Berlin’in ‘katil drone’ yatırımı: Alman ordusunun satın almaya hazırlandığı silahlar Ukrayna’da çuvalladı

IMG_8182

Almanya, ordusunu modernize etme hedefi kapsamında yüz milyonlarca avroluk silahlı drone alımına hazırlanırken, Ukrayna’daki cephe verileri bu sistemlerin beklentilerin çok altında kaldığını gösteriyor

Almanya, Rusya tehdidi ve ABD’nin Avrupa güvenliğindeki rolünü kademeli olarak azaltmasıyla birlikte, Bundeswehr’i gerçek bir savaş gücüne dönüştürmeyi hedefleyen kapsamlı bir yeniden silahlanma sürecine girmiş durumda. Bu çerçevede Berlin, yeni bir silahlı drone sistemi için 267,7 milyon euroluk bir alım yapmaya hazırlanıyor.

Ancak Politico’nun ulaştığı Alman Savunma Bakanlığı iç belgeleri, Ukrayna’da kullanılan aynı sistemlere ilişkin ciddi soru işaretleri doğuruyor. Ukrayna’daki konuşlandırmalardan elde edilen saha verileri, söz konusu dronların hedeflerine yalnızca yüzde 33–36 oranında ulaşabildiğini ortaya koyuyor.

Helsing ve HX-2: Savunma sanayisinin yıldızı

Söz konusu sistemler, 2021’de kurulan ve yapay zeka destekli askeri teknolojiler geliştiren Münih merkezli savunma girişimi Helsing tarafından üretiliyor. Şirket, kısa sürede Almanya’nın en dikkat çeken yeni savunma firmalarından biri haline geldi.

Yaklaşık 12 milyar euro değerlemeye ulaşan Helsing, geçen yıl aralarında eski Spotify CEO’su ve şirketin mevcut yönetim kurulu başkanı Daniel Ek’in de bulunduğu yatırımcılardan 600 milyon euro fon topladı.

Almanya’nın planına göre Bundeswehr, 4 bin 350 adet HX-2 tipi dolaşan mühimmat (loitering munition) alacak. Paket; simülatörler, eğitim ekipmanları, teknik aksesuarlar ve yer kontrol sistemlerini de kapsıyor.

Cephede başarısızlık: Sorun Rus karşı tedbirleri değil

Ancak Ukrayna’dan gelen veriler, şirketin kamuoyuna sunduğu tabloyla örtüşmüyor. POLITICO’nun gördüğü iç değerlendirmelere göre HX-2 dronları, 14 görevden yalnızca 5’inde hedefe ulaşabildi.

Belgelerde dikkat çekici bir nokta da başarısızlıkların büyük bölümünün Rus elektronik harp önlemlerinden değil, doğrudan sistemsel sorunlardan kaynaklanmış olması.

Bunlar arasında:

Kararsız ve kopan video aktarımı
Hedef tespitinde sınırlamalar
Esnek olmayan sensör sistemleri öne çıkıyor.

Bu tablo, Almanya’nın askeri modernizasyonunun Bundeswehr’in kronik sorunlarını tekrar etme riski taşıdığı yönündeki endişeleri artırıyor. Geçmişte Almanya, milyarlarca euro harcanan ancak sahada yetersiz kalan savaş uçakları, uçamayan helikopterler ve askerlerin temel ihtiyaçlarda bile zorlandığı projelerle eleştirilmişti.

“Veri seti çok sınırlı”

Helsing ise Ukrayna’daki saha verilerinin istatistiksel olarak güvenilir olmadığını savunuyor. Şirket, cephede şimdiye kadar yalnızca “düşük çift haneli sayıda” HX-2 drone kullanıldığını, bu nedenle genel performans hakkında kesin yargılara varılamayacağını belirtiyor.

Şirket ayrıca, Almanya, Birleşik Krallık ve Kenya’da Britanya ordusuyla yapılan testlerde HX-2’nin yüzde 100’e yakın isabet oranlarına ulaştığını ve bunun yazılı test raporlarıyla belgelendiğini ileri sürüyor.

Helsing, Ukrayna’da kullanılan sistemlerle Almanya’nın satın alacağı dronlar arasında teknik fark olup olmadığına dair ise gizlilik gerekçesiyle yorum yapmıyor.

Alman Savunma Bakanlığı, saha verileri ve ihale süreci hakkında yorum yapmayı reddetti. Ancak tedarik sürecine aşina iki yetkili, Ukrayna’daki performans verilerinin Bakanlık tarafından iç değerlendirmelerde dikkate alındığını doğruladı.

Sözleşme, bir çerçeve anlaşma niteliği taşıyor. Bu da gelecekte 20 bin adede kadar ek drone ve ilave yer kontrol istasyonlarının satın alınabileceği anlamına geliyor. Sözleşme bedelinin yüzde 15’inin peşin ödenmesi öngörülüyor.

Almanya’da 25 milyon euronun üzerindeki tüm askeri alımların Federal Meclis’in (Bundestag) onayından geçmesi gerekiyor. Kararın Şubat ayı sonuna kadar verilmesi bekleniyor.

Tek tedarikçiye bağımlılık endişesi

Bloomberg’e göre Berlin, daha geniş kapsamlı kamikaze drone alımlarını Helsing ile Alman girişimi Stark Defencearasında bölmeyi planlıyor. Ama şu anda Meclis’in önünde olan 267,7 milyon euroluk sözleşme yalnızca Helsing’i kapsıyor ve tartışmalı saha verileri de sadece HX-2 sistemine ait.

Bu durum milletvekillerini klasik bir ikilemle karşı karşıya bırakıyor: Acil askeri ihtiyaç mı, yoksa aktif bir savaş alanından gelen olumsuz performans verileri mi?

Üstelik söz konusu sistemler, seri üretime hazır ve sahada kanıtlanmış ürünler olarak pazarlanıyor.

Exit mobile version