CBS News | Epstein dosyası: ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Barrack ile teması Trump’ın başkanlığında da sürmüş

IMG_9055

Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı dosyalar Trump’ın yakın çevresindeki isimlerden Tom Barrack’ın Epstein’la sosyal ve profesyonel bağlarını yıllarca sürdürdüğünü gösteriyor. Belgeler iki isim arasındaki ilişkinin Trump’ın ilk başkanlık döneminde de devam ettiğini ortaya koyuyor

CBS News’in Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan 100’den fazla mesaj ve e-posta yazışmasına dayandırdığı analize göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın uzun yıllardır yakın çevresinde yer alan ve halen ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ile Suriye Özel Temsilcisi olarak görev yapan Tom Barrack, Jeffrey Epstein’ın 2008’de reşit olmayan bir kişiye yönelik suçtan mahkûm edilmesinin ardından da yıllarca onunla düzenli ve yakın temasını sürdürdü.

Yazışmalar, uluslararası iş çevrelerinde etkin bir isim olan Barrack’ın, Epstein’ın sabıka kaydı kamuoyunda bilinir hale geldikten sonra da onunla sosyal ve profesyonel ilişkisini devam ettiren varlıklı ve etkili isimler arasında yer aldığını ortaya koyuyor. Bu temasın, Barrack’ın 2016’da Trump’ın seçim kampanyasında önemli bir bağış toplayıcı haline gelmesi, ardından yemin töreni komitesine başkanlık etmesi ve Beyaz Saray’da sıkça yer alması sonrasında da sürdüğü görülüyor.

Belgelerde, Epstein’ın zaman zaman Barrack’ı Trump’a bilgi iletebilecek bir kanal olarak gördüğüne işaret eden ifadeler yer alıyor. Ancak mevcut kayıtlarda iletişimin tek yönlü olduğu, Epstein’dan gelen mesajların Trump’a iletildiğine ya da Trump’ın Barrack üzerinden Epstein’la temas kurduğuna dair bir bulgu bulunmadığı belirtiliyor.

Suç faaliyetlerine dair bilgi yer almıyor

Öte yandan belgelerde, Barrack’ın Epstein’ın olası suç faaliyetlerine katıldığına ya da bunlardan haberdar olduğuna dair bir kanıt yer almıyor.

Mesajlar daha çok, Epstein’ın seçkin sosyal ve finans çevrelerinde yeniden konumlanmaya çalıştığı dönemde süren kişisel ve iş bağlantılarını yansıtıyor.

Yazışmalarda özel davetler, diplomat ve yatırımcılarla tanıştırmalar ile iş fırsatlarına dair görüşmeler bulunuyor.

Epstein’ın bazı mesajlarda iletişimin şifreli uygulamalara taşınmasını önerdiği, ancak bu yazışmaların resmi kayıtlarda yer almadığı ifade ediliyor.

78 yaşındaki Barrack, halka açık bir gayrimenkul yatırım şirketinin kurucusu ve eski başkanı. 2016 seçim sürecinde Trump’ın kampanyasında öne çıkan isimlerden biri oldu; seçim sonrasında özellikle Orta Doğu politikalarında danışmanlık yaptı. Daha sonra özel yetkili savcı Robert Mueller’ın yürüttüğü Rusya soruşturması kapsamında yabancı bağlantıları nedeniyle incelemeye alındı ve Birleşik Arap Emirlikleri adına arka kapı diplomasisi yürüttüğü iddiasıyla yargılandı. 2022’de jüri tarafından beraat etti. Trump’ın ikinci döneminde ise Türkiye’de kilit bir diplomatik görevi üstlendi.

Ne zaman tanıştılar?

Barrack ile Epstein’ın ilk ne zaman tanıştığı net değil. Ancak Michael Wolff’un “Fire and Fury” adlı kitabında Trump, Barrack ve Epstein’ın 1980’ler ve 1990’larda aynı sosyal çevrede yer aldığı belirtiliyor. Trump kitabı “asılsız ve çarpıtılmış” olarak nitelendirmiş, Epstein ile bağlarını yıllar önce kestiğini ve herhangi bir yanlışının bulunmadığını söylemişti.

