New York Times: İklim krizi Grönland’ı ABD’nin vazgeçilmezi yaptı

IMG_7072

Grönland, küresel ortalamadan çok daha hızlı ısınıyor ve devasa buz tabakası onlarca yıldır küçülüyor. İklim değişikliği kaynaklı bu dönüşüm, dünyanın en büyük adasını Trump yönetimi için daha cazip bir satın alma hedefi haline getirdi.

Trump’ın ilk başkanlık döneminde kendi danışmanları arasında bile bir espri konusu olarak görülen Grönland’ı kontrol etme fikri, artık Beyaz Saray içinde gerçek bir stratejik hedef olarak değerlendiriliyor. Trump’ın danışmanlarından Stephen Miller pazartesi günü ABD’nin bu toprağı “alma” hakkı olduğunu savundu.

Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Kongre üyelerine, Başkan Donald Trump’ın Grönland’ı Danimarka’dan satın almayı planladığını söyledi.

Grönland halkı ise bu fikre sıcak bakmıyor. Danimarka Başbakanı, askeri bir müdahalenin NATO ittifakının sonu olacağı uyarısında bulundu.

Arktik bölgesi neden bu kadar önemli?

İklim değişikliği Grönland’ı hızla dönüştürüyor ve adayı geleceğin deniz ticaret yolları ile maden kaynakları yarışında kilit bir jeostratejik varlığa dönüştürüyor.

Atlantik Konseyi’nde kıdemli uzman olan ve Clinton yönetiminde Savunma Bakan Yardımcılığı yapmış Sherri Goodman, “Trump iklim değişikliğini bir aldatmaca olarak nitelendiriyor ama bölgeye artan ilginin arkasındaki nedenlerden biri de kısmen iklim değişikliği. Çünkü bölgeyi daha erişilebilir hale getiriyor” dedi.

Artan trafik

Kuzey okyanus sularının seyrüsefer açısından daha az zor hale gelmesiyle birlikte Arktik’te gemi trafiği artış gösterdi.

Teoride Arktik suları, Asya ile ABD ya da Avrupa arasında seyreden gemiler için büyük bir kestirme sunuyor. Ancak buzullar ve sert hava koşulları bugüne kadar bu rotaların önünde engel oluşturdu.

Rusya, ticari taşımacılık için Kuzey Deniz Rotası’nı geliştiriyor ve yük gemileri için yollar açmak amacıyla buz kırıcılar konuşlandırıyor. Andrew Kramer’ın 2021’de tanımladığı gibi bu rota, “devasa bir ücretli otoyol” olarak görülüyor.

Reuters’ın aktardığına göre, ekim ayında bu rotayı ilk kez kullanan bir Çin konteyner gemisi, İngiltere’ye 20 günde ulaştı. Bu süre, geleneksel rotalara kıyasla yaklaşık yarı yarıya daha kısa. Gemide güneş panelleri ve elektrikli araçlar taşınıyordu.

“Kutup İpek Yolu”

Bu deniz yollarının gelecekte daha da erişilebilir hale gelmesi bekleniyor. Goodman, “Bazı projeksiyonlara göre önümüzdeki yaklaşık 20 yıl içinde Arktik’in bazı bölümlerinde yaz ayları tamamen buzsuz geçebilir” dedi ve Çin’in bölgeden geçecek bir “Kutup İpek Yolu”ndan yararlanma umudunu dile getirdiğini ekledi.

Bu gelişmeleri dikkate almış görünen Trump, ekim ayında dört adede kadar buz kırıcı geminin inşasına izin veren bir muhtıra imzaladı. Belgede, “artan stratejik rekabet, agresif askeri pozisyon alma ve yabancı rakiplerin ekonomik nüfuzu”nun ABD’nin Arktik’teki çıkarlarını tehdit ettiği ifade edildi.

Trump bu ay, “Ulusal güvenlik açısından Grönland’a ihtiyacımız var” dedi.

Madencilik fırsatları

Grönland, bataryalar ve cep telefonları gibi yüksek teknolojili ürünlerin üretiminde kullanılan nadir toprak elementleri açısından devasa rezervlerin üzerinde yer alıyor. Çin, küresel kritik mineraller sektörüne hakim durumda ve Trump, rekabetçi bir tedarik zinciri oluşturmak için bu kaynaklara erişimi güvence altına almaya çalışıyor.

Trump’a yakın bazı isimler de Arktik’teki potansiyel fırsatlara yatırım yapmış durumda. Ticaret Bakanı Howard Lutnick, Senato onay sürecinden önce finans şirketi aracılığıyla Grönland’da çıkarları bulunan bir madencilik şirketinde hisseye sahipti. Ayrıca Sam Altman, Jeff Bezos ve Marc Andreessen gibi Silikon Vadisi figürleri de Trump’ın yeniden seçilme kampanyasına ya da yemin töreni komitesine doğrudan veya dolaylı bağış yapmış ve bölgede madencilik araştırmaları yürüten bir şirketle mali bağlar kurmuş durumda.

İklim değişikliği ilerleyen yıllarda Grönland’da madenciliği kolaylaştırabilir, ancak bugüne kadar bu alandaki girişimler son derece zorlayıcı oldu. New York Times’ın geçen yıl aktardığına göre, ada genelinde onlarca keşif projesi bulunmasına rağmen Grönland’da yalnızca iki aktif maden var.

Grönland’da toplamda 160 kilometreden az yol bulunuyor ve nüfus yalnızca 57 bin civarında. Bazı bölgelere yılın sadece birkaç ayında erişilebiliyor.

Goodman şu sözleri kaydetti:

“Şu anda bu projelerin finansal olarak sürdürülebilir olduğu net değil. Ama bu, onlarca yıl sonra sürdürülebilir olmayacakları anlamına gelmiyor. New York emlak bakış açısıyla düşünürseniz, başkan ve çevresindeki isimler bunları uzun vadeli geliştirme projeleri olarak görüyor”

Yerel tepki

Grönland’da doğal kaynak çıkarma girişimleri, lojistik ve hukuki engellerin yanı sıra yerel siyasi muhalefetle de karşılaşıyor.

Çin destekli bir Avustralya madencilik şirketi, bir projeyi geliştirmek için 100 milyon dolar harcadı ancak komşu bir kasabadan gelen sert tepkiler üzerine bölgeyi yöneten parti, projeyi iptal etti.

Grönland, uranyum madenciliğini yasakladı. Bu yasak, uranyumun genellikle nadir toprak elementleriyle birlikte bulunması nedeniyle diğer kaynakların çıkarılmasını da zorlaştırıyor. Yasak şu anda hukuki itirazlarla karşı karşıya. Bölge ayrıca ticari başarı eksikliği ve çevresel riskler nedeniyle petrol üretiminden de vazgeçmiş durumda.

Claire Brown / New York Times

Exit mobile version