Kathimerini | ABD’den Türkiye-Libya arasındaki anlaşmaya dair ilk açıklama: ‘Sorunların çözümü yatırımları artırır’

IMG_0560

ABD Dışişleri Bakanlığı, Libya Temsilciler Meclisi’nin Türkiye ile 2019’da imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını onaylamasının ardından Doğu Akdeniz’de diyalog ve müzakere çağrısı yaptı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Libya Temsilciler Meclisi’nin 2019 yılında Türkiye ile imzalanan deniz yetki alanları mutabakat muhtırasını onaylamasının ardından bölgede artan gerilime ilişkin açıklamada bulundu.

Kathimerini gazetesinin sorularını yanıtlayan konuyla ilgili ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü “Doğu Akdeniz’deki ortaklarımızı deniz yetki alanı uyuşmazlıklarını iyi niyetli müzakereler yoluyla çözmeye teşvik ediyoruz” açıklamasında bulundu.

‘Anlaşmazlıkların çözümü yatırımların önünü açar’

Washington yönetimi, bölgesel istikrarın korunması ve ekonomik faaliyetlerin kolaylaştırılması adına deniz sınırlarına ilişkin görüş ayrılıklarının giderilmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı. ABD’li yetkililer, çözüme kavuşturulacak meseleler ile yatırım ve arama faaliyetleri için gerekli elverişli ortam arasında doğrudan bağ kurdu.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Deniz yetki alanlarına ilişkin meselelerin çözüme kavuşturulması tüm tarafların çıkarına hizmet etmekte; tüm Akdeniz bölgesine fayda sağlayacak ticari yatırımların ve arama faaliyetlerinin önünü açmaktadır.”

NATO ve diyalog çağrısı

Öte yandan ABD Dışişleri Bakanlığı, Ankara ve Atina’ya aralarındaki anlaşmazlıkları doğrudan ikili temaslar çerçevesinde çözme yönündeki geleneksel çağrısını yineledi.

Her iki ülkenin de NATO ittifakı bünyesindeki konumuna vurgu yapılan açıklamada, “Yunanistan ve Türkiye birer NATO müttefikidir. Anlaşmazlık yaşanan tüm alanların ikili görüşmelerle ele alınmasını teşvik ediyoruz” denildi.

Libya-Türkiye arasındaki anlaşma

Euronews‘in haberine göre Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki konumunu güçlendiren Libya ile deniz yetki anlaşması, iki ülkenin denizlerdeki haklarını ortak zeminde buluşturdu.

Mutabakat, iki ülkenin Akdeniz’deki kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge (MEB) sınırlarına ilişkin iddialarını belirli coğrafi koordinatlar üzerinden tanımlıyor.

Türkiye açısından mutabakat, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarına ilişkin tezlerini Libya ile ikili bir anlaşmaya dönüştürmesi bakımından önem taşıyor. Ankara, deniz sınırlarının belirlenmesinde ana kara kıyılarının ve hakkaniyet ilkesinin dikkate alınması gerektiğini savunuyor.

Türkiye’ye göre, iki ülkenin karşılıklı kıyıları arasında belirlenen yaklaşık 18,6 deniz mili uzunluğundaki sınırlandırma hattı, Yunanistan’ın Girit başta olmak üzere adalar üzerinden Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarını genişletme yaklaşımına karşı Ankara’nın tezlerini destekliyor.

Yunanistan ise adaların da deniz yetki alanları oluşturduğunu ve mutabakatın Yunan adalarının haklarını göz ardı ettiğini ileri sürüyor.

Libya açısından anlaşma, ülkenin Akdeniz’deki deniz yetki alanlarına ve ekonomik çıkarlarına ilişkin iddialarını destekleyen bir çerçeve sunuyor. Ancak mutabakat tek başına belirli sahalarda petrol veya doğal gaz arama ve üretme hakkı vermiyor; bunun için ayrıca ruhsat ve uygulama süreçleri gerekiyor.

Exit mobile version