Ceza aldıktan sonra da irtibatta kaldılar

Yazışmalar, Epstein’ın 2008’de Florida’da yaptığı anlaşmalı itiraf sonrası hapis cezasını tamamlamasının ardından da iki isim arasındaki temasın sürdüğünü gösteriyor. 2009’da Barrack’ın Epstein’a “Umarım iyisindir ve hayat yeniden sakinleşmiştir” mesajı gönderdiği; ilerleyen yıllarda Epstein’ın Barrack’ı Peter Thiel, Ehud Barak ve Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vitaly Churkin gibi isimlerle bir araya getirmeye çalıştığı görülüyor.

Eylül 2009’da, Epstein’ın Palm Beach County Hapishanesi’nden tahliye edilmesinden sadece birkaç ay sonra Barrack ona, “Seni düşünüyorum, umarım iyisindir ve hayat yeniden sakinleşmiştir” diye yazdı. Bu mesaj, iki isim arasında uzun yıllar sürecek temasın başlangıcı oldu. Takip eden yıllarda Epstein, Barrack için görüşmeler ayarladı ve onu Palantir CEO’su Peter Thiel, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak ve Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vitaly Churkin gibi isimlerle tanıştırdı.

2016 başkanlık kampanyası

2016’nın ilk aylarında Donald Trump’ın New Hampshire’daki Cumhuriyetçi ön seçimini kazanarak siyasi çevreleri şaşırtmasının ardından Barrack, onun Beyaz Saray’a yönelik “dışarıdan aday” kampanyasını şekillendiren dar bir iç ekibin parçası olarak öne çıktı.

Trump’ın yükselişi hızlanırken Epstein, Barrack’a bir selam mesajı göndererek geçmişlerine atıfta bulundu: “Umarım iyisindir. Fotoğraflar iyi görünüyor.

Bilgin olsun, hem Donald ([redacted], Marla, güzellik yarışması, Mar-a-Lago vs.) hem de Clinton hakkında gazetecilerden haftada birçok telefon alıyorum. Son dönemde Clinton’la ilgili daha az ama cevaplarım hep ‘söyleyecek bir şeyim yok’ oluyor ya da tamamen görmezden geliyorum.

Birkaç kez sokakta sorularla köşeye sıkıştırıldım ama artık daha dikkatliyim.”
Barrack ise “Umarım iyisindir. Görüşelim” yanıtını verdi.

Epstein daha sonra Barrack’tan yeni doğan bebeğinin fotoğrafını istedi: “Senin ve çocuğun fotoğraflarını gönder — beni gülümset.”

Nisan 2016’da, Barrack kampanyada derin biçimde yer alırken Epstein yeniden temasa geçti; bu kez bir uyarıyla. “Katie Johnson” takma adını kullanan bir kadının açtığı ve kamuoyuna zarar verebilecek nitelikteki bir davaya ilişkin e-postayı iletti. Sivil davada kadın, 1994’te Epstein ve Trump tarafından tecavüze uğradığını iddia ediyordu. Dava daha sonra geri çekildi; Trump suçlamaları reddetti.

Epstein mesajında, hukuki iddiayı “saçmalık” olarak nitelendirdiğini ancak “yine de bilmenizi istedim” diye yazdı. Belgelerde Barrack’ın bu mesaja yanıt verip vermediğine dair bir kayıt bulunmuyor.

Temmuz ayında Barrack, Cumhuriyetçi Ulusal Kongre’de Ivanka Trump’ın ardından konuşma yaptı. Coşkulu konuşmasında, “Otuz yılı aşkın süredir Donald’ı hayatın tüm iniş çıkışlarında, yakın bir dost ve iş ortağı olarak yakından tanıyorum” dedi.

Bu noktada Epstein, Trump’ın yakın çevresinde sağlam bir konuma yerleşmiş bir dosta sahipti; yıllardır inşa ettiği bu ilişki her iki taraf için de potansiyel fayda taşıyordu.

Barrack, Epstein ve Orta Doğu

1990’larda New York elitlerinin sosyal çevresinde şekillenen Barrack–Epstein dostluğu yeni milenyuma da taşınmış görünüyor.

2000’lerin başında hem Epstein hem de Barrack’ın Orta Doğu ile güçlü iş bağlantıları vardı. Adalet Bakanlığı belgelerine göre Epstein bölgeye sık sık seyahat ediyordu; Barrack ise Orta Doğu hükümetleriyle bağlantılı çok sayıda gayrimenkul anlaşmasında yer aldı.

