ABD’de dezenflasyon süreci yavaşlarken ABD Merkez Bankası’nın (Fed) işi zorlaşıyor. Manşet enflasyonun %2 hedefinin üzerinde katılık göstermesi, şubat ayında başlayan İran Savaşı sonrası motorinde %70’e, benzinde %50’ye varan enerji şoku ve teknoloji devlerinin serbest nakit akışlarının %90’ını aşan AI altyapı harcamaları, hem fiyat istikrarını hem de faiz patikasına ilişkin beklentileri baskılıyor. Eylülde üç yıl aradan sonra faizi %3,75-4,00 bandına çeken Fed’de gözler aralık toplantısına çevrilirken, kurul içinde şahin-güvercin ayrışması derinleşiyor.
Konut ve borçlanma maliyetlerindeki baskıya rağmen özel tüketim dirençli kalmaya devam ediyor. Buna karşın 2019’dan bu yana birikimli fiyat artışları hanehalkı üzerindeki yükü artırıyor. Bu tablo Fed’i büyüme ve fiyat istikrarı arasında dar bir koridora itiyor.
Makro görünümde ayrışma derinleşiyor
ABD’de reel ekonomi ile güven endeksleri arasındaki makas açılıyor. Özel tüketim dirençli kalmaya devam ederken tüketici güveni zayıf seyrediyor. İşsizlik oranı düşük seviyede yatay seyretmesine karşın nominal ücret artışlarında ivme kaybı gözleniyor. Konut piyasasındaki yüksek fiyatlama ve sıkı finansal koşullar, iç talebin sürdürülebilirliğine dair soru işaretlerini artırıyor.
Fed’in şahin dönüşü ve katılık vurgusu
Fed, eylül toplantısında politika faizini %3,75-4,00 aralığına yükselterek sıkılaşma döngüsüne geri döndü. Buna karşın manşet TÜFE, %2’lik hedefin üzerinde direnç gösteriyor.
Kümülatif tablo dikkat çekici. 2019 sonuna göre elektrik kaleminde %43, oto sigorta maliyetlerinde %50’ye yakın artış kaydedildi. Gıda sepetindeki birikimli artış %30’u aşarken, hizmet kalemindeki katılık terminal faize ilişkin beklentileri yukarı çekiyor.
Jeopolitik şokun faturası: Enerjiden oyuncağa maliyet baskısı
Jeopolitik cephede şubat ayında başlayan İran Savaşı, maliyet kanalını tetikledi. ABD’de pompa fiyatlarına yansıma sert oldu. Motorinde yıllık artış %70’e, benzinde ise %50’ye ulaştı.
Hürmüz Boğazı’ndaki navlun ve tedarik aksamaları ile artan tarife duvarı, girdi maliyetlerini yukarı iterken çekirdek mal enflasyonuna da sirayet ediyor. Eylül ayında oyuncak kaleminde kaydedilen yıllık artış, 1988’den bu yana en yüksek seviye olarak kayda geçti.
AI capex’i yeni bir yatırım enflasyonu mu yaratıyor?
Büyüme tarafını destekleyen en güçlü kalem teknoloji yatırımları. Büyük teknoloji şirketlerinin veri merkezi ve AI altyapısına yönelik sermaye harcamaları rekor seviyede. Bu harcama iştahı, bellek çipi ve depolama gibi bileşenlerde arz kısıtı ve fiyat baskısı yaratıyor.
Apple’ın haziran ayında bazı ürün gruplarında fiyat artırımına gitmesinin arkasında da bu bileşen enflasyonu bulunuyor. Barclays tahminlerine göre mega-cap teknoloji şirketleri, serbest nakit akışlarının %90’ından fazlasını AI altyapısına yönlendiriyor. Bu durum capex kanalının faiz elastikiyetinin düşük olduğuna ve sıkı para politikasının bu alanı sınırlamakta yetersiz kalabileceğine işaret ediyor.
Fed içinde görüş ayrılığı ve aralık beklentisi
Kurul içinde faiz patikası konusunda ayrışma belirginleşti. Başkan Kevin Warsh liderliğindeki şahin kanat, enflasyon beklentilerinin çıpalanması için ek sıkılaşma gerektiğini savunurken, güvercin kanat finansal koşullardaki sıkılaşmanın gecikmeli etkilerine dikkat çekiyor. Para politikasının aktarım mekanizmasının 12-18 ay gecikmeli çalışması, belirsizliği artırıyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın düşük faiz çağrıları sürerken, vadeli piyasalarda bir sonraki faiz adımının aralık toplantısında gelebileceği fiyatlanıyor. Peterson Enstitüsü Kıdemli Uzmanı Maurice Obstfeld’e göre dezenflasyon kalıcı hale gelmeden erken gevşeme, fiyatlama davranışlarını bozabilir.
