CNBC: Yatırımcılar yapay zeka için Davos’a gitti, Grönland hakkında konuşarak ayrıldı

IMG_7850

Davos’ta bir yanda yapay zeka, robotaksiler ve dev yatırımlar konuşulurken, diğer yanda tarifeler, Grönland ve jeopolitik riskler gündemi belirledi. Aynı köyde, aynı anda iki farklı Davos yaşandı.

Bu hafta Davos’ta gerçekleşen paneller, otel lobileri ve toplantılar arasında mekik dokurken, karlı bir İsviçre kasabasında sanki aynı anda iki ayrı konferans yapılıyormuş gibi bir atmosfer vardı.

CNBC’nin bildirdiğine göre Davos’un bir tarafında hava dikkat çekici biçimde iyimserdi. Yöneticiler ve yatırımcılar, yapay zekanın abartı olmaktan çıkıp üretime geçtiğinden söz ediyor, “dünya modelleri” ve “fiziksel yapay zeka” gibi kavramlar havada uçuşuyor, bu alanı desteklemeye hazır devasa sermaye havuzları tartışılıyordu.

Diğer Davos’ta ise birçok sohbetin dönüp dolaşıp gümrük tarifelerine, Grönland’a, jeopolitik gerilimlere ve yatırımcıların on yıllardır güvendiği küresel kuralların gerçek zamanlı olarak değiştiğine dair artan bir algıya vardığı görülüyordu.
Bu iki dünya sürekli iç içe geçti. Çoğu zaman aynı sohbetin içinde.

Singapur merkezli ticaret şirketi Tsao Pao Chee’nin Yönetim Kurulu Başkanı Chavalit Frederick Tsao, kulislerde yaptığı değerlendirmede, “Bu yıl Davos’un ortaya koyduğu şey bir inovasyon krizi değil, bir tutarlılık krizi ve güven kaybıdır. Teknoloji, kolektif bilgeliğimizden daha hızlı ilerliyor” dedi.

Hızlı inovasyon ile siyasi belirsizlik arasındaki bu gerilim, haftanın büyük bölümünü tanımladı.

Trump’ın gelişiyle Davos’un havası değişti

Çarşamba günü binlerce kişi, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kongre Merkezi’ndeki konuşmasını dinlemek için bir saatten fazla kuyrukta bekledi. İçeride atmosfer bir politika forumundan çok bir konseri andırıyordu.

Trump’ın konuşması mizah, kışkırtıcılık ve öngörülemezlik arasında gidip geldi. Ancak konu Grönland’a, yani ABD’nin Arktik adayı edinmesi gerektiği ısrarına geldiğinde, salondaki hava değişti.

Az önce gülen insanlar sessizleşti. Bazıları başını salladı, bazıları huzursuz bakışlar paylaştı.

Sonraki birkaç saat içinde Grönland ve tarifeler sohbetlere hakim oldu; yapay zeka altyapısı ve enerji yatırımlarından, ticaret baskısına ve siyasi riske geçilmişti.

Elon Musk sahnede

Bir gün sonra Elon Musk, foruma yıllar sonra ilk kez dönerek Davos’a geldi.
Kalabalık bir oturumda Tesla’nın CEO’su, robotaksiler, insansı robotlar ve yapay zeka geliştirmeye dair iddialı bir vizyon ortaya koydu. Musk, sürücüsüz robotaksilerin 2026 sonuna kadar ABD’de “çok ama çok yaygın” hale geleceğini söyledi. Ayrıca yapay zekanın bu yıl insan zekasını aşabileceğini öngördü.

Birçok katılımcı için bu konuşma havayı yeniden ayarladı. Ardından sohbetler veri merkezlerine, batarya depolamaya, hesaplama gücüne ve şehirlerin ile elektrik şebekelerinin beklenen enerji talebi artışıyla nasıl başa çıkacağına kaydı.

