İran, ABD’nin saldırıları yeniden başlatması halinde savaşın bölge dışına yayılabileceği uyarısında bulunarak kritik enerji ve teknoloji altyapılarını hedef alabileceğini açıkladı
İran, ABD’nin yeniden askeri operasyon başlatması halinde saldırılarını Orta Doğu’nun ötesine taşıyabileceği uyarısında bulundu. Tahran yönetimi, deniz altı internet kabloları, yapay zeka veri merkezleri ve enerji tesislerini olası hedefler arasında sayarken ABD’nin de İran’a yönelik yeni saldırı planları hazırladığı belirtildi.
İran ile ABD arasında şubat ayında başlayan savaşın ardından gerilim yeniden yükseliyor. İranlı askeri yetkililer, Washington’ın saldırılarını yeniden başlatması halinde daha geniş çaplı bir karşılık vereceklerini açıklarken ABD’nin de yeni askeri seçenekler üzerinde çalıştığı bildirildi.
CNN’in haberine göre İranlı komutanlar, son bir ayda yaptıkları açıklamalarda yeni silah stokları oluşturduklarını ve olası bir savaşta bölge dışındaki hedefleri de vurabileceklerini belirtti. Tahran yönetimi, bu açıklamalarla ABD Başkanı Donald Trump’ı yeni bir askeri operasyondan caydırmayı amaçlıyor.
İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Mohebbi, geçen ay yaptığı açıklamada, “Dünya şaşkına dönecek. Henüz saldırmadığımız yeni hedeflerimiz var” dedi. Mohebbi, savaşın sona ermediğini belirterek Devrim Muhafızları’nın uzun süreli bir çatışmaya hazırlandığını söyledi.
ABD’den yeni saldırı planı
CNN‘e konuşan ABD’li yetkililere göre, Beyaz Saray danışmanları son haftalarda İran’a yönelik yeni askeri seçenekleri değerlendirmek üzere bir dizi toplantı gerçekleştirdi.
ABD ordusunun hazırladığı planlar arasında İran’ın enerji altyapısı ve nükleer tesislerine yönelik saldırılarda GBU-43/B tipi bombanın kullanılması da bulunuyor. “Bombaların anası” olarak bilinen MOAB, ABD envanterindeki en büyük nükleer olmayan bomba olma özelliğini taşıyor.
Trump, 3 Kasım’daki Kongre ara seçimlerinden önce yeni bir askeri adım atmayacağını açıklasa da CNN’e konuşan bazı danışmanlar, bu kararın değişip değişmeyeceğinden emin olmadıklarını belirtti.
İranlı komutan Alireza Şeyh ise ABD’nin saldırı planlarını psikolojik baskı olarak nitelendirerek “Bunlar İran halkını korkutmayı amaçlayan propaganda araçları” dedi.
Avrupa’daki ABD üsleri de hedef olabilir
İran’ın olası bir savaşta saldırılarını Orta Doğu dışına taşıyabileceği belirtiliyor. Tahran yönetimi, yeni askeri yaklaşımı kapsamında saldırıya uğramayı beklemeden önleyici operasyonlar düzenleyebileceğinin de sinyalini verdi.
Devrim Muhafızları’na bağlı sosyal medya hesapları, geçen hafta ülke genelinde askeri tatbikatlar düzenlendiğini ve aynı anda 30 balistik füzenin fırlatıldığını duyurdu.
Washington Institute kıdemli araştırmacısı Farzin Nadimi, İran’ın yeni uzun menzilli füzelerini Avrupa’daki hedeflere karşı kullanmayı denemesi halinde İngiltere’deki ABD hava üsleri ile Almanya’daki Ramstein Hava Üssü’nün hedef alınabileceğini söyledi.
Ancak Nadimi, İran’ın böyle bir adımı yalnızca çatışmaların çok daha ileri bir aşamaya ulaşması halinde değerlendirebileceğini vurguladı.
ABD’nin İngiltere’de konuşlandırdığı uzun menzilli bombardıman uçaklarını bu ayın başında ülkesine geri çektiği bildirildi. Kararın açıklanmayan yeni bir tehdit üzerine alındığı belirtilirken İngiliz yetkililerin kısa süre önce ABD uçaklarının bulunduğu hava üssüne yönelik İran bağlantılı olduğu iddia edilen bir saldırı planıyla ilgili gözaltılar gerçekleştirdiği aktarıldı.
