Ekonomi | Deprem harcamaları 91,5 milyar dolar düzeyinde

IMG_8495

Depremlerle meydana gelen hasarın telafisi için 103 milyar dolarlık bir harcama öngörüldü. Üç yılda 91,5 milyar dolar harcama yapıldı. TL cinsinden 3,6 trilyon TL’lik bir harcamaya karşılık gelen bu tutar, altyapı ve konutlar ile ticari yapılar dahil hemen her alanda yeni inşaatlar ve barınma, destek, gıda, enerji ve sosyal destekler için kullanıldı.

Türkiye, 6 Şubat günü iki ayrı depremle sarsıldı. Kahramanmaraş ve Hatay Depremleri veya 6 Şubat depremleri olarak tarihe kazındı. 11 İli etkileyen, Hatay’da Antakya merkezli olarak büyük bir yıkıma neden olan depremler ekonomik, sosyal ve insani olarak çok büyük bir enkaz oluşturdu. Resmi rakamlara göre 53.697 kişi hayatını kaybetti, 107.213 kişi yaralandı. 3,5 milyon kişi bu 11 ilden ayrılarak başka yerlere yerleşti. 39 bin 555 bina tamamen yıkıldı. 21 bin 177’si acil yıkılması gerekecek düzeyde, 199 bin 61’inin ağır hasarlı, 36 bin 065’i orta hasarlı ve 2 milyon 6 bin 17’si az hasarlı yapı varlığı oluştu.

Strateji ve Bütçe Başkanlığı 6 Şubat depremlerinden kısa bir süre sonra 17 Mart’ta ilk raporunu yayınladı. Bu raporda, yıkılan yapılardan altyapı ve insani yardımlara kadar geniş bir yelpazedeki kayıplar yer aldı. Üçüncü yıl dönümü öncesi yayımlanan yeni raporda 433 bin 667 konut, 21 bin 690 işyerinin inşasının tamamlandığı açıklandı. Diğer yandan Ocak 2026 itibariyle Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hasar durumu tespitleri değişiklikleri dahil, orta ve daha üst düzey hasarlı konut sayısını 632 bin 667, işyeri sayısını 108 bin 383 olarak belirledi.

Öngörülen harcamaya yaklaşıldı

6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçti. 2023 resmi tahminlerine göre 103 milyar dolarlık bir harcamaya neden olacağı hesaplandı. Geçen üç yıl içinde 91,5 milyar dolar harcama yapıldı. TL cinsinden ise 3,6 trilyon TL’lik bir harcamaya karşılık gelen bu tutar, altyapı ve konutlar ile ticari yapılar dahil hemen her alanda yeni inşaatlara ve barınma, destek, gıda, enerji vb. dahil insani giderlere, sosyal yardımlara için kullanıldı.

Çeşitli sınıflamalar nedeniyle ekonomik kayıplara yönelik farklı sayılar-oranlar çıkabiliyor ancak Türkiye’nin GSYH’sinin yaklaşık yüzde 10’unu, tarımsal katma değerinin ise yüzde 15’ini oluşturan 11 ilde büyük bir yıkım oluştu. GSYH içindeki pay, depremin hemen ardından başlayan çalışmalar nedeniyle toplam içinde pek değişmese de sektörel üretimlerde büyük düşüşler oldu. Bölgede hızlı toparlanma için çok büyük kaynak ve emek seferber edildi ancak iddialı hedeflere rağmen ödenek ayrıldığı halde harcanamayan dönemler-yıllar yaşandı.

Strateji ve Bütçe Başkanlığı raporları

Bölgeye yönelik kapsamlı makroekonomik yaklaşımı Strateji ve Bütçe Başkanlığı raporlarında yer aldı. Bölgenin yeniden yapılandırılmasında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ana rolü oynadı. Bu iki kurumun verilerine göre, bölgede kişi başına GSYH kamu yatırımlarının da etkisiyle 2024 itibariyle toparlanarak 9.3 bin dolara geldi. Deprem yılında kişi başına gelir 7.1 bin dolar düzeyinde oluşmuştu.

Deprem sonrası harcamaları finanse etmek amacıyla bütçeye ödenek ekleme ve bütçe ödeneklerinde kaydırmayla ilgili kanunla başlayan mali önlemler, kurumların istisna ve indirimlerinden bazılarına ilave getirilmesiyle, 2023 yılında 73,5, 2024 yılında 1,8 milyar, 2025 yılında ise yaklaşık 300 milyon TL ek kurumlar vergisi tahsil edildi. Ek motorlu taşıtlar vergisi ile 2023 yılında 30,1 milyar TL, 2024 yılında 5,5 milyar TL, 2025 yılında yaklaşık 700 milyon TL tahsil edildi. Sadece 2023 yılı için, KDV artışından 92 milyar, harçlardaki artıştan ilave olarak 10 milyar, genel kurumlar verisi artışından 80 milyar, ÖTV düzenlemesinden 85 milyar TL ilave gelir elde edildi.

