CNN | İran’ın politikalarını belirleyen kritik isim: Interpol tarafından aranan sertlik yanlısı general

IMG_3360

ABD ile İran arasında savaşın seyrini değiştirebilecek diplomatik temaslar sürerken, Tahran’da karar alma mekanizmasında öne çıkan isim, Washington’ın yaptırım listesinde bulunan ve Interpol tarafından aranan Devrim Muhafızları Komutanı Ahmed Vahidi oldu

İran ile ABD arasında olası bir anlaşmaya dair müzakereler kritik bir aşamaya girerken, Tahran’ın güvenlik ve dış politika hesaplarında sertlik yanlısı bir ismin ağırlık kazandığı belirtiliyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun başına savaşın ilk günlerinde getirilen Ahmed Vahidi, hem geçmişi hem de uzlaşmaz tutumuyla dikkat çekiyor. Uzmanlara göre, Washington’la yapılacak olası bir anlaşmanın kaderinde Vahidi’nin tutumu belirleyici olabilir.

İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) Başkomutanı Tuğgeneral Ahmed Vahidi, selefi Muhammed Pakpur’un savaşın ilk günü olan 28 Şubat’ta ABD-İsrail saldırılarında öldürülmesinin ardından göreve getirildi. ABD tarafından ülke içindeki protestoların bastırılmasındaki rolü nedeniyle yaptırım listesine alınan Vahidi, yaklaşık 30 yıl önce Arjantin’de düzenlenen bombalı saldırıyla bağlantılı olduğu iddiasıyla Interpol tarafından da aranıyor. Uzmanlara göre Vahidi, Washington’la uzlaşmaya en sert karşı çıkan isimlerden biri ve selefi Pakpur’dan daha radikal bir çizgiyi temsil ediyor.

CNN‘de yer alan habere göre, Vahidi’nin İran’daki en etkili karar alıcılardan biri haline gelmesi, ABD ve İsrail’in ülke liderliğini hedef alan saldırılarının Tahran’da daha ılımlı bir yönetim ortaya çıkarmadığı şeklinde yorumlanıyor. Vahidi liderliğindeki Devrim Muhafızları’nın, dünyanın en kritik petrol geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini büyük ölçüde kısıtladığı, Tahran’ın Washington’dan taleplerinin de önceki müzakere süreçlerine kıyasla sertleştiği belirtiliyor.

“Onayı olmadan anlaşma yapılması mümkün değil”

İsrail askeri istihbaratında İran masasının eski başkanı Danny Citrinowicz de Vahidi’yi “son derece baskın” ve “radikal” bir isim olarak tanımladı. “Onun onayı olmadan herhangi bir anlaşma yapılması mümkün değil” diyen Citrinowicz, Vahidi’nin, “İstediklerimizi alamazsak ve Trump savaşa dönmek isterse, buyursun” diyen isimler arasında yer aldığını söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump ise bu hafta İran’a yeniden saldırı düzenleme tehdidinde bulunarak, Tahran’ın bir anlaşmaya varmaması halinde savaşın yeniden alevlenebileceği mesajını verdi. Daha sonra görüşmelerin seyrini görmek için beklemeye hazır olduğunu söyleyen Trump, “Saat işliyor” ifadelerini kullandı.

Çarşamba günü gazetecilere konuşan Trump, “İran konusunda son aşamalardayız. Ne olacağını göreceğiz” dedi. “Ya bir anlaşma olacak ya da daha sert adımlar atacağız. Ama umarım buna gerek kalmaz” diye konuştu.

Vahidi, çarşamba günü yaptığı açıklamada İran’a yönelik yeni bir saldırı olması halinde çatışmanın çok daha geniş bir boyuta taşınacağı uyarısında bulundu. X hesabından paylaşım yapan Vahidi, “İran topraklarına yönelik herhangi bir yeni saldırı olursa, daha önce sınırlı bir bölgesel savaş çerçevesinde kalan ve sözü verilmiş olan o ateş bu kez alevlenecek, tüm sınırları ve alanları aşacaktır” dedi.

“Yıkıcı darbeler alacaksınız” ifadelerini kullanan Vahidi, İran’ın sert karşılık vereceği mesajını verdi.

Göz önünde yer alan bir figür değil

Kamuoyu önünde nadiren görülen Vahidi’nin perşembe günü Pakistan İçişleri Bakanı ile görüştüğünü gösteren fotoğraflar sosyal medyada dolaşıma girdi. Ancak İran medyası bu iddiaları yalanlayarak söz konusu fotoğrafın 2024 yılına ait olduğunu ve Vahidi’nin Pakistanlı yetkiliyle görüşmediğini açıkladı.

