Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel ekonomide belirsizliklerin yüksek seyrettiği bir dönemden geçildiğini belirterek, büyümede ivme kaybı riskine dikkat çekti. Şimşek, ticaret ortaklarındaki büyüme yavaşlamasının Türkiye’yi de etkileyeceğini ifade ederken, ekonomi programının önceliklerinde değişiklik düşünmediklerini ve “Programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapıyoruz” mesajını verdi.
Ekonomim’in haberine göre; Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Katılım Bankaları Birliği ve Anadolu Ajansı tarafından İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen Katılım Finans Zirvesi kapsamında yaptığı konuşmada, küresel ekonomide kısa vadeli belirsizliklerin yüksek seyrettiğini ancak orta vadede fırsatların da bulunduğunu söyledi.
Orta vadede yapısal sorunlar olduğunu ancak önemli fırsatlar da olduğunu dile getiren Şimşek “Aslında maalesef dünyanın birçok köşesinde gerginlikler yeni normale dönüşmüş durumda. Korumacılık eğilimleri de yeni değil. Yapay zekâ insanlık için önemli bir devrim. Bu da hazırlık, altyapı gerekiyor ve maalesef ülkeler arası eşitsizliği artırabilecek bir teknoloji. Yüksek küresel borçluluk da önemli bir sorun.” değerlendirmesini yaptı.
Dünyanın 1970’lerden bu yana en büyük arz şoklarından birini yaşadığını belirten Şimşek, bu durumun küresel büyüme üzerinde baskı yarattığını ifade etti. “Büyümede ivme kaybı riskiyle karşı karşıyayız” diyen Şimşek, krizin etkisiyle finansal koşulların sıkılaştığını ve uzun vadeli tahvil faizlerinde dramatik artışlar görüldüğünü kaydetti.
Küresel ticaretteki değişim
Şimşek, ticaret ortaklarındaki büyüme kaybının Türkiye’ye de yansıyacağını belirterek, “Ticaret ortaklarında büyümenin gerilemesi ister istemez Türkiye’yi de etkileyecek” dedi. Küresel ticaretin ağırlık merkezinin giderek Asya’ya, özellikle Çin’e kaydığına dikkat çeken Şimşek, Türkiye’nin bu dönüşümü doğru okuması gerektiğini vurguladı.
Enerji tarafında ise Türkiye’nin arz güvenliği açısından güçlü bir konumda olduğunu ifade eden Şimşek, “Türkiye enerjide arz çeşitlendirmesini önemli oranda başarmış bir ülke” değerlendirmesinde bulundu.
“Programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapıyoruz”
Türkiye’de sanayicilerin yaşadığı sorunların bir bölümünün küresel dönüşüm ve büyük ekonomik trendlerle bağlantılı olduğunu söyleyen Şimşek, ekonomi programının önceliklerinde bir değişiklik düşünmediklerini belirtti. Sürdürülebilir cari dengenin ekonomi yönetimi açısından kritik önemde olduğunu vurgulayan Şimşek, son dönemde alınan tedbirlerin yatırım, üretim ve istihdam odaklı olduğunu ifade etti.
Orta Vadeli Program’ın küresel gelişmelerden bir miktar etkileneceğini belirten Şimşek, bunun kaçınılmaz olduğunu söylerken, “Programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz” dedi. Çatışmanın getirdiği büyük bir küresel şokla karşı karşıya olunduğunu kaydeden Bakan “Buna rağmen programın önceliklerinde hiçbir zaman değişiklik öngörmedik” dedi.
Bu sene enflasyon, cari açık, bütçe açığı, büyüme hedefleriyle gerçekleşmeler arasında bir takım sapma olacağını ifade eden Şimşek “Bu yüksek olasılık ama temelde programı ana hatlar itibarıyla rayında tutmak için gerekeni yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz” ifadesini kullandı.
“Her tedavinin yan etkileri var”
Ekonomi politikalarına ilişkin mesaj veren Şimşek, “Her tedavinin yan etkileri var. Ancak reçeteyi doğru okumazsak tedaviyi yapamayız. Şoklar büyük ancak yönetilebilir, çünkü şoklara dayanıklılık için mali disiplin gibi tamponlar inşa ettik” dedi.
Krizi fırsata dönüştüreceklerini belirten Bakan Şimşek “Biz bu krizi heba edemeyiz, mutlaka ve mutlaka bunu ülkemiz için fırsata dönüştüreceğiz, bizim derdimiz bu” ifadesini kullandı.
Şimşek 27 Şubat’tan itibaren Borsa İstanbul’da tüm şirketlerin değerinin 425 milyar dolardan 516 milyar dolara çıktığını belirtti.
