Küresel güç algısının ölçüldüğü 2026 araştırması, ülkelerin dünya üzerindeki etkisine ilişkin dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. ABD zirvede yer alırken, Çin ve Rusya onu takip etti. Güney Kore ve Suudi Arabistan’ın Fransa ve Japonya’yı geride bıraktığı sıralamada Türkiye de dikkat çeken ülkeler arasında yer aldı.
Bir ülkeyi güçlü yapan yalnızca ekonomisinin büyüklüğü veya askeri kapasitesi değil. Teknolojik yetkinlik, stratejik kaynaklara sahip olma, diplomatik erişim ve uluslararası gelişmeler üzerindeki etki de küresel güç algısının şekillenmesinde önemli rol oynuyor.
Pennsylvania Üniversitesi Wharton School tarafından hazırlanan 2026 En İyi Ülkeler Endeksi kapsamında gerçekleştirilen araştırma, 33 ülkede 15 bin 131 yetişkinin değerlendirmelerine dayanıyor. Araştırmada ülkeler, askeri ya da ekonomik güçleri doğrudan ölçülerek değil, katılımcıların ülkelerin küresel etkisine ilişkin algıları üzerinden sıralanıyor.
Araştırmada 85 ülkenin göreceli güç puanı hesaplanırken, en yüksek puanı alan ülke 100 kabul edildi ve diğer ülkelerin skorları buna göre belirlendi.
ABD zirvede, Çin ve Rusya takipte
ABD, 100 puanla dünyanın en güçlü ülkesi algısını korurken, Çin 93,6 puanla ikinci sırada yer aldı. Rusya ise 91,4 puanla üçüncü oldu.
Üç ülke ile diğerleri arasındaki fark dikkat çekici seviyede. Birleşik Krallık 84,3 puanla dördüncü, Almanya ise 74,1 puanla beşinci sırada bulunuyor.
Rusya’nın üçüncü sırada yer alması da araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri. Ülkenin ekonomik büyüklüğü kendisinden daha alt sıralarda bulunan bazı ülkelere kıyasla daha düşük olmasına rağmen askeri kapasitesi, nükleer gücü, enerji kaynakları ve jeopolitik etkisi Rusya’nın küresel güç algısındaki konumunu destekliyor.
Güney Kore ve Suudi Arabistan dikkat çekti
Listenin alt sıralarında ise geleneksel güç dengelerinin değiştiğine işaret eden sonuçlar ortaya çıkıyor.
Güney Kore 62,7 puanla altıncı sıraya yerleşirken, Suudi Arabistan 61 puanla yedinci oldu. Böylece iki ülke Fransa ve Japonya gibi geleneksel ekonomik ve siyasi güçlerin önünde yer aldı.
Fransa 59,5 puanla sekizinci, Japonya ise 59 puanla dokuzuncu sırada bulunuyor.
Birleşik Arap Emirlikleri de 58,6 puanla ilk 10’a girerek dikkat çekti.
Türkiye’nin sırası dikkat çekti
Türkiye, araştırmada 32,7 puanla 14’üncü sırada yer aldı.
Türkiye’nin hemen üzerinde Kanada 42,1 puanla 13’üncü, Hindistan 45 puanla 12’nci sırada bulunurken, İtalya 31,6 puanla Türkiye’nin ardından 15’inci sırada yer aldı.
2026’da dünyanın en güçlü ülkeleri
Sıra Ülke Göreceli Güç Skoru
1 ABD 100,0
2 Çin 93,6
3 Rusya 91,4
4 Birleşik Krallık 84,3
5 Almanya 74,1
6 Güney Kore 62,7
7 Suudi Arabistan 61,0
8 Fransa 59,5
9 Japonya 59,0
10 BAE 58,6
11 İsrail 56,4
12 Hindistan 45,0
13 Kanada 42,1
14 Türkiye 32,7
15 İtalya 31,6
Güç algısı yalnızca ekonomiyle şekillenmiyor
Araştırmanın ortaya koyduğu tablo, ekonomik büyüklüğün tek başına bir ülkenin küresel güç algısını belirlemediğini gösteriyor.
Askeri kapasite önemini korurken ekonomik ölçek, teknolojik liderlik, stratejik kaynaklar, diplomatik etki ve ülkelerin uluslararası gelişmeleri şekillendirme kapasitesi de algılanan gücü etkiliyor.
Çin’in yükselişi bu açıdan öne çıkan örneklerden biri olarak değerlendiriliyor. Ülkenin geniş ticaret ilişkileri, nadir toprak elementleri üzerindeki hakimiyeti ve artan askeri kapasitesi, küresel güç algısındaki konumunu destekliyor.
Ayrıca kaynakta aktarılan ayrı bir araştırmaya göre, 85 ülkede 46 bin 667 kişiyle yapılan ankette katılımcıların kendi bölgelerindeki değerlendirmelerinde Çin’e ABD’den daha olumlu yaklaşılması da küresel algıdaki değişime işaret ediyor.
İlk üçten sonra puanlar hızla düşüyor
ABD, Çin ve Rusya’nın oluşturduğu ilk üçlü ile listenin geri kalanı arasındaki puan farkı da dikkat çekiyor.
ABD 100 puanla zirvede bulunurken Çin 93,6, Rusya 91,4 puanda. Dördüncü sıradaki Birleşik Krallık’ın puanı ise 84,3’e geriliyor. Almanya’nın ardından Güney Kore ile birlikte puanlarda daha belirgin bir düşüş yaşanıyor.
Bu tablo, araştırmaya göre küresel güç algısının birkaç ülke etrafında yoğunlaştığını, ancak listenin devamında farklı güç unsurlarının ülkelerin konumlarını değiştirebildiğini ortaya koyuyor.