Nadimi’ye göre İran, hava savunma sistemlerini aşmak için birbirleriyle iletişim kurabilen, uçuş rotalarını değiştirebilen ve yapay zekayla desteklenen insansız hava araçları geliştirmeye de çalışabilir. Ancak İran’ın bu teknolojileri kullanabildiğini henüz göstermediği belirtiliyor.
Deniz altı internet kabloları ve enerji tesislerine tehdit
İran’ın olası hedefleri arasında Körfez ülkelerindeki enerji tesisleri ve kritik teknoloji altyapıları da bulunuyor.
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Muhsin Rızai, geçen hafta yaptığı açıklamada ABD’nin yeni saldırılarına karşılık bölgedeki Amerikan varlıklarını hedef alacaklarını söyledi.
Rızai, “Yeni bir savaş çıkarsa bölgedeki çok sayıda deniz altı kablosu, veri merkezi, yapay zeka tesisi ve diğer altyapılar yok edilebilir” ifadelerini kullandı.
İran, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in başlattığı saldırıların ardından Körfez ülkelerindeki çeşitli hedeflere misillemede bulunmuştu. Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini büyük ölçüde engelleyen Tahran yönetimi, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) başta olmak üzere bölge ülkelerine füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenlemişti.
BAE Savunma Bakanlığı verilerine göre İran, ülkeye 2 bin 500’den fazla füze ve insansız hava aracı gönderdi. Bakanlık, bunların neredeyse tamamının hava savunma sistemlerince engellendiğini bildirdi.
BAE Federal Ulusal Konseyi Savunma, İçişleri ve Dışişleri Komitesi Başkanı Ali Al-Nuaimi ise ülkesinin yeni bir çatışmaya karşı daha hazırlıklı olduğunu söyledi.
Al-Nuaimi, “Savaş istemiyoruz. Ancak bugün bir savaş başlarsa karşılaşacağımız tehditlerle 28 Şubat’a göre daha iyi mücadele edebilecek durumdayız” dedi.
İran halkı yeni saldırılardan endişeli
İki ülke arasında karşılıklı tehditler sürerken İran’da halk da savaşın yeniden şiddetlenmesinden endişe ediyor.
CNN’e konuşan 70 yaşındaki bir Tahran sakini, saldırıların her an yeniden başlayabileceğini düşündüğünü belirterek “Her gün, her gece bombardımanın yeniden başlamasını bekliyoruz. Bütün taşınabilir şarj cihazlarımı doldurdum, su stokladım ve her şeyi hazırladım” dedi.
İki çocuk annesi bir başka İranlı ise çocuklarını her sabah okula gönderirken korku yaşadığını anlattı. ABD’nin yeni bir saldırıyla ne elde etmeyi amaçladığını sorgulayan kadın, “İran yönetimini deviremediler, müzakere de edemediler. O halde yeni bir savaş başlatmanın ne anlamı var?” ifadelerini kullandı.
Uzmanlardan daha geniş çaplı savaş uyarısı
Uluslararası Kriz Grubu Orta Doğu ve Kuzey Afrika Programı Direktör Yardımcısı Ali Vaez, İran’ın açıklamalarının Washington’ı caydırmayı amaçladığını ancak bunun ters etki yaratabileceğini belirtti.
Vaez’e göre Tahran, yeni bir savaşın daha geniş bir coğrafyada, daha az sınırlamayla ve daha ağır sonuçlarla yürütüleceği mesajını vermeye çalışıyor.
Ancak İran’ın caydırıcılık amacıyla yaptığı açıklamaların Washington tarafından provokasyon olarak algılanabileceğini belirten Vaez, bunun Tahran’ın önlemeye çalıştığı savaşı daha olası hale getirebileceği uyarısında bulundu.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı saldırılardan bu yana taraflar arasında kalıcı bir anlaşmaya varılamadı.
Washington, İran’ın askeri ve nükleer kapasitesine zarar verdiğini savunurken Tahran yönetimi ise saldırılara rağmen ayakta kalmasını başarı olarak değerlendiriyor.