İran parlamento başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi genellikle ülkenin ve ABD ile yürütülen müzakerelerin kamuoyundaki yüzleri olarak öne çıksa da, bazı uzmanlara göre perde arkasında en sert politikaları savunan isimlerden biri Vahidi.

Tahran yönetimi şu ana kadar kendi açısından teslimiyet anlamına gelecek hiçbir öneriyi kabul etmedi. Konuya yakın bir kaynağa göre, haftalardır süren teklif alışverişine rağmen İran’ın son önerisi temel anlaşmazlık başlıklarında kayda değer tavizler içermiyor. Özellikle uranyum zenginleştirme konusu, müzakerelerdeki en büyük çıkmazlardan biri olmaya devam ediyor.

Uzmanlar, savaşın başlamasından bu yana İran’ın, 1980’lerdeki İran-Irak savaşından çıkan ve Devrim Muhafızları geçmişine sahip dar bir kadro tarafından yönetildiğini belirtiyor. Vahidi de bu grubun en etkili isimlerinden biri olarak görülüyor.

Uluslararası Kriz Grubu’ndan Ali Vaez, Vahidi’nin “İslam Cumhuriyeti sisteminin sınırları içinde çok önemli bir aktöre dönüştüğünü” ve özellikle savaş dönemlerinde etkisinin arttığını söylüyor. Ancak ABD ile anlaşma ihtimalinin önünde ne ölçüde engel oluşturduğu henüz net değil.

“Savaşın yeniden başlamasını destekleyebilir”

Washington merkezli Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW), nisan ayında yayımladığı değerlendirmede Vahidi’nin ABD-İran görüşmelerini rafa kaldırmaya hazır göründüğünü ve gerekirse savaşın yeniden başlamasını destekleyebileceğini öne sürmüştü. Ancak Vaez, şu ana kadar Vahidi’nin müzakereleri doğrudan engellediğine dair somut bir işaret bulunmadığını ifade ediyor.

1958 yılında Şiraz’da doğan Vahidi’nin siyasi çizgisi, savaş ve Batı ile çatışma ortamında şekillendi. İran medyasına göre elektronik ve endüstri mühendisliği eğitimi alan Vahidi, 1979 İran Devrimi’nin ardından kurulan yeni düzene katıldı ve 1981’de istihbarat yapılanmasında üst düzey göreve getirildi.

İsrail’in eski İran istihbarat yetkilisi Danny Citrinowicz, “Onu Devrim Muhafızları şekillendirdi” değerlendirmesinde bulundu.

ABD’nin “yabancı terör örgütü” olarak tanımladığı Devrim Muhafızları’nın önemli isimlerinden biri olan Vahidi, 1994’te Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te bir Yahudi toplum merkezine düzenlenen ve 85 kişinin öldüğü bombalı saldırıyla bağlantılı olduğu iddiasıyla Interpol tarafından aranıyor.

Ayrıca 1980’lerde ABD destekli İran-Kontra skandalı kapsamında İsrailli yetkililerle temas kurduğu da öne sürülüyor.

Vahidi, İran Devrim Muhafızları’nın elit
Kudüs Gücü’nün ilk komutanı olarak görev yaptı. Yıllar içinde Devrim Muhafızları ve İran ordusunda üst düzey görevler üstlenen Vahidi; savunma bakanlığı ve içişleri bakanlığı görevlerinde de bulundu.

ABD Hazine Bakanlığı, 2022’de Mahsa Amini’nin gözaltında hayatını kaybetmesinin ardından başlayan protestoların şiddetle bastırılmasındaki rolü nedeniyle Vahidi’ye yaptırım uyguladı.

ABD Hazine Bakanlığı açıklamasında, Vahidi’nin İranlı kadınları başörtüsü kurallarına uymayanların cezalandırılacağı yönünde tehdit ettiği, protestoculara karşı sert müdahaleleri açıkça savunduğu belirtilmişti.

Vahidi’nin görevindeki risk de dikkat çekiyor. Ondan önce benzer görevlerde bulunan bazı isimler, ABD ve İsrail operasyonlarında öldürülmüştü. Bunlar arasında eski Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani de yer alıyor.

Citrinowicz, Vahidi için “Aranan bir adam. Ciddiye alınması gereken biri” değerlendirmesini yaptı.

Exit mobile version