Bir önceki günle kontrast çarpıcıydı.
Bir gün Davos, Trump’ın konuşmasının jeopolitik sonuçlarını anlamaya çalışıyordu. Ertesi gün ise tam gaz teknolojik geleceği konuşmaya geri dönmüştü.

‘Kanaat temelli’

Bu ani savrulma, hafta boyunca yapılan röportajlarda da kendini gösterdi.

Abu Dabi merkezli yatırım devi Mubadala’nın CEO Yardımcısı Waleed Al Mokarrab Al Muhairi, CNBC’den Dan Murphy’ye 2026’ya yönelik yatırım duruşunun iki kelimeyle özetlenebileceğini söyledi:

“Kanaat temelli. Yani kaotik değil, ama dünya kuşkusuz daha parçalı hale geliyor. Bu durum kendi fırsatlarını da, risklerini de beraberinde getirecek. Sermayeyi metodik, stratejik ve kanaate dayalı bir şekilde konuşlandırabildiğiniz sürece, bence grubun önünde olursunuz”
Bu sırada Siemens Energy Yönetim Kurulu Başkanı Joe Kaeser, yapay zekayı tüketiciye dönük bir yarıştan ziyade endüstriyel bir fırsat olarak tanımladı.

Kaeser, “Dünyada sanayileşme, mekanizasyon ve otomasyon konusunda Avrupa kadar veri barındıran başka bir kıta yok. Bunu hesaplama gücüyle birleştirdiğinizde, fiziksel ile sanalın nerede buluşacağını tanımlama konusunda Avrupa en iyi seçeneklere sahip” dedi.

Kaeser, liderlerin politika açıklamalarının eyleme dönüşüp dönüşmeyeceğini hâlâ beklediğini söyledi ve şöyle devam etti:

“Bunların açıklandığı gibi uygulanıp uygulanmayacağı henüz belli değil, ama çok önemli oyunculardan biri oyuna katılmak istemezse, bu herkes için kötü olur”

Ülkeler yatırımcıları yatıştırmaya çalıştı

Maliye bakanları ve diğer politika yapıcılar için bu yıl Davos’taki mesajların önemli bir bölümü güven vermeye odaklandı.

Güney Afrika Maliye Bakanı Enoch Godongwana, ülkesinin aldığı kredi notu artışlarını, ABD’nin Mali Eylem Görev Gücü’nün gri listesinden çıkarılmasını ve siyasi istikrarı vurguladı. Ardından konu Washington’la ilişkilerin yönetilmesine ve ticaret görüşmelerine geldi.

Godongwana, “Güney Afrika ekonomisi için bir numaralı risk jeopolitik durum. Öngörmesi zor ve sonuçlarını bilmiyoruz” şeklinde konuştu.

Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed El-Cedan ise defalarca diyalog ihtiyacına dikkat çekti ve “İş dünyasının ihtiyacı olan şey kesinliktir” diyerek, anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini söyledi.

Yan yana iki Davos

Haftanın sonunda net bir tablo ortaya çıktı.

Yapay zeka, enerji dönüşümü ve sanayinin yeniden icadı konulu paneller dolup taşıyordu. Özel görüşmeler genişleme, uygulama ve uzun vadeli beklentilere odaklanıyordu.

Ancak daha kahve başında, koridorlarda veya servis araçlarında, yani sakin anlarda sohbet yeniden Grönland’a, tarifelere ve politikanın yatırım hesaplarını ne kadar hızlı değiştirebileceğine dönüyordu.

Bir Davos, yapay zekanın neleri mümkün kılabileceğine ve teknolojinin sınırlarına odaklanıyordu. Diğeri ise jeopolitik belirsizlik içinde yol bulmaya ve bu ilerlemeyi mümkün kılan koşulları korumaya çalışıyordu.

İkisi de aynı anda, aynı köyde, çoğu zaman aynı sohbetin içinde yaşanıyordu.

Exit mobile version