İtalya’da hayat pahalılığına karşı düzenlenen protestolarda yaşanan şiddet olaylarının ardından hükümet yeni güvenlik kararnamesini kabul etti.
İtalya’da başta Milano olmak üzere birçok kentte geçen hafta sonu düzenlenen hayat pahalılığı karşıtı protestolarda yaşanan şiddet olaylarının ardından hükümet yeni bir güvenlik kararnamesini kabul etti. Başbakan Giorgia Meloni, Bakanlar Kurulu tarafından hazırlanan düzenlemenin ayrıntılarını sosyal medya hesabından duyurdu.
Milano’da yaşanan yağma ve güvenlik güçlerine yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu belirten Meloni, “Yıkıp dökmenin ve hırsızlık yapmanın devrimci bir yanı yoktur. Yıkıp dökmek ve hırsızlık yapmak bir protesto değil, suçtur. Devletin buna vereceği yanıt ise kararlı olmalıdır” dedi.
Gösterilerde şiddete beş yıla kadar hapis
BBC Türkçe’de yer alan habere göre, yeni kararnameyle “bir gösteride şiddete başvurmak” adı altında yeni bir suç tanımı getirildi. Buna göre, protestolar sırasında en az beş kişilik bir grubun parçası olarak taş, maytap veya sopa gibi nesneler fırlatıp kamu güvenliğini tehlikeye atanlara beş yıla kadar hapis ve 20 bin euroya kadar para cezası verilebilecek.
Şüphelinin yüzünü maskeyle gizlemesi veya eyleminin yaralanmaya yol açması halinde cezalar ağırlaştırılacak. Ayrıca gösteriler sırasında kamu mallarına veya özel mülklere verilen zararların sorumlulardan tahsil edilmesi öngörülüyor. Zarara neden olan kişinin 18 yaşından küçük olması halinde ise masrafları ebeveynleri karşılayacak.
14 yaşından büyükler için yeni düzenleme
Kararname, 14-18 yaş arasındaki çocukların cezai sorumluluğuna ilişkin önemli değişiklikler de içeriyor.
Önceki uygulamada, 14 yaşından büyük bir çocuğun suça karışması halinde devletin, çocuğun eylemlerinin anlamını ve sonuçlarını kavrayabilecek durumda olduğunu her olayda kanıtlaması gerekiyordu.
Yeni düzenlemeyle bu ilke tersine çevrildi. Artık aksi kanıtlanmadığı sürece 14 yaşından büyük çocukların eylemlerinin sonuçlarını kavrayabilecek yeterlilikte olduğu kabul edilecek. Böylece yargılama ve cezalandırma süreçleri bu varsayım üzerinden yürütülecek.
Daha önce yalnızca yetişkinlere uygulanabilen önleyici gözaltı tedbiri de 14-18 yaş arasındaki çocukları kapsayacak şekilde genişletildi.
Milano’ya 500 asker gönderilecek
Başbakan Meloni, geçen hafta sonu Milano’daki olaylar sırasında karakola götürülenler arasında 11 yaşında bir çocuğun da bulunduğunu açıkladı. İçişleri Bakanı Matteo Piantedosi ise gözaltına alınanların yüzde 80’inin reşit olmadığını belirterek bunun daha önce görülmemiş bir durum olduğunu söyledi.
Meloni ayrıca protestolarda maske veya kapüşonla yüzlerini gizleyen kişilerin kimliklerinin belirlenmesinde yapay zeka teknolojilerinden yararlanılacağını duyurdu.
Güvenlik önlemleri kapsamında Milano’ya 500 asker daha sevk edilecek. Askerlerin yıl sonuna kadar polis ve jandarmaya destek vermesi planlanıyor.
İtalya’da halihazırda “Güvenli Sokaklar” operasyonu kapsamında yaklaşık 6 bin asker kamu kurumları ve dini yapılar gibi hassas noktaları koruyor. Tren istasyonlarında görevlendirilen 800 askerle birlikte Milano’ya yapılacak yeni sevkiyatın ardından kamu güvenliğinde görev alan asker sayısı 7 bin 300’e ulaşacak.
Protestocular yeniden meydanlara çıkmaya hazırlanıyor
Hükümetin aldığı yeni önlemlere karşın protestoları düzenleyen gruplar eylemlerini sürdüreceklerini açıkladı.
Sosyal medyada örgütlenen “17 Ekim Hareketi”, Roma, Milano ve Bologna başta olmak üzere büyük kentlerde her cumartesi hükümet karşıtı gösteriler düzenlenmesi çağrısında bulundu.
Hareket, sosyal medya açıklamasında kendisini “Başkanımız, sekreterimiz, televizyona davet edilecek bir sözcümüz, baskın düzenlenecek bir genel merkezimiz veya satacağımız bir üyelik kartımız yok.
Biz, beklemeyi bırakmaya karar vermiş gençleriz” sözleriyle tanımladı.
17 Ekim’de “İtalya Meydanda” sloganıyla düzenlenen protestoların organizatörleri de ekim sonunda yeniden gösteri düzenlemeyi değerlendiriyor. Grubun Louis adını kullanan 21 yaşındaki temsilcisi, AGI haber ajansına yaptığı açıklamada şiddeti desteklemediklerini ve bu tür eylemlerin barışçıl mücadeleye zarar verdiğini söyledi.
Protestocular, yayımladıkları manifestoda iş güvencesi, yaşam maliyetlerinin düşürülmesi, kamu sağlık hizmetlerine yatırım yapılması, eğitim kurumlarındaki personel ve altyapı sorunlarının giderilmesi ile barınma hakkının güvence altına alınmasını talep ediyor. Grup ayrıca yoksulluk ve toplumsal dışlanmanın güvenlik sorunlarının temel nedenleri arasında olduğunu vurguluyor.