Yeni yayımlanan Adalet Bakanlığı dosyalarında Barrack’a dair en erken kayıt, 2002 tarihli bir e-posta. Hyatt Hotels’in icra kurulu başkanı ve Epstein’ın arkadaşı Tom Pritzker, Ghislaine Maxwell’e yazdığı mesajda bir önceki akşam Meksika’daki bir yemekte Barrack’ı gördüğünü belirtiyor. Aynı yıl dosyalarda, Epstein’ın New York ofisinden Barrack’a gönderilen bir FedEx paketi kaydı da yer alıyor.

Nicole Junkermann

Epstein’ın Barrack’la iletişimi, hapisten çıkışından yaklaşık bir yıl sonra yeniden yoğunlaştı. Epstein, Barrack ile finansçı ve Alman kontesi Nicole Junkermann arasında bağlantı kurdu; ardından iş ya da kişisel nitelikte bir ilişkinin şekillendiği anlaşılıyor. İzleyen aylarda Epstein iki isim arasında arabuluculuk yaparak hem yardım tekliflerinde bulundu hem de Barrack’la dostluğunu pekiştirdi.

Bir yazışma zincirinde Epstein, Barrack’ın asistanına New Mexico’daki evine davet gönderdi. Barrack’ın daveti kabul ettiği, ancak birkaç gün sonra asistanının ziyareti iptal ettiği görülüyor.

Başka bir mesajda Epstein, Barrack’a “Ne olursa olsun, yardım edebileceğim bir şey varsa ederim” diye yazdı.

İki hafta sonra Barrack, Epstein’a yalnızca şu ifadeleri içeren bir e-posta gönderdi: “Yapacağım!!! Karmaşık!! [küfür] bir fırtınanın içindeyim ve onun ifşa olmasını istemedim!!! Üzgünüm.”

Epstein ise “Anladım, her zaman yanındayım. Bol şans” yanıtını verdi.

Barrack da “Ben de senin için!!!!” diye karşılık verdi.

Kraliyet bağlantıları

Kasım 2010’da Epstein, Barrack’a üst düzey bir tanışma fırsatı sundu.

Bir e-postasında, “Prens Andrew bu hafta New York’ta benimle kalacak, ziyarete geldiğinde onun da orada olmasını ister misin?” diye sordu.

Bu görüşmenin gerçekleşip gerçekleşmediği net değil. Ancak aynı hafta Epstein’ın Prens Andrew ile Central Park’ta yürürken fotoğraflandığı biliniyor.

Aynı yaz Epstein, Barrack’ı New Mexico’daki çiftliğine bir başka üst düzey temas fırsatı için davet etti.

“Sultan bu hafta çiftliğe gelecek, bize katılsana,” diye yazdı.

Buradaki “Sultan”ın, Epstein’ın yakın çevresinden, Dubai merkezli büyük bir liman şirketinin CEO’su Sultan Ahmed bin Sulayem olduğu anlaşılıyor. (Emirlikli iş insanı, Epstein’la yazışmalarının ortaya çıkmasının ardından bu hafta CEO’luk görevinden alındı.) Barrack ise, “Keşke gelebilsem — ona benim için sarıl,” yanıtını verdi.

Ağustos 2011’de Barrack, Epstein’a gönderdiği e-postada, “Sultan’ı az önce gördüm, seni çok seviyor! Ona senin en iyisi olduğunu, birinci sınıf bir insanın içinde birinci sınıf bir zekâ taşıdığını söyledim! Özledim,” ifadelerini kullandı.

“Çıplak fotoğrafları kaldırın” talimatı

Altı ay sonra, Ocak 2012’de Barrack, “Mutlu yıllar. Umarım iyisindir. Bir fikrim var, konuşabilir miyiz?” diye yazdı. Bu fikrin, Epstein’ın New York’taki malikânesini Katar Başbakanı Şeyh Hamad bin Jassim bin Jaber el-Thani’ye satmak olduğu anlaşılıyor. Birkaç gün sonra şeyhin evi görmesi için hazırlık yapıldı;

Epstein personele duvardaki “çıplak fotoğrafların” kaldırılması talimatını verdi.

Epstein, adı gizlenen bir kadın çalışana “topuklu ayakkabı” giymesini söyledi ve Barrack’a, “Sarah için ona her gün teşekkür ediyorum, onu bu sayede buldum” demesini önerdi. Bu ifadeyle kimi kastettiği ise belirsiz.

