ABD Başkanı Donald Trump, İran’ı ”ait olduğu yere, Taş Devri’ne” döndürmekle tehdit etti.
BBC’nin haberine göre; 79 yaşındaki ABD Başkanı, çarşamba akşamı Beyaz Saray’daki 19 dakikalık ulusa sesleniş konuşmasında İran savaşını ‘büyük başarı’ diye niteleyerek ‘işi bitirmeye’ yaklaştıklarını söyledi:
“Temel stratejik hedeflerin tamamlanmak üzere olduğunu memnuniyetle söyleyebilirim… Son dört haftada silahlı kuvvetlerimiz sahada hızlı, kararlı ve ezici zaferler kazandı; daha önce çok az kişinin gördüğü türden zaferler…”
Trump, savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya varılmaması halinde ABD’nin iki-üç hafta boyunca İran’ı ‘aşırı sert’ vuracağını ve ülkeyi ”ait olduğu yere, Taş Devri’ne” döndüreceğini söyledi.
Ayrıca İran operasyonuna katılmayan ABD müttefiklerini bir kez daha topa tuttu ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açma sorumluluğunun onlara ait olduğunu söyledi.
Son günlerde ABD’nin petrol için boğaza bağımlı olmadığını, dolayısıyla bu hayati su yolunu açma sorumluluğunu üstlenmeyeceğini savunan Trump, bu tutumunu yineledi.
Trump’ın ulusa sesleniş konuşmasının ardından petrol fiyatları yeniden yükseldi. Brent, en az yüzde 4 artarak varil başına 105,55 dolara ulaştı.
NATO’dan çekilmeyi düşünüyor
Trump, dün (1 Nisan) İran’a olası bir ABD askeri harekatına destek vermemesi durumunda ülkesini ‘kesinkes’ NATO’dan çekmeyi düşündüğünü söylemişti.
‘Kağıttan kaplan’ diye nitelediği NATO’dan hiçbir zaman etkilenmediğini söyleyen ABD başkanı, ittifakın zayıf bir yapıya sahip olduğunu ve bu durumu Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de bildiğini öne sürmüştü.
16 Mart’taysa müttefiklerin Hürmüz Boğazı’nı açmaya yardımcı olmaması halinde NATO’nun ‘çok kötü bir gelecekle’ karşı karşıya kalacağını söylemişti.
Trump, NATO üyeliğinin ABD’ye faydası konusunda uzun süredir şüpheci bir tutum sergiliyordu. Fakat hiçbir müttefiği ABD-İsrail’in İran’a bir aydır süren saldırılarına destek çıkmayınca Trump, iyice sert çıkmaya başladı.
NATO’dan çekilme girişimi, ABD Yüksek Mahkemesi’ne taşınacak bir anayasal krizi tetikleyebilir. Gelgelelim Yüksek Mahkeme tarih boyunca dış politika uyuşmazlıklarında hemen her zaman başkanı destekledi.
Trump’tan karmaşık mesajlar
Trump, 28 Şubat’ta İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’la birlikte İran’a karşı savaş başlattı. Fakat NATO müttefiklerine danışmadı.
Savaş bir aydır sürüyor ama Trump ve Netanyahu’nun umduğu rejim değişikliği ya da çöküşün emareleri hala yok.
Dahası, İran’ın misillemeleri ve Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla küresel petrol fiyatları ciddi yükseldi. Ayrıca gübre ve diğer temel mallardaki kıtlık dünya ekonomisini resesyon tehlikesine soktu.
Yine de Trump, savaşı çoktan kazandıklarını öne sürerek küresel ekonomik çöküşün sorumluluğunu üstlenmekten kaçınıyor.
ABD Başkanı 28 Şubat’tan bu yana hem savaşın yakında sona ereceğini söylüyor hem de İran’ı kara saldırısıyla tehdit ediyor. Savaşın geleceğine ilişkin karmaşık mesajlar veren Trump, aynı zamanda müttefiklerini savaşa dahil olmaya ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaya zorluyor.
