Ekonomim | Prof. Dr. Hakan Kara: Kur artışı çözüm olmadı, rekabet gücü zayıflamaya devam ediyor

IMG_4974

TÜSİAD’ın yayımladığı maliyet bazlı rekabet gücü endeksi, Türkiye’de üretici sektörlerin uluslararası pazarlardaki rekabet baskısının arttığını ortaya koydu. Endeks 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 1,7 gerilerken, Prof. Dr. Ali Hakan Kara özellikle işgücü yoğun ihracatçı sektörlerin ciddi şekilde sıkıştığını belirtti.

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (TÜSİAD), maliyet bazlı rekabet gücünü ölçen endeksi sektörel ayrımda yayımlamaya başladı. Üçer aylık periyotlarla açıklanacak çalışma, üretici sektörlerin uluslararası pazarlardaki maliyet bazlı rekabet durumunu ortaya koyuyor.

Proje danışmanları arasında yer alan Prof. Dr. Ali Hakan Kara da endeksin Türkiye’de ihracata dönük üretici sektörlerin rekabet gücüne ilişkin reel kur göstergelerine kıyasla daha kapsamlı bir veri seti sunduğunu belirtti.

TÜSİAD tarafından yayımlanan verilere göre, maliyet bazlı rekabet gücü endeksi 2026 yılının ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,7 gerileyerek 87,3 seviyesine indi. Böylece endeks tarihsel olarak düşük seviyelerde kalmaya devam etti.

İşgücü ve ara malı maliyetleri baskıyı artırdı

Rapora göre, yılın ilk çeyreğinde yurt içi enerji maliyetlerinde olumlu seyir görülmesine rağmen ara malı ve işgücü maliyetlerindeki yükseliş rekabet gücünü olumsuz etkiledi.

Verilere göre, dolar bazında ara malı maliyetleri Türkiye’de çeyreklik bazda yüzde 3,4 artarken rakip ülkelerde bu oran yüzde 1,8 seviyesinde kaldı. İşgücü maliyetlerinde ise fark daha belirgin oldu. Türkiye’de dolar bazında işgücü maliyetleri yüzde 8,5 artış gösterirken rakip ülkelerde artış yüzde 2,1 ile sınırlı kaldı.

Enerji maliyetlerinde ise farklı bir tablo ortaya çıktı. Türkiye’de enerji maliyetleri ilk çeyrekte yüzde 6 gerilerken, rakip ülkelerde yüzde 1,1 artış kaydedildi. Buna karşın enerji maliyetlerindeki düşüş genel rekabet kaybını telafi etmeye yetmedi.

İşgücü yoğun sektörlerde sıkışma arttı

Prof. Dr. Hakan Kara, çalışmaya ilişkin yaptığı değerlendirmede üretici sektörlerin maliyet bazlı rekabet durumunun 2025 yılından bu yana yakın tarihin en zayıf seviyelerinde bulunduğunu belirtti.

Kara, özellikle işgücü yoğun ihracatçı sektörlerde rekabet baskısının daha belirgin hale geldiğini ifade etti.

TÜSİAD endeksi, gıda, tekstil, deri, kimya, plastik, ana metal, makine imalatı, elektrikli teçhizat ve motorlu kara taşıtları dahil 10 farklı ihracatçı imalat sanayi sektörünün maliyet yapısı dikkate alınarak hesaplanıyor. Çalışmada Türkiye’nin ihracat yaptığı ana pazarlardaki 31 rakip ülke karşılaştırmaya dahil ediliyor.

“Kur artışı tek başına çözüm olmadı”

Kara, değerlendirmesinde rekabet gücündeki kaybın yalnızca döviz kuru politikasıyla çözülemeyeceğini vurguladı.

Kara, 2023 seçimlerinin ardından uygulanan kur artışı politikasının beklenen sonucu vermediğini belirterek, döviz kurundaki yükselişin hızla enflasyona ve üretim maliyetlerine yansıdığını ifade etti.

Kur artışının rekabet avantajı yaratmadığını kaydeden Kara, yüksek ve kalıcı enflasyon ortamının devam ettiğine dikkat çekti.

“Kalıcı çözüm düşük enflasyon”

Kara’ya göre, üreticilerin ve ihracatçıların temel talebi düşük faiz ve yüksek kur politikası yerine düşük enflasyon ve sürdürülebilir kur rejimi olmalı.

Rekabet gücünün yalnızca maliyetlerden ibaret olmadığını belirten Kara, değişen küresel ekonomik dengeler nedeniyle özellikle Çin ve Hindistan gibi büyük ekonomilerle rekabet etmekte zorlanan sektörlerde üretim modellerinin dönüşmesi gerektiğini ifade etti.

Kara ayrıca iş yapma kuralları, lojistik altyapı, düzenleyici çerçeve, kaynak dağılımı ve devlet destek mekanizmalarının da rekabet gücü üzerinde belirleyici rol oynadığını vurguladı.

TÜSİAD’ın yeni rekabet gücü endekslerinin üç ayda bir düzenli olarak yayımlanacağı belirtildi.

Exit mobile version