Birkaç saatlik gecikmenin ardından ziyaret iptal edildi. Ertesi gün Barrack, “Evi gördü. Çok beğendi ama onun için yeterli yatak odası yok,” diye yazdı. Epstein ise Manhattan’daki en büyük müstakil konutlardan biri olan evinin büyüklüğünü savunarak, bazı yatak odalarının spor salonu, ofis ve müzik odasına dönüştürüldüğünü; üst katta sekiz, alt katta ise üç personel odası bulunduğunu belirtti.

Barrack, “Programı uygun olduğunda tekrar göreceğine söz verdi. Umarım sen de buradayken,” yanıtını verdi. Bu görüşmenin gerçekleşip gerçekleşmediği bilinmiyor; ancak aynı yıl Katar lideri karşı sokakta 47 milyon dolara bir ev satın aldı.

Epstein yılın geri kalanında Barrack’la yüz yüze temas kurmaya çalışmayı sürdürdü, ancak bu girişimlerin başarılı olup olmadığı net değil. Aralık ayında Epstein, Barrack’ın şirketi Colony Capital ile ilgili bir yatırımcı e-postasını ileterek, “Hiç dinlenmiyor musun?” diye yazdı.

Barrack ise, “Beni uşağın olarak işe alana kadar hayır. Rol modelim nasıl?” yanıtını verdi. Bu ifadeyle kimi kastettiği yine belirsiz.

Değişen ilişki

Barrack’ın odağının 2016 baharında başkanlık kampanyasına kaymasıyla birlikte, Epstein ile iletişimi bir süre azaldı.

22 Temmuz’da, Barrack’ın Cumhuriyetçi Parti Kongresi’ndeki konuşmasının ardından Epstein bir tebrik e-postası gönderdi.

Barrack ise “Teşekkürler dostum” diye yanıt verdi.

Ertesi ay Barrack, Epstein’a şu mesajı attı:

“Suudi arkadaşınla görüştüm! Sana bayılıyor!! Nasılsın — Tom Barrack.”

Epstein, “Harika… Eğer henüz indirmediysen Signal uygulamasını indir. New York’a ne zaman geliyorsun? Bu akşam mı? Woody [Allen] ile akşam yemeği?” diye karşılık verdi.

Barrack ise “Türkiye’dayım. Pazartesi orada olacağım. Seni ararım. Şimdi indiriyorum” yanıtını verdi.

Signal, kullanıcıların mesajları belirli bir süre sonra otomatik olarak silinecek şekilde ayarlayabildiği şifreli bir mesajlaşma uygulaması.

Aynı gün Epstein, o dönemde Rusya’nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi olan Vitaly Çurkin’e mesaj atarak, Barrack ve eski İsrail Başbakanı Ehud Barak ile evinde yapılacak bir toplantıya davet etti. Barak, Epstein’ın yakın kişisel dostu ve iş ortağıydı. Epstein kısa süre önce Çurkin’in oğlu Maksim’e ABD’li finans şirketi Boothbay Fund Management’ta staj ayarlamıştı; Çurkin de Epstein’ın evine sık gelen isimler arasındaydı.

Epstein’ın 29 Ağustos tarihli ajandasında “Ehud Barak, Tom Barrack ve Vitaly Churkin ile öğle yemeği” notu yer alıyor.

Bir ay sonra Barrack’ın, Norveçli diplomat Terje Rød-Larsen ile birlikte Epstein’la yeniden görüşmesi planlandı; Epstein ayrıca Peter Thiel’i de telefonla katılmaya davet etti. Aynı gün Epstein, Barrack’a miras planlamasına ilişkin tavsiyeler içeren bir e-posta gönderdi.

Toplantının planlanmasından bir gün sonra Epstein, Barrack’a şu mesajı yazdı:

“Thiel’in kadınlar ve çocuklarla ilgili önerisini sevdim; her ‘hayat kurtarmak’ dediğinde, senin dikkatsiz müdahalelerin sonucu ölen on binlerce kadın ve çocuğu düşünüyorum.”

Bunun ertesi günü Epstein, Barrack’ın kurucusu olduğu ve halka açık bir şirket olan Colony Capital’in hisselerinden yaklaşık 1 milyon dolarlık alım yaptı.

Epstein ve Barrack arasındaki e-posta trafiği devam etti. Yazışmalar arasında, Hillary Clinton’ın kampanya direktörü John Podesta’ya ait sızdırılmış iç yazışmalara ait bağlantılar da yer aldı. Barrack, Fortune dergisi için kaleme aldığı bir köşe yazısını paylaştı. Epstein ise Trump’ın Clinton ile yaptığı tartışmadaki performansına ilişkin uzun bir değerlendirme gönderdi.

