Trump ikinci kez göreve gelmesinin ardından ABD’de doğan kişilerin vatandaşlık almasına imkan veren düzenlemeyi sonlandıran bir kararname imzalamıştı
ABD Başkanı Donald Trump’ın, “ülkede doğan herkese vatandaşlık verilmesini sonlandırma” hedefiyle göreve gelir gelmez imzaladığı kararnameye ilişkin hukuki süreç kritik bir aşamaya giriyor. ABD Yüksek Mahkemesi, söz konusu düzenlemenin Anayasa’ya uygun olup olmadığını değerlendirmek üzere bugün görüşmelere başlıyor. Mahkemenin nihai kararını yaz başında açıklaması bekleniyor.
Trump, 20 Ocak 2025’te göreve başlamasının hemen ardından imzaladığı kararnameyle, ABD topraklarında doğan her bebeğe otomatik vatandaşlık verilmesi uygulamasını kaldırmayı amaçlamıştı. Düzenlemede, ülkede yasa dışı ya da geçici statüyle bulunan ebeveynlerin çocuklarının vatandaşlık hakkı elde edemeyeceği belirtiliyordu.
Ancak Seattle’da görevli federal yargıç John Coughenour, 23 Ocak 2025’te kararın yürütmesini durdurdu. Coughenour, söz konusu düzenlemenin “açıkça Anayasa’ya aykırı” olduğunu belirterek, “Yargıdan tek bir kişinin bile bu kararın Anayasa’ya uygun olduğunu söyleyebileceğini düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.
BBC Türkçe‘nin derlemesiyle ABD’de doğumla vatandaşlık tartışmasına dair bilinmesi gerekenler şöyle:
Doğumla vatandaşlık nedir?
ABD’de doğum yoluyla vatandaşlık hakkı yaklaşık 160 yıllık bir geçmişe dayanıyor. Bu hak, 1868 yılında Anayasa’ya eklenen 14. Değişiklik ile güvence altına alındı. Değişiklik, ebeveynlerin statüsüne bakılmaksızın ABD topraklarında doğan herkesin vatandaş sayılacağını hükme bağlıyor.
Anayasa’nın ilgili maddesinde, “ABD’de doğmuş veya ABD vatandaşlığına geçmiş ve ABD’nin yetki alanına tabi olan herkes, ABD’nin ve ikamet ettiği eyaletin vatandaşıdır” deniliyor.
Göçmen karşıtı çevreler ise bu uygulamanın düzensiz göçü teşvik ettiğini savunuyor ve bazı kadınların yalnızca çocuklarını ABD’de doğurmak amacıyla ülkeye yasa dışı yollarla girdiğini öne sürüyor.
Dünyada uygulama nasıl?
Kanada, Brezilya, Arjantin, Meksika ve Pakistan’ın da aralarında bulunduğu 30’dan fazla ülkede doğum yeri esasına dayalı vatandaşlık uygulanıyor. Birleşik Krallık ve Avustralya gibi ülkelerde ise vatandaşlık için ebeveynlerden en az birinin vatandaş ya da süresiz oturum sahibi olması şartı aranıyor.
Buna karşılık birçok Avrupa, Asya ve Afrika ülkesi, vatandaşlıkta kan bağı ilkesini esas alıyor. Türkiye’de ise hem doğum yeri hem de soy bağına dayalı vatandaşlık edinimi belirli koşullar altında mümkün.
Hukuki tartışma: Kararname yeterli mi?
ABD’li hukukçuların büyük bölümü, bir başkanın anayasal bir hakkı tek başına kararnameyle ortadan kaldıramayacağı görüşünde. Virginia Üniversitesi’nden anayasa hukukçusu Saikrishna Prakash, bu tür bir düzenlemenin nihai olarak mahkemeler tarafından karara bağlanacağını vurguluyor.
ABD’de anayasa değişikliği yapılabilmesi için Kongre’nin her iki kanadında üçte iki çoğunluk ve eyaletlerin dörtte üçünün onayı gerekiyor. Bu süreç son 50 yılda yalnızca bir kez tamamlanabildi.
Olası etkiler
Pew Araştırma Merkezi verilerine göre, 2016’da ABD’de belgesiz göçmen anneler yaklaşık 250 bin doğum gerçekleştirdi. 2022 itibarıyla ise bu şekilde doğarak vatandaşlık kazanan yaklaşık 1,2 milyon kişi bulunuyor.
Migration Policy Institute’a göre doğumla vatandaşlık uygulamasının kaldırılması, 2050 yılına kadar yaklaşık 4,7 milyon kişinin belgesiz göçmen statüsünde kalmasına yol açabilir.
Trump ise bu çocukların, ABD’de doğmuş olsalar bile aileleriyle birlikte sınır dışı edilmesi gerektiğini savunuyor ve “Aileleri ayırmak istemiyorum. Bunun tek yolu hepsini birlikte göndermek” diyor.
