Haftanın Kitapları

IMG_9917

Biyografiden öyküye, araştırmadan romana, anıdan şiire bu hafta da pek çok kitap okurla buluştu. İşte yeni çıkan kitaplar arasından sizin için seçtiklerimiz…

KAR YAĞIYOR BEHÇET HANIM
(Mustafa Orman)

Mustafa Orman’ın yeni romanı Kar Yağıyor Behçet Hanım Everest Yayınları’ndan çıktı! Salih, ölüm döşeğindeki ikizi Selim’in kimliğini çalarak gittiği Kars’ta yepyeni bir hayata başlar ve Behçet Hanım’la tanışır. Yeni bir yerde eski duygularıyla sınanan Salih’in yolu kendi içinde yaşadığı çatışmalar, yalanlar, aldanışlar ve tuzaklarla doludur. Dahası, bunların çoğunu kendisi kurmuştur… Mustafa Orman Kar Yağıyor Behçet Hanım’da, atalarımızdan devraldığımız mirasın, aşktan siyasete kadar tüm varlığımızı nasıl etkilediğine çok derinlerden bakıyor. Kaderleri doğum anında birbirine bağlanan ikizlerse günümüzde geçen bir Habil ile Kabil hikâyesinde hayat buluyor. Roman, bireysel suçluluk ve vicdan sorgulamasının ötesine geçerek kentin üzerini örten karın ve sessizliğin arkasındaki toplumsal ve siyasi gerilimleri de görünür kılıyor. Orman; mekânın, iklimin ve insan psikolojisinin birbiriyle kenetlendiği bu atmosferde dili şiirsel bir ritimle kurgularken hakikat, yalan ve yanılsama arasındaki ince çizgiyi sorguluyor.

EPİSTEMOLOJİ NEDİR?
(Stephen Hetherington)

Adınızı, adresinizi ve en sevdiğiniz rengi biliyor musunuz? Peki, bu bilgileri nasıl edindiniz? Bilginin anlamını veya nasıl bildiğinizi hiç düşündünüz mü? Felsefenin temel disiplinlerinden epistemoloji, yani bilgi felsefesi genel olarak bu soruyla ilgilenir. Hatta epistemoloji daha ileri gider, bilip bilemeyeceğimiz şeylerin sınırlarını arar ya da çok emin olduğumuz bilgileri bile çürütebilir. Bir epistemolog sizi, beş dakika önce hayatta olup olmadığınız konusunda kuşkuya düşürebilir. Stephen Hetherington, Alfa Yayınları’ndan çıkan, ‘Epistemoloji Nedir?’ kitabında, bilgi üzerine düşünmenin entelektüel ve yaşamsal yönlerini bir araya getiriyor. Düşünmenin, inanmanın ve kuşku duymanın bilgiyle ilişkisini irdeleyen yazar, bilgi teorisinin tarihsel ve kavramsal çerçevesini sunuyor. Bir yandan klasik görüşleri rahat anlaşılır bir dille ortaya koyarken, diğer yandan bu görüşlerin nasıl geliştirilebileceğini ve hayata uygulanabileceğini gösteriyor.

Ö
(Guridi)

Ayı Ö, kış uykusuna yatmak yerine doğayı keşfetmeyi seçer. Yol boyunca pek çok canlıyla dostluk kurar; ancak insanlara mesafeli durur. Sayfalar ilerledikçe okur, insanların çevre üzerindeki etkisini ve doğanın karşı karşıya olduğu sorunları Ayı Ö’nün gözünden izler. Hiç metin kullanmadan anlatılan bu etkileyici sessiz kitap, yaşam sevgisi ve doğaya saygı üzerine güçlü bir hikâye kuruyor. Görseller aracılığıyla anlatılan yolculuk, çocukları kendi yorumlarını oluşturmaya ve hikâyenin boşluklarını hayal güçleriyle tamamlamaya davet ediyor. Ketebe Çocuk’tan çıkan, dünya çapında pek çok ödüle ve kısa liste başarısına layık görülen Ö, 2025 Bologna Çocuk Kitapları Fuarı’nın sürdürülebilirlik temalı seçkisi BRAW Amazing Bookshelf Sustainability Ödülü’nü kazanmasının yanı sıra çevre ve çocuk edebiyatı alanındaki önemli ödüllerde de öne çıktı. Doğa ve iklim krizi üzerine çocuklarla konuşmak için güçlü bir başlangıç sunuyor.

