CHP Grup Başkanvekili Murat Emir “Önümüzdeki Salı’nın diğer Salı günlerinden bir farkı yok” diyerek CHP’nin grup toplantısının planlandığı gibi yapılacağını belirtti
İstinaf Mahkemesi’nin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na dair verdiği ‘mutlak butlan’ kararı ile Genel Başkanlık görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, CHP Grup Başkanvekili olarak partisinin Merkez Yönetim Kurulu’nu (MYK) TBMM’de topladı. TBMM’de Grup Yönetim Kurulu toplantı salonunda düzenlenen toplantının ardından CHP Sözcüsü Zeynel Emre açıklama yaptı.
Bugün biraz genişletilmiş bir MYK yaptık. Önceki dönem MYK’da yer alan, sonra Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde görev alan altı arkadaşımızı da dahil ettik. Saray’ın cici muhalefeti haline gelmeyi reddettiğimiz için AKP’nin yargı kolları maalesef partimizin içindeki butlan kolları ile birlikte ortak hareket ederek böyle bir kumpası kurdular. Biliyorsunuz, biz dün yüz binlerce vatandaşımız ile birlikte Ankara İl Başkanlığımızın önünde bayramlaştık. Sonra da Anıtkabir’e yürüdük. Atamıza gittik. Orada alan tıka basa dolmuşken dahi, yürüyüşün devam ettiği bir günü yaşadık. Bu karar sonrası bir an için umutsuzluğa kapılan vatandaşımızın yüreğine su serpen görüntüler olmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti asla ve asla bir adamın, bir zümrenin, bir partinin tekeline girmeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti egemenliğin kayıtsız şartsız halktan alındığı, meşruiyetin halktan alındığı, çeşitli ayak oyunları ile, yargıyı kullanarak, siyasi partilere kumpas yapılarak bir tek adam devleti haline gelmeyecektir. Biz kendimize güveniyoruz. Bizim açımızdan meşruiyet halktan aldığınız oydur. Bir parti halktan yeteri kadar destek bulmuyorsa ve rakibine gayri-ahlaki kumpaslar kuruyorsa o da meşruiyetini kaybetmiştir.
Kılıçdaroğlu’nun FETÖ sözlerine yanıt
Sayın Genel Başkanımız’a yönelik, önceki Genel Başkanımızın yapmış olduğu “FETÖ artıklarını temizleyemediğim için özür dilerim” cümlesinden sonra, sosyal medyada çok organize saldırılar yapıldığını görüyoruz. Özgür Özel’i FETÖ ile ilişkilendirmeye çalışan bir aklı görüyoruz.
İşte bundan 10 yıl önce bir FETÖ itirafçısının bir beyanı varmış da o ifadeler de doğruymuş gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Özgür Özel milletvekili olduğunda daha CHP kurumsal olarak takip etmeden gidip o davaları izlemiş, Ergenekon’da, Mamak da, Hasdal da, Silivri’de gidip ziyaret etmediği asker kalmamıştır. İzmir Askeri Casusluk davasını daha kimse bilmezken kumpası ortaya çıkarmıştır. 15 Temmuz gecesi Genel Başkanımız uçaktayken Özgür Özel inisiyatif almış, TBMM’ye gelmiş, burada Meclis’in açılmasına katkı sunmuş, Meclis’e bomba atıldığı anda dahi Meclis’i terk etmemiş ve meşruiyetin yanında durduğunu ilan etmiş ve bir an bile geri adım atmamıştır. Bu tutumu nedeniyle FETÖ hariç tüm partilerden, medyadan övgüler almıştır.
İddia o ki, bir FETÖ itirafçısı demiş ki, Salihli’de eczacılık yaparken keşfedilmiş de parlatılmaya çalışılmış… Özgür Özel hiçbir zaman Salihli’de eczacılık yapmamıştır. Özgür Özel o tarihte Eczacılar Birliği yönetiminde Ankara’dadır. Özgür Özel’in Sümerbank davası ile parlatıldığı iddia edilmiştir.
