Axios ateşkesin son gününü yazdı: Trump savaştan bıktı, bitirmek istiyor

IMG_1879

Donald Trump İran’la hızlı barış isterken, Hürmüz’deki saldırılar ve ABD’nin İran gemisine el koyması gerilimi artırdı. Diplomasi, Tahran’daki bölünme ve çelişkili mesajlar nedeniyle kritik eşikte; süreç ya anlaşmaya ya da kara harekatına kadar gidebilir.

ABD Başkanı Donald Trump, gazetecilere İran bir barış anlaşması yapılacağını öngördüğünü söylerken, bu sabah Başkan Yardımcısı Vance’in görüşmeler için İslamabad’a doğru yola çıktığını duyurdu.

Axios’un haberine göreVance, hala Washington’da Tahran’dan gelecek bir sinyali bekliyor; bu durum, diplomatik süreçteki derin belirsizliğin en somut işareti olarak görülüyor.

Trump’ın stratejisi net; savaşı kendi şartlarıyla, hemen bitirmek.

İran hala Hürmüz Boğazı’nı kontrol altında tutuyor ve taraflar henüz bir toplantı zemini bile oluşturabilmiş değil. Bölge, savaşın devasa bir boyuta evrilmesinin eşiğinde duruyor.

Axios‘a konuşan ABD’li bir yetkili “Trump bu durumdan bıktı ve bitmesini istiyor. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı bölge ve ABD üzerinde bir tehdit unsuru olarak kullanmasından hoşlanmıyor. Savaşmak istemiyor ancak mecbur kalırsa bunu yapacaktır,” ifadelerini kullandı.

Hürmüz Boğazı’nda kaos

Aslında geçen hafta müzakerelerde gerçek bir ilerleme kaydedilmişti. Trump’ın “bir-iki güne anlaşma olur” şeklindeki iyimser beyanları cuma günü itibarıyla makul görünüyordu.

Hatta İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, boğazın “tamamen açık” olduğunu ilan etmiş, küresel piyasalar bu haberle rahatlamıştı.

Bu iyimserlik sadece 24 saat sürdü. Cumartesi günü Arakçi’nin açıklamasının üzerinden saatler geçmeden, Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), Trump’ın blokajı kaldırmamasını gerekçe göstererek boğazdan geçen tankerlere ateş açtı.

Tahran’da çatlak siyaset mi yoksa ordu mu?

ABD’li yetkililer, bu durumu Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ile Devrim Muhafızları Komutanı General Ahmed Vahidi arasındaki derin bir bölünmenin kanıtı olarak görüyor.

Üst düzey bir yönetici, “Doğru kişilerle müzakere ettiğimizi ve bir uzlaşı formülüne ulaştığımızı düşünmüştük.
İranlı ekip geri döndüğünde Devrim Muhafızları ‘Hayır, bizi temsil etmiyorsunuz’ dedi ve ekledi:

“Şu an orada hangi olasılığın kazanacağını bilmiyoruz”

Pazar günü ise gerilim bir üst perdeye taşındı. ABD, Hürmüz Boğazı dışındaki Umman Körfezi’nde İran bayraklı bir kargo gemisine ateş açarak el koydu.

Trump’ın çelişkili sinyalleri

Müzakere süreci Trump’ın çelişkili yorumlarıyla daha da karmaşık hale geliyor. ABD’li müzakereciler, İran’ın uranyum stoku karşılığında dondurulmuş 20 milyar doları serbest bırakmayı ve zenginleştirme faaliyetlerine ara verilmesini tartışırken; Trump basına İran’ın uranyumdan vazgeçtiğini ve karşılığında hiçbir fonun serbest bırakılmayacağını iddia etti.

Trump’ın bir yandan anlaşmaya yakın olduğunu söyleyip diğer yandan İran’ın köprülerini ve elektrik santrallerini yok etmekle tehdit etmesi, Tahran’da “diplomasinin bir baskın saldırı için kılıf olduğu” şüphesini uyandırdı.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, X üzerinden yaptığı açıklamada, “Amerikalı yetkililerin çelişkili sinyalleri acı bir mesaj taşıyor; İran’ın teslimiyetini istiyorlar. İranlılar zorbalığa boyun eğmez” dedi.

3. aşama planı…

Pakistanlı arabulucular süreci rayına oturtmaya çalışırken, taslak metin; yaptırımlar, nükleer malzeme ve zenginleştirme gibi başlıkları kapsıyor. ABD’li yetkililer, abluka nedeniyle İran ekonomisinin “perişan” halde olduğunu ve Tahran’ın paraya erişmek için yaptırımların kalkmasına ihtiyaç duyduğunu savunuyor.

Trump ve ekibi şu an olası bir askeri harekatın detaylarını tartışıyor. Bu planlar arasında stratejik Hark Adası’nın ele geçirilmesi de yer alıyor.

28 Şubat’ta başlayan bombalama kampanyasının altı haftalık süresi dolmuş olsa da, yetkililer bunun sadece “birinci aşama” olduğunu belirtiyor. Yönetim yetkilisi durumu şöyle özetledi:

“Şu an ikinci aşamadayız. Üçüncü aşamanın daha fazla bombardıman mı yoksa barış mı olacağına İranlılar karar verecek.”

Exit mobile version