Konutlar acil ihtiyaç

Bölgede en önemli yatırımlar insani boyutu da yüksek olan konut ihtiyacına çevrildi.

AFAD başta olmak üzere kurum ve kuruluşların tespitlerine göre 359 bin 157 kişi konut hak saihibi olarak belirlendi. 39 bin 121 kişi de işyeri hak sahibi olarak kayda girdi. Yapılanlar açısından ise kurası çekilmiş teslim aşamasında, yapımı tamamlanan gibi farklı tanımlamalar, ya da dönemsel farklılıklar olabiliyor. Strateji ve Bütçe Başkanlığı raporuna göre hak sahipliği ve yıkılması gereken binalardan kaynaklı konut sayısına bağlı olacak şekilde 433 bin 667 konut hazır hale getirildi ve hak sahiplerinin kurası çekildi. Yine aynı kategoride 21 bin 690 işyerinin kurası tamamlandı. Bu hak sahiplerine teslim süreçleri devam ediyor.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Cumhurbaşkanı’nın da katıldığı konut teslim törenlerinde açıklanan verilerinde konut ve işyeri ayrımı yapılmaksızın 453 bin bağımsız bölümün tamamlandığı duyuruldu. Bunların anahtar tesliminin tamamlanmış olması ile kura çekimi tamamlanmış olanların arasında bir kavram farkı bulunuyor. Bakanlığın verilerine göre konut, altyapı ve ticarethane, kamu binaları olmak üzere 11 ilde 174 ayrı alanda 3 bin 481 şantiye kuruldu.

İmalat sanayii

Bölge tarım ağırlıklı yapısı nedeniyle tarım ve hizmetler sektöründe yüksek üretim yapsa da imalat sanayii, özellikle deprem bölgesine taşınan tekstil ve hazır giyim şirketleri kanalından etki altında kaldı. Deprem bölgesindeki 11 il, 2023 yılında 22,9 milyar dolar ihracat yaparken, 2024’te bu tutar 24,2 milyar dolara yükseldi. Kapasite kullanım oranı Türkiye ortalaması üzerine çıktı. Bölge, depremdeki kayıpları telafi ederek Türkiye GSYH’si içindeki sanayi payını yüzde 10,3, sanayi içinde imalat sanayii olarak GSYH içindeki payı yüzde 10,0’a ulaştı.

“Konutta %68, işyerinde ise %20 seviyesinde teslim yapılmış görünüyor”

Deprem bölgesinde yapılan harcamaları ve ilerlemesini en yakından takip eden kişilerden biri olan Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, 2025 sonu itibarıyla deprem harcamaları için bütçeden ayrılan ödeneğin GSYH’ye oranının yüzde 6,1 gerçekleştiğini, 2026-2028 dönemi planlamada toplam harcamaların bütçe tahminleri içindeki payının yüzde 7,6 olduğunu belirterek yükselişe dikkat çekti. Hakkı Hakan Yılmaz, EKONOMİ’ye yaptığı değerlendirmede, “Üç yılın sonunda toplam kamu açısından baktığımızda planlanan ödeneklerin yüzde 84’ünün kullanıldığı görülmektedir. Özellikle nakit kullanımının düşük kalması ve sürekli izleyen dönemlere yansıması buna sebep olmaktadır” dedi.

“Potansiyel hak sahipleri açısından bakıldığında, konutta yüzde 68 işyerinde ise yüzde 20 seviyesinde teslim yapılmış gözükmekte. Dolayısı ile üçüncü yıl sonunda iki yıl için hedeflenen seviyenin altında kalınmıştır” diyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Nitekim ödeneklerin 2026 yılında artması 2028 yılına kadar devam devam etmesi bize bunu göstermektedir. Deprem ödeneklerinin özellikle bundan sonrası dönemde kullanılması önemli. Özellikle deprem bölgesine yönelik farklı modeller altında yapılacak harcamaların o bölgesinin toparlanmasına yönelik ekonomik ve sosyal alanlarda yoğunlaşması ve harcamaların deprem bölgesi ile sınırlı kalması kritik önemdedir. Yatırım maliyetlerinde sürecin uzaması ve ihale yöntemlerinden kaynaklı nedenlerle yapım maliyetleri artmaktadır. Bu anlamda maliyet kalemlerine müdahale edecek bir yönetimsel yapım kurulması gerekmekteydi.”

Exit mobile version