Sydney Üniversitesi’nden doktora öğrencisi Linda Losurdo, basit gazlar ve elektrik kullanarak yıldızların çevresindeki koşulları laboratuvarda yeniden oluşturdu ve kozmik toz üretti. Çalışma, yaşamın yapı taşlarının kökenini anlamada önemli bir adım olarak görülüyor
Sydney Üniversitesi Malzeme ve Plazma Fiziği alanında doktora çalışmalarını sürdüren Linda Losurdo, basit gaz karışımları ve yüksek voltajlı elektrik kullanarak yıldızlar ile süpernova kalıntılarının çevresinde görülen ortam koşullarını laboratuvarda yeniden oluşturdu. Çalışma sonucunda küçük miktarda kozmik toz üretildi.
Kozmik toz, yıldız oluşum süreçlerinde rol oynayan ve organik moleküllerin oluşumuna zemin hazırlayan temel bileşenlerden biri olarak kabul ediliyor. Yıldızlar arası boşlukta bol miktarda bulunan bu materyal, kuyruklu yıldızlar ve asteroitlerin yapısında da yer alıyor.
CNN International’ın haberine göreDünya’ya ulaşan örneklerin büyük kısmı atmosferde yanarak yok olduğu için doğrudan incelenmesi oldukça güç. Araştırma, Amerikan Astronomi Derneği’ne bağlı The Astrophysical Journal dergisinde yayımlandı.
10 bin voltluk plazma ile üretim
Losurdo, çalışmada azot, karbondioksit ve asetilen gazlarını kullandıklarını belirterek süreci şu sözlerle anlattı:
“Gazın kendisi üzerinden bir devre tamamlıyorsunuz; gaz uyarılıyor, elektronlar ayrılıyor ve bağlanma ile kümelenmenin gerçekleşmek istediği bir ortam oluşuyor. Bu oldukça doğal bir süreçtir. Yıldızların çevresinde gerçekleştiğini kesin olarak bildiğimiz bir olay.”
Cam bir tüp içerisindeki hava vakumlandıktan sonra gaz karışımı sisteme verildi ve bir saat boyunca 10 bin volt elektrik uygulanarak “parıltılı deşarj” (glow discharge) adı verilen plazma ortamı oluşturuldu. Bu süreç sonunda birkaç miligramlık tozlu nanoparçacık elde edildi.
Elde edilen materyal analiz amacıyla silikon levha üzerine biriktirildi. Losurdo, “Tozu toplamak ve analiz etmek zorlayıcı olabiliyor. Bu nedenle tozun silikon levha üzerine birikmesini sağlıyorum. Silikon, yalnızca levha üzerindeki materyali görmemize imkân tanıyor” dedi. Toplamda yaklaşık bir gram kozmik toz üretildiği aktarıldı.
Amino asitlerin kökeni tartışması
Losurdo, yaşamın kökenine ilişkin temel sorulara işaret ederek, “Yaşamın kökeni gibi büyük sorulara baktığımızda, yapı taşlarının nereden başladığını incelemek zorundayız. Dünya’daki karbon yaşamına nerede başladı ve amino asitler gibi yapılara dönüşebilmesi için nasıl bir süreçten geçti?” ifadelerini kullandı.
Amino asitlerin Dünya’da mı oluştuğu yoksa uzay kökenli mi olduğu bilim dünyasında uzun süredir tartışma konusu. Losurdo, meteoritlerin Dünya’ya düşmesinin uzun zaman aldığını ve özellikle dev bir yaşlı yıldızın yakınındaki tozu toplamanın neredeyse imkânsız olduğunu belirterek, “Bu nedenle üzerinde çalışabileceğimiz bir şeye sahip olmamız gerekiyor. Az miktarda bile olsa, bundan çok daha fazla bilgi elde edebiliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Uzmanlardan değerlendirme
Çalışmaya katılmayan Heriot-Watt Üniversitesi Kimyasal Fizik Profesörü Martin McCoustra, araştırmayı “ikna edici” olarak nitelendirerek, “Kimyasal karmaşıklık, hidrojen atomları, karbon monoksit, su ve birkaç küçük molekülden oluşan basit bir başlangıç kimyasından, toz taneleri üzerinde evrimleşmiştir. Bu evrim laboratuvarlarda yeniden üretilebilir” ifadelerini kullandı.
Colorado Boulder Üniversitesi Fizik Profesörü Tobin Munsat ise, “Sonuçta laboratuvar çalışmaları tam olarak bununla ilgilidir. kontrollü koşullar altında bir benzerini üretmek ve bunu doğal dünyayı anlamak için kullanmak” değerlendirmesinde bulundu.
Yale Üniversitesi Yer ve Gezegen Bilimleri Bölümü’nden Damanveer Grewal da bulguların, karmaşık organik maddenin yıldız ortamlarında kolaylıkla oluşabildiğini gösterdiğini belirterek, “Eğer bu materyaller yaygınsa, yaşam için gerekli temel kimyasal yapı taşlarının galaksi genelindeki gezegen sistemlerinde mevcut olması muhtemeldir” dedi.
Araştırmacılar, farklı koşullarda yeni deneyler gerçekleştirerek çeşitli kozmik toz türlerine ilişkin kapsamlı bir veri tabanı oluşturmayı hedefliyor.