Halbuki Sümerbank davası 2010 yılında değil, 2005 yılında açılmıştır. Genel Başkanımızın kızı İpek hiçbir zaman FETÖ okuluna gitmemiştir. Katıldığı bir yarışmanın ödül töreni o zaman Manisa Valiliği tarafından FETÖ okulunda düzenlendiği için bütün öğretmen ve öğrencilerle beraber o okula gitmiş ve birkaç saat orada bulunmuştur.
“Rakibimizin 5 puan önünde olduğumuz için bu operasyona girişildi”
Bütün bunların kök nedeni, bakın bütün bunların kök nedeni demin söylediğimiz başlangıçtaki meseledir. Cumhuriyet Halk Partisi son yerel seçimlerin birinci partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin oyu 35 civarında seyretmekte idi.
Rakibimizin 5 puan kadar önündeydik ve adı geçen adayların, olası cumhurbaşkanı adaylarının Tayyip Bey’in karşısında en az 10 puan ve üzerinde farkla seçimi kazanıyor görünmesi nedeniyle böyle bir operasyona girişilmiştir.
“15 Temmuz raporunun basılmasını engellediler”
Bir hususun daha bu vesileyle altını çizmek isterim. Madem FETÖ’den bahsettik… Takip edenler bilir, ben de Cumhuriyet Halk Partisi’nin 15 Temmuz Darbe Araştırma Komisyonunda üye olarak görev yaptım. Okumadığımız iddianame, dosya, evrak, belge, bilgi kalmadı. Ve günün sonunda biz orada bir rapor yazdık.
O rapor Meclis Başkanlığına, Komisyon Başkanlığına verildi. Ve Adalet Yürüyüşü esnasında 2,5 sayfalık, ilk etapta olmayan bir ek rapor, ek ilave yapılmak istendiğini görünce… O 2,5 sayfada da o zamanki Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu’na yönelik FETÖ ile ilişkili ağır ithamlarda bulunulduğundan, biz dedik ki “Bunu kabul edemeyiz, ya bunu çıkartın ya biz buna cevap vereceğiz.” Ve sonrasında bize cevap hakkı tanıdılar.
Bakın biz hiçbir iftira değil, hiçbir söylenti değil, hiç duymuştum görmüştüm değil, başlık açtık; AKP-FETÖ kardeşliğini, birlikte ülkeyi nasıl bu hale getirdiklerini, darbe yapacak güce bir tarikatın nasıl ulaştığını, buradaki ittifakı delilleriyle, belgeleriyle sunduk.
Ve yine Cumhuriyet tarihinde bu meclis çatısı altında bizim sunduğumuz evraklarla birlikte o raporun bir belge haline dönüşüp de dağıtılmasını engellediler ve Cumhuriyet tarihinde tek basılmayan ve dağıtılmayan rapor olarak tarihe geçti. Ve burada şunun da altını çizelim; Sayın Özgür Özel’in genel başkanlığı boyunca belirlediği adaylar içerisinde hiçbir zaman hiçbir FETÖ’cü olmamıştır. Hiçbir danışmanı FETÖ’cü çıkmamıştır. Bakın, kimse böyle ithamlarda bulunamaz.
“Albayların emekliliği konusundaki yasayı AKP çıkardı”
Ben tamamen resmî belgelere dayanarak çıkıp meclis genel kurulunda şunu söylemiştim, burada bir kez daha ifade edeyim: Bizi bırakın, Cumhuriyet Başsavcılığının darbe sonrası yazdığı iddianamelere göre, albayların erken emekliliğe sevki konusundaki yasayı FETÖ’nün isteği üzerine darbeden sadece birkaç ay önce AKP grubu çıkarmıştır.
Delilli, belgeli ve bütün on binlerce sayfa içerisinde çok kereler nasıl ilişkide oldukları, nasıl irtibatlı oldukları çıkmıştır. Ama bir yerde Sayın Özgür Özel’in ismini göremezsiniz. Sayın Genel Başkanımızın ismini göremezsiniz. Bugün burada delegeyle seçilmiş, delege iradesiyle seçilmiş bugünkü MYK üyelerimizin hiçbirinin adını bir yerde göremezsiniz.