OKUDUM DA NE OLDU?
(Yekta Kopan)

Okurluğun neşesi, tereddütleri ve yapay zekâ çağındaki geleceği üzerine samimi bir yüzleşme: Yekta Kopan’ın yeni kitabı Okudum da Ne oldu?: Yapay Zekâ Çağında Okur Olmak, Can Yayınları etiketiyle raflarda yerini aldı! Yekta Kopan, çocukluk anılarından kitaplarla kurduğu ilişkiye, sosyal medyanın gürültüsünden yapay zekâ çağının sorularına uzanan denemelerinde, okurluğun bugün ne anlama geldiğini araştırıyor. Okurluğun kolektif boyutundan çeviriye, dikkat ekonomisinden kitabın bir ürün olarak konumuna, yayıncılığın bugününden sesli kitaplara uzanan pek çok konuyu ele alan Kopan, kesin cevaplar vermek yerine okurla birlikte düşünüyor. Okudum da Ne Oldu?, hâlâ merak edenler için bir kitap…

ANNEMİ GÖRDÜĞÜNÜZDE ONU DANSA KALDIRIN
(Joan Baez)

Joan Baez’in şiir kitabı “Annemi Gördüğünüzde Onu Dansa Kaldırın” Pelin Batu çevirisiyle İnkılâp Kitabevi tarafından okurlarla buluşturuldu. Müziğiyle olduğu kadar barış ve insan hakları mücadelesiyle bir kuşağın hafızasına kazınan Baez, bu kez sevenlerinin karşısına şiirleriyle çıkıyor. Kitaptaki şiirler, kimi zaman üç yaşındaki bir çocuğun diliyle saf ve oyunbaz; kimi zaman yaşanmışlıkların ağırlığını taşıyan olgun bir sesle yankılanıyor. Çocukluk anıları, korkuları, travmaları ve iyileşme süreçleri şiirinin temel eksenini oluşturuyor. Terapinin, hatırlamanın ve kabullenmenin iyileştirici gücü sık sık vurgulanıyor. Pelin Batu kitapla ilgili şunları söylüyor: “Burada çok daha kişisel, düşsel, çocuksu, bir taraftan kırılgan bir taraftan güçlü bir kadını tanıyacaksınız. Hatta daha da ileri gideyim, bir kadın değil, bir çocuğu, genç bir adamı, başka başka kadınları da duyacaksınız…”

FANTAZİ, BİLİMKURGU VE BAŞKA MESELELER
(Bülent Somay)

Bülent Somay’ın ‘Fantazi, Bilimkurgu ve Başka Meseleler’ kitabı Metis Yayınları’ndan çıktı. Somay kitabı şöyle anlatıyor: “Bilimkurgu terimi icat edileli beri her on yılda bir, yaşadığımız dünyanın bilimkurguya yaklaştığı, onu yakaladığı, hatta bazen de geçtiği söylenir. Bugünlerde de öyle bir dönem yaşıyoruz: Yapay zekâ denilen şey, 1950’lerin ve 60’ların bilimkurgusunu çoktan yakaladı, yer yer de geçti. Henüz güneş sisteminden evrene açılamadık gerçi, ama bilimkurgunun ‘İnsan nedir?’ sorusu artık çok daha acil bir gündem maddesi hayatlarımızda. Savaşın giderek daha tehditkâr bir olasılık olduğu son yıllarda, kıyamet-sonrası dünyayı hayal edebilmek hayati önem kazanıyor. Sorun belki de kapitalizmin çökerken insanlığı ve insanlığın bugüne kadar başardığı her şeyi de yanında götürmesine karşı ne yapabileceğimiz. Demek ki her şeyden önce ‘insan’ı ve onu insan yapan her şeyi yeniden anlamamız, anlamlandırmamız gerekiyor. Bunun için de en güvenilir kaynaklardan biri, bugünü anlamak için fantastik olanın içinden yürüyüp geçen bilimkurgu ve fantazi edebiyatlarıdır.”

TANPINAR’A HUZUR YOK
(Murat Menteş)

Bir insan harikaysa, göründüğünden de harikadır. “İnanır mısınız, aşksızlık bana daha romantik geliyor. Gönül sayfasını temiz tutmak… Hani, nerede, ona yaklaştıkça kendime geldiğim sevgili?”

Gizemli koleksiyoner Bahtiyar Kont’la dostluk kuran Profesör Tanpınar’ın endişeleri yatışmış, neşesi yerine gelmiştir. Bahtiyar Bey, Tanpınar’ı Nermin Mermi adlı zarif kadınla tanıştıracaktır. Fakat o gün Nermin Hanım randevuya gelmez ve Kont öldürülür. Tanpınar, cinayetin bas şüphelisidir. Polis müfettişi Fatin Fantom’un kovaladığı Tanpınar’ı hapse düşmekten çok daha büyük tehlikeler beklemektedir… Soğuk Savaş ortamında ruh çağırma seansları, rehine krizleri, kaçak radyo yayınları ve daha birçok acayiplik peşpeşe gelirken… Everest Yayınları’ndan çıkan romanda Murat Menteş, Tanpınar’ı Tarantino’yla buluşturuyor!

Exit mobile version