UniCredit’in Alman bankası Commerzbank’ın çoğunluk hissesini ele geçirme çabası Berlin’i çözüm arayışına itti. Alman hükümeti bankadaki yüzde 12’lik payını artırarak el değiştirmeyi engellemeyi planlıyor
İtalya’nın UniCredit bankası, Alman rakibi Commerzbank’ı satın almaya hazırlanıyor. Reuters’a göre, el değiştirmeye karşı olan Alman hükümeti UniCredit’in satın alma planını engelleyecek adımlar atmayı düşünüyor.
Almanya neredeyse 20 yıl önce yaşanan finansal kriz sırasında bir kurtarma operasyonu yürütmüştü ve o günden bu yana Commerzbank’ın yüzde 12’sine sahip konumda. Konuya yakın kaynaklara göre Berlin’de bazı çevreler, devlet bankası KfW aracılığıyla bu payın artırılıp artırılamayacağını tartışıyor.
Doğrudan bilgi sahibi iki kişinin aktardığına göre, böyle bir hamle tam bir devralmayı zorlaştıracak kadar büyük bir blok oluşturabilir.
Kaynakların aktardığına göre, böyle bir adımın önünde başta birkaç milyar euroluk finansman ihtiyacı olmak üzere ciddi engeller bulunuyor. Ancak Alman ekonomisinin bel kemiğini oluşturan Mittelstand şirketlerinin finansmanındaki merkezi rolü nedeniyle Commerzbank için finansman yaratma hamlesi hukuki olarak gerekçelendirilebilir.
Almanya Maliye Bakanlığı’nı kontrol eden Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) etkili isimlerinden Armand Zorn, KfW’nin olası bir hisse artırımının “kesinlikle değerlendirilmesi gerektiğini” söyledi.
SPD’nin Alman Federal Meclisi’ndeki grup başkanvekili olan Zorn, “Diğer tüm seçenekler başarısız olursa bunun son çare olarak görülmesi gerekir… Etkisi sembolik olmanın çok ötesine geçer” dedi.
Alman hükümeti ile Commerzbank yönetiminin, Andrea Orcel liderliğindeki UniCredit’in 37 milyar euroluk sınır ötesi satın alma girişimini engelleyememesi nedeniyle giderek daha fazla rahatsızlık duyduğu belirtiliyor.
UniCredit, 2024’ten beri Alman bankasının peşinde
Andrea Orcel, Commerzbank’ın peşine 2024’ten bu yana düşmüş durumda. Alman Şansölyesi Friedrich Merz ile bankanın CEO’su Bettina Orlopp alarm zillerini çalarken, Orcel bankadaki payını yaklaşık %30’a kadar çıkardı.
SPD’li siyasetçi Armand Zorn, “Hükümet, Commerzbank’a yönelik düşmanca bir devralmanın Almanya’nın çıkarına olmadığını göstermeye devam etmeli” dedi.
Zorn, “Commerzbank, Almanya’nın ekonomik dayanıklılığı açısından merkezi bir rol oynuyor” ifadelerini kullandı.
Yine de, Almanya mali açıdan kemer sıkarken, böyle bir hamlenin hayata geçirilmesi zor görünüyor. Ayrıca, SPD ile kırılgan bir koalisyon içinde ülkeyi yöneten serbest piyasa yanlısı ve iş dünyasına yakın Hristiyan Demokratların bu fikri destekleyip desteklemeyeceği de belirsiz.
Buna rağmen Commerzbank meselesi, Alman hükümetinin kararlılığının bir sınavına dönüşmüş durumda. Çünkü bakanlar ve şansölye, UniCredit’i devralma girişiminden vazgeçmesi konusunda defalarca uyarmıştı.
Eğer Berlin hiçbir adım atmazsa, bu durum Almanya’nın itibarına daha da zarar verebilir. Zira hükümet içinde çekişmeli pozisyonlar alan bakanların ekonomik reform vaatleri hayata geçmezken, Alman ekonomisi de neredeyse durma noktasına gelmiş durumda.
Commerzbank’ın kaybedilmesi, Almanya için ayrıca ağır bir darbe anlamına gelebilir.
Satın alma girişimi kritik noktada
Andrea Orcel’in salı günü resmen düşük fiyatlı bir satın alma teklifini başlatmasının ardından, şirketin kontrolü için verilen sert mücadele kritik bir aşamaya geldi.
Orcel, Commerzbank’ın potansiyelini tam olarak kullanamadığını savunuyor. Ayrıca kaotik jeopolitik ortamda Avrupa’nın daha büyük bankalara ihtiyaç duyacağını ileri sürüyor.
Commerzbank ise cuma günü güncellenmiş strateji planını açıklayacak. Banka yönetimi, bu planın yatırımcıları bağımsız kalmanın değerine ikna etmesini umuyor.
Kaynaklara göre banka, maliyet azaltma adımlarını da duyuracak. Bu kapsamda personel sayısını azaltmaya yönelik planların açıklanması bekleniyor. Eğer gerçekleşirse bu, Commerzbank’ın son on yıldaki üçüncü büyük işten çıkarma dalgası olacak.