Bizim MYK’mızda bulunan, Genel Başkanımız tarafından alınan Yankı Bağcıoğlu Paşa, Balyoz kumpasında tutuklanmıştır ve büyük zulme uğramıştır. Bugün bizimle birliktedir, bugün Sayın Özgür Özel’in seçtiği irade içerisindedir. Ben buradan tüm halkımızın dikkatini çekmek istiyorum. Bu mesele bir siyasi parti meselesi değildir. Bu mesele Türkiye’de halkın oyuyla iradenin değişip değişmeyeceği, yönetimin değişip değişmeyeceği meselesidir.
Bir tarafta yüz binlerin varlığı, bir tarafta birkaç bin kişinin varlığı bunu göstermiştir. Ki maalesef Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nin önünde basına da yansıyan, sosyal medyada da paylaşılan şekilde 7 oklu bayraklar mı dersiniz, partimizin bayrağının yerlerde bırakılması mı dersiniz, getirilen kişiler mi dersiniz… Diyaloglardan bunları pekâlâ görebiliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi hiçbir zaman böylesine acı bir tabloyu görmemiştir.
Seçim çağrısı
Buradan çıkış… Efendim, buradan çıkış nasıl olacaktır? Bir an evvel seçim, bir an evvel kurultay. Hemen! Hiçbir bahanesi yoktur. Efendim, eğer şu deniyorsa; tedbir kararı vardır, olamazdır, şudur, budur… Yargıtay’a verilecek iki dilekçeye bakar. Temyizden feragat edilir, kesinleşmiş olur ve tedbir kararı da ortadan kalkmış olur. Kurultay kararı alınması önünde hiçbir engel kalmamış olur. Bütün bunlar bahanedir.
“Temmuz’a kadar kurultay yapılmazsa CHP seçime giremez”
Ve partimizin önünde bir varlık yokluk meselesi vardır. Çünkü 2023, 4-5 Kasım ve sonrasındaki tüm kurultaylar mahkemece iptal edildiğinden, Cumhuriyet Halk Partisi’nin geçerli kurultayı Temmuz 2020 tarihlidir. Ve gerek Siyasi Partiler Yasası, gerek buna dayanarak hazırlanan tüzüklere göre 2 yıl artı 1 yıl uzatmalı olmak üzere 3 yılda bir en fazla kurultaylar yapılmak zorundadır. Hele hele bu süre 6 yılı geçerse o siyasi parti seçime giremez, bu çok açıktır. Bugün Temmuz 2026 itibarıyla 6 yıllık süre dolacaktır. Bu, Cumhuriyet Halk Partisi’ni çökertme, tarihten silme operasyonudur. Bir an evvel seçim demeyen, bu yönde karar almayan, irade göstermeyen herkes bu işin sorumlusu olur.
Kıymetli yurttaşlarımız… Biz bu kumpaslar karşısında her türlü siyasi, her türlü hukuki ve her türlü fiziki mücadeleyi yapacağız. Fiziki mücadele nedir bu? Meydanlara gideceğiz, mitingler yapacağız, dünkü yaptığımız gibi yürüyüşler yapacağız, sokak sokak dolaşacağız, halkımıza gerçekleri anlatacağız. Ve Türkiye’deki tüm siyasi partiler bilsinler ki; bugün bize, yarın onlara. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin hedef olması, iktidarın önünde birinci parti olmasıdır. O nedenle tüm Türkiye’de demokrasiye inanan, cumhuriyete inanan, milli iradeye, egemenliğe inanan herkesin bunun karşısında ve bu dayanışmanın yanında bulunması gerekir.
Grup toplantısı yapılacak mı?
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, MYK’nın olağan bir MYK olduğunu söyleyerek, gündemin Türkiye’nin sorumları haftalık siyasi tartışmaları masaya yatıracakları yer olduğunu ifade etti.
Emir, Salı günü grup toplantısının yapılıp yapılmayacağına ilişkin soruya, “Bu sorunun sorulmasına şaşırdığımızı ifade etmeliyim. Yönetmeliğimize, tüzüğümüze, Meclis teamüllerine göre de Grup Yönetim Kurulu Grup Genel Kurulu toplantısının saatini ve gündemini belirler. Önümüzdeki Salı’nın diğer Salı günlerinden bir farkı yok” ifadelerini kullandı. Emir, MYK sonrasında açıklama yapılacağını belirtti.
