CNN International deşifre etti: Trump’ın BM kürsüsünde söylediği yanlış bilgiler

IMG_9013

ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada savaşları sona erdirdiğinden ABD’ye 21 trilyon dolarlık yatırım getirdiğine kadar birçok iddiada bulundu. CNN’in doğruluk kontrolüne göre Trump’ın bazı açıklamaları gerçeği yansıtmıyor

ABD Başkanı Donald Trump, salı günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada çok sayıda yanlış iddiada bulundu. Trump konuşmasında büyük ölçüde önceden hazırlanmış metne bağlı kaldı.

CNN International‘In haberine göre Trump’ın açıklamalarından bazılarına ilişkin doğruluk kontrolü şu şekilde:

Trump ve savaşlar

Trump, daha önce de sıkça dile getirdiği yanlış bir iddiayı tekrarlayarak, “Göreve geldiğimden beri sekiz savaşı sona erdirmek benim için büyük bir onur oldu” dedi.

Trump, söz konusu sekiz savaşla Kamboçya ile Tayland arasındaki çatışmayı, Kosova ile Sırbistan arasındaki durumu, Ruanda ile Demokratik Kongo Cumhuriyeti arasındaki savaşı, Hindistan ile Pakistan arasındaki çatışmayı, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki savaşı ve Gazze’deki savaşı kastettiğini söyledi.

Trump daha önce, sona erdirdiğini söylediği diğer iki savaşın ise geçen yıl İsrail ile İran arasında yaşanan kısa süreli çatışma ve Mısır ile Etiyopya arasında olduğunu öne sürdüğü bir savaş olduğunu iddia etmişti.

Trump’ın “sekiz” rakamı açıkça abartılı.
Trump’ın listesinde, görev süresi boyunca hiçbir zaman savaş niteliği taşımayan iki durum bulunuyor.

Mısır ile Etiyopya arasındaki durum, Etiyopya’nın baraj projesi nedeniyle yaşanan diplomatik bir anlaşmazlıktı, savaş değildi.

Trump’ın Sırbistan ile Kosova arasında çözdüğünü söylediği ve ayrıntıları belirsiz olan durum da savaş değildi.

Bunun yanı sıra Ruanda ile Demokratik Kongo Cumhuriyeti arasındaki savaş, Trump yönetiminin arabuluculuğunda bir barış anlaşması imzalanmasına rağmen sona ermedi.

Trump Gazze’deki savaşa da atıfta bulundu ancak ABD’nin arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail, Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını sık sık sürdürüyor.

Trump, 2025’te İsrail ile İran arasında yaşanan kısa süreli çatışmanın sona ermesine yardımcı oldu.

İsrail, 2026’da ABD ile birlikte İran’a karşı yeni bir savaş başlattı.

Küresel ısınma

Trump, yapay zekanın gelecekte insanlara saldırabileceği veya onları öldürebileceğine ilişkin uyarıları küçümseyerek, bu uyarıların “küresel ısınma nedeniyle hepimizin 12 yıl içinde öleceğini söyleyen aynı kişilerden” geldiğini söyledi.

Trump ayrıca, “küresel ısınma” ifadesinin gezegen soğuduğu için “iklim değişikliği” olarak yeniden adlandırıldığını ve kimsenin ölmediğini öne sürdü.

Trump’ın küresel ısınmayla ilgili bu cümlesinde en az dört sorun bulunuyor.
İlk olarak, “küresel ısınma” ifadesi, “iklim değişikliği” ifadesi de yaygın biçimde kullanılmasına rağmen hâlâ yaygın şekilde kullanılıyor. Bu iki kavram aynı anlama gelmiyor.

Bu bağlamda iklim bilimciler her iki ifadeyi de kullanıyor. “Küresel ısınma” genellikle küresel sıcaklıklardaki uzun vadeli artış eğilimini ifade ederken, “iklim değişikliği” bu eğilimin dünya genelinde yol açtığı çok sayıda etkiyi ifade etmek için kullanılıyor.

Trump yönetimine bağlı federal hükümetin bir parçası olan NASA da internet sitesinde bu iki kavram arasındaki farkı açıklıyor.

Örneğin Birleşmiş Milletler’in iklim değişikliği panelinin 2023 tarihli raporunun başlığı “İklim Değişikliği 2023: Sentez Raporu”.

Raporda, “İnsan faaliyetleri, başta sera gazı emisyonları olmak üzere, küresel ısınmaya tartışmasız biçimde neden olmuş ve küresel yüzey sıcaklığı 2011-2020 döneminde 1850-1900 ortalamasının 1,1 derece üzerine çıkmıştır” ifadeleri yer alıyor.

İkinci olarak Trump hangi zaman diliminden söz ettiğini belirtmedi ancak dünyanın soğumaya değil, ısınmaya devam ettiğini kabul etmedi.