Fakat başkanın çağrılarına hiçbir ülke yanıt vermedi. Bazı Avrupalı müttefikler ABD-İsrail saldırısı için uluslararası hukuka aykırı derken, bazı da kendi topraklarındaki üslerin kullanımını ve hava sahasından geçiş iznini askıya aldı.
‘Bu anı asla unutmayın’
Bunun üzerine Trump, 26 Mart’ta ‘korkak’ diye nitelediği NATO’ya sitemini Truth Social hesabından bir paylaşımla sürdürdü:
“NATO ülkeleri, şimdi askeri açıdan yok edilmiş olan çılgın ülke İran’a karşı yardım etmek için hiçbir şey yapmadı. ABD’nin NATO’dan hiçbir şeye ihtiyacı yok ama bu çok önemli anı ‘asla unutmayın’!”
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 1 Nisan’da ABD halkına hitaben yayınladığı dört sayfalık mektupta şöyle sordu: “Bu savaşla Amerikan halkının tam olarak hangi çıkarına hizmet ediliyor?”
ABD’deki son anketlere göre Trump’ın görev onayı yüzde 40’ın altında. İran harekatına destek bu oranın da altında kalıyor.
ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın son durumu
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırılarıyla başlayan savaşta bir ay geride kaldı. İran’da ülkeyi 37 yıldır yöneten Ali Hamaney dahil birçok komutan ve yönetimde sözü geçen bürokrat öldürüldü. İran’sa Körfez ülkelerine saldırılar düzenleyip Hürmüz Boğazı’nı kapatarak yanıt verdi. Bölge ülkelerine yayılan savaş, enerji piyasalarını da derinden sarstı.
Savaşta gündemin ana maddelerinden birini petrol, sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ve jet yakıtı ticaretindeki aksamalar oluşturdu.
Trump 21 Mart’ta ‘İran’ı yok etmekte olduklarını’ belirterek ‘ateşkes istemediğini’ söyledi. Ertesi gün, İran’a Hürmüz Boğazı’nı gemi trafiğine açması için 48 saat mühlet verdi. Aksi takdirde enerji altyapısı vurmakla tehdit etti.
ABD başkanı 23 Mart’taysa İran’la ‘düşmanlıklara kesin çözüm için’ yapıcı görüşmeler yürüttüklerini, bu nedenle İran’ın enerji altyapısına tüm saldırıları beş gün ertelediğini duyurdu.
İranlı yetkililerse ‘ABD’yle hiçbir müzakere yapılmadığı’nı ve konunun ‘finans ve petrol piyasalarını manipüle etmek için kullanıldığı’nı söyleyerek Trump’ı yalanladı.
25 Mart’ta ABD’nin Tahran’a bir aylık ateşkesi içeren 15 maddelik plan sunduğunu ortaya atıldı. İran bunu reddettiğini duyurarak ateşkes için tazminat ve Hürmüz Boğazı’nın kontrolü dahil ABD’ye beş şart koştu.
26 Mart’ta İran, ABD’nin teklifine verdiği resmi yanıtta savaşın tekrarlanmamasını ve tazminat ödenmesini talep etti.
Aynı gün Trump, İran’ın enerji santrallerine saldırıları 10 gün daha erteledi.
30 Mart’taysa Trump, İran’daki askeri operasyonları sonlandırmak için ‘yeni ve daha makul bir rejimle’ ciddi görüşmeler yürüttüklerini ve büyük ilerleme kaydettiklerini öne sürdü. Anlaşmaya varılmaması olasılığına karşı da tehditler savurdu.
ABD başkanı son olarak İran savaşının ne zaman biteceği sorusuna “Sanırım iki ya da üç hafta içinde. Sonra oradan çekileceğiz” diye yanıt verdi. Ardından Hürmüz Boğazı’yla da hiçbir işlerinin olmadığını ve boğaz için petrole ihtiyaç duyan ülkelerin adım atması gerektiğini savundu.
