundaki kararlılığının altı çizildi.
Atina: Egemenlik statüsü tartışmaya açık değil
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Ege Denizi’ndeki egemenlik statüsünün tamamen net olduğunu savundu. Açıklamada, Yunan egemenliğinin uluslararası antlaşmalarla açık ve kesin bir şekilde tanımlandığı, bu durumun sorgulanamayacağı ve aksi yaklaşımların uluslararası hukuka aykırı olarak gerekli yanıtı alacağı ifade edildi.
Atina yönetimi, Türkiye ile diyalog ve iyi komşuluk ilişkilerinden yana olduğunu ancak iki ülke arasında tanıdığı tek ikili sorunun kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) sınırlandırılması olduğunu yineledi.
Atina yönetimi, Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’de iki ayrı deniz parkı ilan etmesinden de rahatsızlık duyduğunu belirtti. Yunan tarafı, bu hamleyi Ankara’nın 1970’lerden bu yana geliştirdiği deniz yetki alanı iddialarının bir parçası olarak değerlendiriyor.
Yunan yetkililere göre Kuzey Ege’deki deniz parkı, Türkiye’nin deniz sınırının Yunan adaları dikkate alınmaksızın ana karalardan belirlenmesi gerektiği yönündeki tezini yansıtıyor. Bu bölge, uluslararası sularda ve Yunanistan’ın muhtemel kıta sahanlığı alanı içerisinde yer alıyor.
Doğu Akdeniz’deki deniz parkı ise Atina tarafından Meis Adası’nı izole etme ve adanın deniz alanları üzerindeki etkisini mevcut 6 millik karasuları ile sınırlandırma çabası olarak görülüyor.
Yunanistan da daha önce tamamen kendi karasuları içinde yer alan Güney Kiklat Adaları ve İyon Denizi’nde deniz parkları ilan etmişti.