Birleşmiş Milletler Dünya Meteoroloji Örgütü, ocak ayında yaptığı açıklamada “son 11 yılın kayıtlardaki en sıcak 11 yıl olduğunu” bildirdi. 2023, 2024 ve 2025 ise bu dönemin en sıcak üç yılı oldu. NASA’nın araştırması da aynı sonuca ulaştı. Bununla birlikte 2025, 2024 kadar sıcak değildi.
Üçüncü olarak uzmanlar, ısınan dünyanın çeşitli etkileri nedeniyle “kimsenin” hayatını kaybetmediği iddiasına büyük ölçüde katılmıyor.

Kesin bir ölüm sayısı belirlemek mümkün değil ancak bazı tahminler toplam ölü sayısının milyonlarla ifade edildiğini ortaya koyuyor.

Ölümlerin devam etmesi de bekleniyor. Dünya Sağlık Örgütü, “2030 ile 2050 arasında iklim değişikliğinin yalnızca yetersiz beslenme, sıtma, ishal ve sıcaklık stresinden kaynaklı olarak yılda yaklaşık 250 bin ek ölüme yol açmasının beklendiğini” belirtiyor.

Dördüncü olarak, dünyanın bir yerinde birinin “küresel ısınma nedeniyle 12 yıl içinde hepimiz öleceğiz” demiş olması mümkün. Ancak uzmanların hazırladığı rapor konuyu bu şekilde ortaya koymadı.

İklim bilimcilerin 2018’de yayımladığı ve geniş tartışma yaratan bir rapor, küresel ısınmayı sanayi öncesi döneme kıyasla 1,5 dereceyle sınırlama hedefi doğrultusunda ilerlemek için dünyanın önümüzdeki 12 yıl içinde karbon emisyonlarını ciddi biçimde azaltması gerektiğini belirtiyordu.
Bilim insanları, bu eşiğin aşılması halinde iklim değişikliğinin potansiyel ölümcül etkilerinin daha büyük olacağını söylüyordu.

2018 tarihli rapor siyasetçiler tarafından sıklıkla aşırı basitleştirilmiş olsa da uzmanların iddiası hiçbir zaman “12 yıl içinde hepimiz öleceğiz” şeklinde olmadı. Söylenen, geleceği iyileştirmek için 12 yıl içinde önemli adımlar atılması gerektiğiydi.

BM Çevre Programı da bu ay yayımladığı raporda, dünyanın 1,5 derecelik sıcaklık artışını “muhtemelen önümüzdeki birkaç yıl içinde” aşacağını bildirdi.

ABD’ye yatırım

Trump, ABD’ye 21 trilyon dolarlık yatırım aktığı yönündeki daha önceki yanlış övünmesinin daha temkinli bir versiyonunu kullandı.

Bu kez, “Dünyanın her yerinden 21 trilyon dolarlık yeni yatırım taahhüdü sağladık” dedi.

Trump’ın “taahhütleri güvence altına aldık” ifadesini kullanmasına rağmen bu rakamın görünürde bir dayanağı bulunmuyor. Beyaz Saray da bu rakamı şimdiye kadar doğrulayamadı.

Trump’ın BM’de konuşma yaptığı sırada Beyaz Saray’ın kendi internet sitesinde, Trump’ın ikinci başkanlık döneminde “büyük yatırım duyuruları” kapsamında toplam 11,2 trilyon dolarlık yatırım bulunduğu belirtiliyordu.

Bu rakam, Trump’ın sözünü ettiği 21 trilyon dolarlık taahhütten çok daha düşük.

CNN’in 2025’te yaptığı ayrıntılı inceleme, Beyaz Saray’ın listesinin trilyonlarca dolarlık belirsiz yatırım vaadini içerdiğini ortaya koymuştu.

Listede ayrıca ABD’ye yönelik yatırımlardan ziyade “ikili ticaret” veya “ekonomik değişim” konusundaki taahhütler ile taahhüt düzeyine bile ulaşmayan belirsiz ifadeler bulunuyordu.

Beyaz Saray’ın kullandığı rakama ABD merkezli şirketlerin yanı sıra yabancı kuruluşların verdiği taahhütler de dahil.

Federal verilere göre 2025’te ABD’ye yapılan yeni doğrudan yabancı yatırım yaklaşık 232 milyar dolar oldu.

ABD ve mühimmat stokları

Trump, İran savaşını uzun uzun savundu.
Trump ayrıca, “Korkaklar ve hainler ABD’nin mühimmatının az olduğunu söylemek isteyecektir ancak bu doğru değil.

Kullanmayı düşünemeyeceğimiz kadar çok mühimmatımız var ve bunları daha önce hiç olmadığı seviyelerde üretiyoruz” dedi.

ABD’nin mevcut mühimmat stoklarının kesin durumuna ilişkin gizli bilgilere erişim bulunmuyor. Trump’ın “korkaklar ve hainler” derken kimi kastettiği de açık değil.

