İTO Başkanı Şekib Avdagiç, fon piyasasındaki gelişmelerin ardından firmaların ve alıcıların beklemeye geçtiğini söyledi. 2027’de daralmanın derinleşmesini beklemediğini belirten Avdagiç, bundan sonra olacak tedbirlerle durumun normalizasyonun sağlanacağını öngördüklerini söyledi. Avdagiç, idari süreçlerin hızla tamamlanması ve ek tedbirlerin devreye alınması gerektiğini vurguladı.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanlığına üçüncü kez seçilen Şekib Avdagiç, yeni dönemde önceliklerinin başında mikro işletmelerin ve KOBİ’lerin finansmana erişiminin geleceğini söyledi.
Finansman kısıtlarının şirketleri zaten zorladığını, fon piyasasında yaşanan son gelişmelerin ise bu sorunu daha hassas hale getirdiğini belirten Avdagiç, orta ve büyük ölçekli firmaların da finansmana erişiminin önünün açılması gerektiğini dile getirdi.
Avdagiç, kısıtların gevşetilmesine yönelik adımların makroekonomi politikalarıyla uyum içinde atılabileceğini ifade etti.
“İdari süreçler kısa sürede tamamlanmalı”
Fon piyasasındaki gelişmelerin reel sektöre etkilerini de değerlendiren Avdagiç, fon sorununun ticaretteki ilk işaretinin, firmaların ve potansiyel alıcıların alım kararlarını ertelemesi olduğunu belirtti.
Piyasada “bir dur bakalım” yaklaşımının yaygınlaştığını anlatan Avdagiç, iş dünyasının ve kamuoyunun güvenini yeniden kazanmak için idari süreçlerin kısa sürede tamamlanması gerektiğini belirtti.
Avdagiç, alınan önlemleri tamamlayacak tedbirlerin de bir an önce uygulanmasını beklediklerini kaydetti. Avdagiç, “Gerekli tedbirler alınıyor şu anda. Tamamlayıcı tedbirlerin de bir an önce hayata geçmesi” dedi.
“2027’de daralma beklemiyoruz”
Firmaların ilk tepkisinin alımları bekletmek olduğunu belirten Avdagiç, 2027 yılında mevcut durumun ötesinde bir bozulma öngörmediğini ifade etti.
Avdagiç, piyasaların ihtiyaçlarına uygun adımların hızla atılması halinde ticaretin kademeli olarak normale dönmesini beklediğini dile getirerek, “Tam tersi bundan sonra olacak tedbirlerle durumun normalizasyonun sağlanacağını öngörüyorum. Bu adımların da çok hızlı ve etkili bir şekilde atıldığını bu anlamda bir süreç yürütüldüğünü gözlemliyoruz” ifadelerini kullandı.
“Değerli TL ithalatı cazip hale getiriyor”
Avdagiç’in finansmanın ardından üzerinde durduğu ikinci konu, Türk lirasının değerlenmesinin dış ticarete etkisi oldu. TL’deki değerlenmenin ihracatı zorlaştırırken ithalatı daha cazip hale getirdiğini belirten Avdagiç, kurun seyriyle enflasyon arasında denge kurulması gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin hem ihraç ürünlerini satın alanlar hem de yurt dışından gelen ziyaretçiler açısından pahalı bir ülke haline gelmemesi gerektiğini vurgulayan Avdagiç, ABD’deki ara seçimlerin Türkiye-ABD ilişkilerine olası etkisi konusunda da, Donald Trump’ın politikaları konusunda uluslararası düşünce kuruluşlarının dahi tahminde zorlandığını söyledi.
İkili ilişkilerin seyri hakkında öngörüde bulunmaktan kaçınan Avdagiç, “Yaşayarak göreceğiz” dedi.
