Financial Times-Semafor | İran krizi kuzey ülkelerine yaradı: Kanada ve Norveç, petroldeki yükselişi avantaja çevirmek istiyor

IMG_0697

Etkileri küresel ölçekte hissedilen petrol krizinin gölgesinde, Kanada ve Norveç piyasalar açısından güvenilir enerji tedarikçileri olarak konumlanıyor

Kanada ve Norveç, Orta Doğu’daki enerji krizinden yararlanmak amacıyla petrol ve doğal gaz üretimi ile ihracatını artırarak Asya ve Avrupa’daki müttefiklerine tedarik sağlama yarışına girdi.

Kanada Enerji Bakanı Tim Hodgson, Financial Times’a yaptığı açıklamada, dünyanın tarihindeki en büyük enerji arz kesintisiyle karşı karşıya olduğunu ve Kanada üreticilerinin alternatif tedarik ihtiyacını karşılamak için ideal konumda bulunduğunu söyledi.

Houston’da düzenlenen CeraWeek enerji konferansında konuşan Hodgson, “Enerji güvenliğinin hem bizim ulusal güvenliğimiz hem de müttefiklerimizin ulusal güvenliği açısından ne kadar önemli olduğu uzun zamandır bu kadar net olmamıştı. Bu nedenle birçok açıdan bu, Kanada’nın anı” dedi.

Hodgson, İran’daki savaşın Asya ülkelerini, Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı geniş çaplı işgalinin ardından Avrupa’yı sarsan türden bir krizle karşı karşıya bıraktığını belirtti. O dönemde yükselen enerji maliyetlerinin ekonominin geniş kesimlerini durma noktasına getirme riski yarattığını hatırlatarak “Dünya çaresiz. Güvenilir bir tedarikçiye ihtiyaç var” diye konuştu.

Norveç’in en büyük petrol ve gaz şirketi Equinor’un CEO’su Anders Opedal da FT’ye yaptığı ayrı bir açıklamada Hodgson’ın değerlendirmelerine katıldı.

Opedal, şirketin uluslararası üretimini 2030 yılına kadar yüzde 25 artırarak günlük 900 bin varile çıkarmayı planladığını ve yeni genişleme projelerine onay vermeye hazır olduğunu söyledi.

“Dünyanın en büyük petrol sahası projelerinden biri olan Wisting sahası için gelecek yıl yatırım kararı alıp alamayacağımızı görmek üzere yoğun şekilde çalışıyoruz” diyen Opedal, Norveç’in kuzeyindeki Barents Denizi kaynaklarının Avrupa’nın enerji güvenliği açısından “çok önemli” olduğunu vurguladı. Opedal, “Bu proje, en azından Avrupa ve bazı diğer ülkeler için Orta Doğu’ya alternatif çeşitlilik sunabilir” dedi.

Yakıt krizinin etkileri küresel ölçekte hissedilecek

Semafor‘da yer alan habere göre, petrol şirketleri ise yakıt krizinin küresel ölçekte yayılabileceği uyarısında bulunuyor. Shell CEO’su Wael Sawan, Körfez’deki savaşın enerji piyasalarında “ciddi fiziksel baskılar” yaratmaya başlamasıyla ülkelerin petrol ve gaz tüketimini azaltmak zorunda kalabileceğini söyledi. Sawan, “Bu bir dalga etkisi… Önce Güney Asya bunu hissediyor, ardından Güneydoğu Asya ve Kuzeydoğu Asya’ya yayılıyor, nisan ayına girerken daha fazla Avrupa’ya ulaşıyor” dedi.

Equinor, ABD ve İsrail’in geçen ay İran’a yönelik saldırılarından önce zaten maksimum kapasitede üretim yapıyordu.

Çatışma, ham petrol fiyatlarının yaklaşık yüzde 30 artmasıyla şirkete büyük kazanç sağladı. Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yaklaşık beşte birini sekteye uğrattı.

Norveç üzerindeki Ukrayna baskısı artıyor

Norveç’in artan gelirleri ise komşularıyla ilişkilerde gerilime yol açtı. İsveç ve Danimarka’daki siyasetçiler, Oslo yönetiminin Ukrayna’ya destek konusunda daha cömert olması çağrısında bulundu.

Bölgeden bir bakan, Körfez’deki son gerilimlerin ardından, “Norveç yeterince katkı yapmıyor. Bu kadar olağanüstü kazanç elde etmişken bunu hak ettiğini düşünmek yerine daha cömert olmalı” dedi.

Norveç petrol sektörü ise enerji arzına yönelik artan kaygıların, Avrupa Birliği’nin Arktik bölgesindeki sondajlara yönelik moratoryumunu yeniden değerlendirmesine yol açmasını umuyor.

Orta Doğu’daki kriz nedeniyle petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkması, Kanada’nın yüksek maliyetli enerji sektörünü de canlandırdı ve yeni projelerin hızlandırılmasına neden oldu.

Araştırma şirketi Enverus’a göre, petrol fiyatlarının mevcut seviyelerde kalması halinde Kanada’nın petrol üreticileri bu yıl 90 milyar Kanada doları (65 milyar ABD doları) ek gelir elde edebilir.

Hodgson, Kanada’nın LNG sektörünün de hızlı bir genişleme eşiğinde olduğunu belirtti. İran savaşının Katar’ı da etkisi altına alması ve LNG tesislerinde oluşan hasarın ihracat kapasitesini birkaç yıl devre dışı bırakmasının bu süreci hızlandırdığını söyledi.

Kanada en büyük LNG ihracatçılarından biri haline gelebilir

Batı Kanada’daki mevcut ve planlanan projelerin ülkeyi dünyanın dördüncü büyük LNG ihracatçısı haline getirebileceğini ifade eden Hodgson, British Columbia’daki ve Shell destekli LNG Canada tesisinin geçen yıl faaliyete geçtiğini hatırlattı.

Ülkenin toplam LNG ihracatının 2030 yılına kadar yıllık 50 milyon tona ulaşması ve bunun Katar’ın savaş öncesi kapasitesinin yaklaşık üçte ikisine denk gelmesi bekleniyor.

Kanada’nın fosil yakıt ihracatını artırma hamlesi, Başbakan Mark Carney’nin ABD Başkanı Donald Trump’ın başlattığı ticaret savaşının ardından ülkenin enerji ihracatı için ABD dışındaki yeni pazarlar aradığı bir dönemde geliyor.

Hodgson, federal hükümetin ihracatı artırmak için boru hattı inşasını desteklediğini belirtti. Bu kapsamda, Kanada’nın büyük petrol kumları projelerine ev sahipliği yapan ve denize kıyısı olmayan Alberta eyaletinden Pasifik kıyısına yeni bir ihracat hattı açılması için eyalet yönetimiyle mutabakat zaptı imzalandığını söyledi.

Exit mobile version