Ancak İran savaşı nedeniyle ABD’nin mühimmat stoklarının en azından bazı kalemlerde azaldığını bildiren yalnızca CNN ve diğer medya kuruluşları değil.

Savunma Bakanlığı’nı denetleyen federal müfettişlik makamı ile tarafsız federal Kongre Bütçe Ofisi de geçen hafta yayımladıkları ayrı raporlarda esas olarak aynı değerlendirmeyi yaptı.

Raporda, Savunma Bakanlığı’nın tedarikten sorumlu bir biriminin savaş sırasında kullanılan mühimmatın “stratejik stoklarda açık oluşmasına ve mühimmat ikmalinde savunma sanayii tabanındaki darboğazların ortaya çıkmasına neden olduğunu” söylediği aktarıldı.

Rapora göre tedarik birimi ayrıca Pentagon’un bu sorunu hafifletmeye yönelik stratejileri uygulamaya başladığını ancak savunma sanayii tabanının üretim kapasitesini artırmasının “önemli ölçüde uzun bir hazırlık süresi” gerektirdiğini belirtti.

Raporda şu ifadelere yer verildi:
“En kalıcı darboğazlar katı yakıtlı roket motorlarının üretimi, yüksek kaliteli patlayıcılar ve itici maddelerin bulunabilirliği ile nitelikli üretim iş gücünün işe alınması alanlarında bulunuyor.”

Kongre Bütçe Ofisi’nin raporunda ise füze savunma önleyicilerinde bir “açık” bulunduğu ve savaşın “ABD’yi birkaç yıl boyunca daha düşük bir önleyici stokuyla bırakacağı” belirtildi.

Rapora göre İsrail ve ABD’nin Haziran 2025’teki kısa süreli çatışma sırasında İran’a saldırmasından önce bile Savunma Bakanlığı’nın önleyici füzeler konusunda “sınırlı” bir stoku bulunuyordu.

Bütçe Ofisi’nin araştırması, ABD’nin Haziran 2025’ten bu yana söz konusu mühimmatın stokunun “muhtemelen yarısı ile üçte ikisi arasındaki bölümünü kullandığını” gösteriyor.

Raporda, “Savunma Bakanlığı’nın yakın zamanda kullandığı füze savunma önleyicilerinin miktarı, mevcut düşük üretim hızları ve üretimi artırmanın geçmişte yarattığı zorluklar dikkate alındığında, üretim artırılsa bile Savunma Bakanlığı’nın önleyici stoklarını yeniden oluşturması muhtemelen en az beş yıl sürecektir” denildi.

Savunma Bakanlığı ise mühimmat açığı bulunduğu yönündeki iddiaların doğru olmadığını sürekli olarak savunuyor.
Bakanlık geçen hafta da aynı tutumu yineledi.

Washington DC’de suç oranları

Trump, ABD’nin çeşitli kentlerinde ikinci başkanlık döneminde yaşanan suç oranlarındaki düşüşü de yeniden olduğundan fazla gösterdi.

Trump, en önemli gelişmenin Washington DC’de yaşandığını belirterek, “Geçen yıl 20 Ocak’ta geldiğimde Washington DC suçla doluydu ve şimdi suç yüzde 87 azaldı. Yüzde 100’e ulaşmak için çalışıyoruz” dedi.

Yüzde 87’lik rakam gerçeğe yakın değil.
Washington’da genel suç oranı bu yıl gerçekten de düşüş gösteriyor. Ülkenin büyük bölümünde de benzer bir düşüş yaşanıyor.

Polis departmanının verilerine göre pazartesi günü itibarıyla Washington’da 15 binden fazla toplam suç kayda geçirildi ve kamuoyuna bildirildi.

Bu sayı, 2024’ün aynı tarihine kıyasla yaklaşık yüzde 23’lük bir düşüşe işaret ediyor. Bu oran, Trump’ın tekrar tekrar dile getirdiği yüzde 80’in üzerindeki düşüşlerden oldukça uzak.

2025’in aynı dönemine kıyasla ise suçlarda yaklaşık yüzde 15’lik bir azalma bulunuyor.

Washington Post, ağustos ayında Beyaz Saray’ın Trump’ın başkentte suçların yüzde 81, yüzde 88 veya yüzde 92 oranında azaldığı yönündeki iddialarını doğrulayamadığını bildirdi.

Washington Post, Trump’ın Washington DC’deki suç oranlarına ilişkin açıklamalarının netleştirilmesi istendiğinde Beyaz Saray yetkililerinin kundaklama vakalarına işaret ettiğini yazdı. Kundaklama vakaları 2025’te dörtken 2026’da bire düştü.

Beyaz Saray ayrıca başkentte cinayet oranının son yıllarda önemli ölçüde düştüğüne dikkat çekti. Ancak bu düşüş, Trump’ın dile getirdiği oranlara ulaşmıyor. Trump belirli suç kategorilerindeki düşüşlere atıfta bulunmak istiyorsa bunu açıkça ifade edebilir.

Exit mobile version