Küba Dışişleri Bakanlığı, Havana’da ABD heyetiyle yakın tarihte görüşmeler yapıldığını doğruladı. Kübalı yetkili, petrol ambargosunun kaldırılmasının en öncelikli mesele olduğunu açıklarken ABD’yi ‘şantaj’ yapmakla suçladı.
France 24‘ün haberine göre Küba Dışişleri Bakanlığı’nın Küba-ABD ilişkileri alt direktörü Alejandro Garcia, Havana’da iki ülke heyetleri arasında yakın tarihte bir görüşme yapıldığını doğruladı. Garcia, açıklamasını Komünist Parti’nin yayın organı Granma’ya yaptı.
Garcia, müzakere heyetlerinin ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yardımcı bakanları ve Küba’nın dışişleri bakan yardımcısını kapsadığını belirtti.
ABD’li haber sitesi Axios ise cuma günü yayımladığı haberde Trump yönetiminin 10 Nisan’da Havana’da Kübalı yetkililerle birden fazla görüşme yaptığını duyurmuştu. Axios’un Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkiliye dayandırdığı habere göre görüşmelere Küba tarafından eski Cumhurbaşkanı Raul Castro’nun torunu Raul Guillermo Rodriguez Castro da katıldı.
ABD’nin koşulları ve Küba’nın yanıtı
Axios‘un aktardığına göre ABD müzakereciler, görüşmelerin sürmesi için önde gelen siyasi tutukluların serbest bırakılması dahil çeşitli koşullar öne sürdü. Garcia ise bu iddiaları reddetti:
“Görüşme süresince hiçbir taraf son tarih belirlemedi ya da tehditkâr açıklamalar yapmadı. Tüm görüşme saygılı ve profesyonel bir çerçevede ilerledi.”
Petrol ambargosu ve şantaj suçlaması
Garcia, üç aydır süren ABD petrol ambargosunun kaldırılmasının Küba hükümeti için görüşmelerdeki en öncelikli mesele olduğunu vurguladı. Küba’ya petrol ihraç eden ülkeleri tarifeyle tehdit eden Washington’ı ise “şantaj” yapmakla suçladı.
Söz konusu petrol ambargosu, ülkenin on yılların en ağır ekonomik ve enerji krizini daha da derinleştirdi; insani bir felakete dair uyarılar yükselmeye başladı.
Bölgesel ve uluslararası tepkiler
Trump yönetimi, 3 Ocak’ta Küba’nın en güçlü destekçisi Venezuela’da sosyalist lider Nicolas Maduro’nun devrilmesinin ardından adaya yönelik maksimum baskı politikasını hayata geçirmeye başladı.
Trump, Maduro’nun devrilmesi ve ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Küba’nın “sıradaki” hedef olduğunu defalarca dile getirdi.
Meksika, İspanya ve Brezilya’nın sol eğilimli liderleri cumartesi günü ortak açıklama yaparak Küba’daki “dramatik duruma” ilişkin endişelerini dile getirdi ve “samimi ve saygılı bir diyalog” çağrısında bulundu.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz de pazartesi günü yaptığı açıklamada ABD’nin Küba’ya saldırması için herhangi bir gerekçe bulunmadığını söyledi. Merz, “Kendini savunabilmek, başka ülkelerin siyasi sistemleri beğenilmediğinde o ülkelere askeri müdahale hakkı anlamına gelmiyor” dedi.