Trump’ın başkanlığı

Uçuş kayıtları ve o dönemde Epstein’a yakın bir kaynağa göre, Epstein 2016’daki seçim gecesinde sonuçları Suudi Arabistan’dan takip etti. O sırada Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz El Suud ile bir araya gelmişti. Epstein daha sonra bir arkadaşına gönderdiği e-postada, eve halılarla birlikte bir çadır hediyesiyle döndüğünü yazdı.

9 Kasım’da, Trump’ın seçimi kazanmasının ertesi günü, üst düzey bir Suudi yetkili Epstein’a mesaj atarak “Sonuçlar açıklandıktan sonra Kral’ın yeni Başkanı arayıp tebrik etmesi hakkında ne düşünüyorsun?” diye sordu. Epstein ise “TOM Barrack sizin temas noktanız” yanıtını verdi.

27 Kasım’da New York’taki bir iş ortağı, Şükran Günü’nü nasıl geçirdiğini sormak için Epstein’a yazdı. Epstein, “çok eğlenceliydi, Palm Beach’te Trump ekibiyle birlikteyim” diye yanıt verdi. Daha sonra bir başka kişiye ise “PB’de Barrack ve çocuklarla birlikteyim, çılgın çılgın” ifadelerini kullandı.

Barrack, o kış Trump tarafından yemin törenini organize etmekle görevlendirildi.

Ocak ayında ise Sultan bin Sulayem, Barrack’ın çeşitli etkinlik davetlerini kabul edip etmemesi gerektiğini sormak için Epstein’a yazdı. New York Post’a göre Sulayem, “Salute to Our Armed Services” balosuna katıldı.

Başkanlık döneminde aracı rolünü sürdürdü

Mart 2017’de Epstein, Barrack için bağlantı kuran aracı rolünü sürdürdü; ayrı ayrı Bill Gates ile Hintli milyarder Amil Ambani’nin Barrack’la görüşmesini önerdi.

Aynı ay Barrack’la temasa geçerek Ambani ile bir araya gelmesini tavsiye etti ve Hindistan başbakanının mayıs ayında ABD’yi ziyaret edeceğini bildirdi.

Takip eden yıl boyunca Epstein, Trump’a yakın bazı isimlere, Rusya soruşturmasının yarattığı sonuçlarla başa çıkmak için başkanın Barrack’ın da içinde yer alacağı bir “savaş konseyi” kurmayı değerlendirmesi gerektiğini önerdi.

Mayıs ayında, Mueller soruşturması nedeniyle Barrack üzerindeki hukuki baskı artarken, Epstein ona bir avukat tavsiyesinde bulundu ve şu mesajı gönderdi: “Umarım iyisindir. Tavsiyeye ihtiyacın olursa [beyaz yakalı davalarda güçlü bir isim olan] Reid Weingarten’ı not et.”

Barrack ise “patronun listesinde” yanıtını verdi; burada muhtemelen Trump’ı kastetti.

Barrack ile Epstein arasındaki iletişim o yıl boyunca aralıklı olarak sürdü. 8 Haziran’da Epstein, Barrack’a e-posta göndererek, “San Diego’dayım. Bugün buluşalım mı? Hafta sonu çiftliğime gelsene? İyi görünüyorsun” yazdı.
Barrack, “DC’deyim! Signal’den yazarım” diye karşılık verdi.

Ocak 2018’in başında, yayınevi Michael Wolff’un kitabını yayımlamaya hazırlanırken, Epstein Wolff’a “Barrack peşimde” diye yazdı; ertesi gün de kitapta yer alıp almayacaklarını sorarken “[Barrack] bana sürekli mesaj atıyor” ifadesini kullandı.

Görüşmelerin şifreli uygulama üzerinden devam edip etmediği bilinmiyor. Bu yazışmalar Epstein dosyalarının kamuya açıklanan bölümünde yer almadı.

11 Kasım 2018 tarihli uçuş kayıtları, Barrack ile Epstein’ın Teterboro’dan Palm Beach’e kendi özel uçaklarıyla birbirlerinden bir saat arayla uçtuklarını gösteriyor.

CBS News, Barrack, Trump ve haberde adı geçen diğer isimlerden yayımlanma tarihine kadar konuya ilişkin yanıt alınmadığını bildirdi.

Exit mobile version