ABD’de Federal İletişim Komisyonu Başkanı Carr’ın İran savaşıyla ilgili “yalan haber” yayımlayan yayıncıların lisanslarını kaybedebileceği yönündeki uyarısı siyasi tartışma yarattı.
ABD’de Federal İletişim Komisyonu (FCC) Başkanı Brendan Carr, federal kurumun “yalan haber” olarak değerlendirdiği yayınları yapan medya kuruluşlarının lisanslarının yenilenmeyebileceğini söyledi. Bu açıklama hem Demokrat siyasetçilerin hem de bazı Cumhuriyetçilerin tepkisini çekti.
Cumhuriyetçi Wisconsin Senatörü Ron Johnson, Fox News’e verdiği röportajda hükümetin özel sektör üzerinde kontrol kurmasına ve ifade özgürlüğüne müdahale edilmesine karşı olduğunu söyledi.
Johnson, “Birinci Değişiklik’i güçlü biçimde destekliyorum. Hükümetin ağır elini, kimin kullandığından bağımsız olarak sevmiyorum. Federal hükümet mümkün olduğunca özel sektörden uzak durmalı,” dedi. Johnson, federal hükümetin görevinin özgürlükleri ve anayasal hakları korumak olduğunu da vurguladı.
The Guardian’da yer alan habere göre, Trump tarafından FCC başkanlığına atanan Carr, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, “Aldatıcı haberler ve haber çarpıtmaları yapan yayıncıların lisans yenilemeleri gelmeden önce rotalarını düzeltme şansı var. Yasa açık: Yayıncılar kamu yararına hizmet etmek zorunda. Aksi halde lisanslarını kaybederler” ifadelerini kullandı.
Carr’ın sözleri Demokrat siyasetçiler tarafından sert biçimde eleştirildi.
Massachusetts Senatörü Elizabeth Warren, hükümetin hoşuna gitmeyen ifadeleri sansürlemesinin yasa dışı olduğunu belirterek, “Bu tehdit otoriter rejimlerin yöntemlerini hatırlatıyor,” dedi.
Connecticut Senatörü Chris Murphy ise sosyal medyada yaptığı paylaşımda, “Olağanüstü bir an yaşıyoruz. Totaliter bir yönetime doğru gitmiyoruz; zaten bunun içindeyiz,” ifadelerini kullandı.
California Valisi Gavin Newsom da Carr’ın açıklamalarını “açıkça anayasaya aykırı” olarak nitelendirdi.
Carr daha sonra CBS News’e verdiği röportajda sözlerini yineledi. Yayın lisanslarının bir mülkiyet hakkı olarak görülmemesi gerektiğini savunan Carr, yayıncılığın kamu yararını gözetmesi gerektiğini söyledi. Carr, yayıncıların haber yapma konusunda özgür olduğunu ancak “haber çarpıtması” yapılmaması gerektiğini belirtti.
Son yıllarda kablo televizyonu, uydu ve çevrim içi platformların yükselişiyle FCC’nin geleneksel yayıncılık üzerindeki etkisi azalmış olsa da kurum hâlâ medya birleşmeleri ve satın almalarını düzenleme yetkisine sahip. Bu kapsamda kurum, CBS News’in sahibi Paramount Skydance ile CNN’in sahibi Warner Bros. Discovery arasındaki anlaşma gibi medya satın almalarını denetleyebiliyor.
FCC’deki tek Demokrat komisyon üyesi Anna Gomez ise Carr’ın açıklamalarına tepki göstererek kurumun bu tür tehditleri uygulama gücünün bulunmadığını savundu. Gomez, sosyal medya paylaşımında “Bu tür tehditler Birinci Değişiklik’i ihlal eder ve sonuçsuz kalır,” dedi.
Gomez ayrıca yayıncıların hükümet baskısından çekinmeden haber yapmaya devam etmesi gerektiğini belirterek, “Medya kuruluşları haberleri güçlü ve bağımsız biçimde aktarmayı sürdürmeli,” ifadelerini kullandı.
