Al Jazeera | ABD’nin kararına uymayanlar dolar sisteminden atılacak: İran’a yönelik havacılık ambargosu

IMG_9008

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, bugünden itibaren tüm İran hava yollarının uluslararası operasyonlarının durdurulacağını duyurdu

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, şirketleri İran hava yolu şirketlerine hizmet vermemeleri konusunda uyararak, çarşamba gününden itibaren tüm İran hava yollarının uluslararası operasyonlarının fiilen durdurulabileceğini açıkladı.

Bessent pazartesi günü yaptığı açıklamada, “23 Eylül’de tüm İran hava yolları dünya genelinde kapatılacak” dedi.

Al Jazeera‘nin haberine göre Bessent yaptırımların yalnızca hava yolu şirketlerini değil, operasyon zincirinin tamamını hedef aldığını belirterek, “Eğer iniş yaparlarsa onlara yakıt sağlayamazsınız, iniş hizmeti veremezsiniz, bilet satamazsınız. Aksi takdirde dolar sisteminin dışına atılırsınız” ifadelerini kullandı.
Peki ABD, İran hava yollarını nasıl yere indirebilir? Bu karar, Orta Doğu’da milyonlarca yolcu açısından ne anlama geliyor?

İran’ın önde gelen hava yollarının mevcut durumu

İran’ın sivil havacılık sektörü, onlarca yıldır uygulanan ABD yaptırımları nedeniyle yaşlandı ve küresel standartların giderek daha fazla gerisinde kaldı.

ABD, 8 Eylül’de İran’daki 27 hava yolu şirketinin tamamına yaptırım uyguladı. Washington, bu şirketlerin “rejim tarafından silah, personel ve yasa dışı yük taşımak için kullanıldığını” belirtiyor.

İran dışında faaliyet gösteren başlıca hava yolu şirketleri Mahan Air, devlete ait Iran Air ve Qeshm Air. Daha küçük hava yolu şirketleri de bölgesel noktalara uçuş gerçekleştiriyor.

Ülkenin en popüler hava yolu şirketi olan Mahan Air, ABD’nin “İran’ın havacılık sektörünü desteklemekle” suçladığı 36 yabancı şirkete yaptırım uygulamasının ardından geçen haftanın sonlarında İstanbul ve Ankara’ya ve bu kentlerden yapılan uçuşlarla Tahran-Muskat seferlerini askıya aldı.

Bessent, söz konusu uyarının çarşamba gününden itibaren fiili ABD politikasına dönüşeceğini söyledi.

Mahan Air, İran hava yolu şirketleri arasında en geniş uluslararası uçuş ağına sahip. Şirket, Türkiye ve Umman’a yönelik askıya alınan seferlerinin yanı sıra Çin, Hindistan, Irak, Pakistan, Tayland ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki destinasyonlara uçuyor.

İran’ın ulusal bayrak taşıyıcısı Iran Air ise bir dönem Avrupa’da geniş bir uçuş ağına sahipti. Ancak yaptırımlar, filo kısıtlamaları ve ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşının neden olduğu kesintiler nedeniyle bu ağ fiilen ortadan kalktı.
Mevcut uçuş verilerine göre Iran Air’in yalnızca üç uluslararası destinasyonu bulunuyor: Irak’taki Necef ve Bağdat ile İstanbul.

Iran Air Üst Yöneticisi Taher Abdolhai, İran merkezli SehatKhabar haber sitesine verdiği röportajda ülkenin havacılık sektöründeki ekonomik baskının “metastaz yapan kanser gibi” yayıldığını söyledi.
Abdolhai, savaş sırasında farklı hava yolu şirketlerine ait en az 30 uçağın ABD saldırılarında hasar gördüğünü belirtti.

Qeshm Air de Türkiye, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri ve Almanya dahil olmak üzere çeşitli uluslararası destinasyonlara uçan önemli bir bölgesel hava yolu şirketi olmaya devam ediyor.

Hangi ülkeler ve havalimanları etkilenecek?

ABD ve İsrail’in şubat sonunda İran’a yönelik saldırılara başlamasından bu yana uluslararası hava yolu şirketleri çoğunlukla Tahran’dan uzak durdu. Yapılan uçuşlar ise düzensiz şekilde gerçekleştirildi.

İran Sivil Havacılık Örgütü’nün verilerine göre 2025’te İran’a giriş ve çıkış yapan yolcu sayısı 46,2 milyon oldu. Bunların 11,2 milyonu uluslararası uçuşları kullandı.

Uluslararası yolcuların yaklaşık 7,2 milyonu İran hava yolu şirketleriyle seyahat ederken, geri kalan yolcular yabancı hava yolu şirketlerini kullandı.
Havacılık verilerini analiz eden Cirium şirketi, eylül ayında İran’dan kalkacak uluslararası uçuşlarda haftalık koltuk kapasitesinin 70 binin biraz altında olduğunu belirtti.

İran’ın uluslararası kapasitesi ağustos ayında 2025’e kıyasla yüzde 49 azaldı. Bu düşüşte, geçen yıl haftalık toplam 20 bin kalkış koltuğu sunan Flydubai ve Türk Hava Yolları gibi şirketlerin İran pazarından tamamen çekilmesi etkili oldu.

Bu nedenle karardan en doğrudan etkilenecek havalimanları, İran hava yolu şirketlerinden uçuş kabul eden yabancı havalimanları olacak.

Bunlar arasında özellikle İstanbul, Necef, Bağdat, Dubai, Yeni Delhi, Lahor, Pekin, Şanghay, Guangzhou, Shenzhen ve Phuket bulunuyor.

Etki yalnızca bu havalimanlarıyla sınırlı kalmayacak. İran hava yolu şirketlerinin yerel yakıt ikmali, uçak konaklama hizmetleri, yer hizmetleri ve bilet satış altyapısına ihtiyaç duyduğu diğer noktalar da etkilenecek.

Diğer ülkeler ABD’nin baskısına boyun eğecek mi?

StrategicAero Research Baş Analisti Saj Ahmad, İran ile Irak arasındaki turizm ve seyahat trafiğinin iki ülke için de önemli olduğunu söyledi.

Ahmad, iki ülke arasındaki yakın bağlara dikkat çekerek, “Irak, bu seyahatleri kolaylaştırmak için ABD’den muafiyet talep edecektir. Çünkü bu trafik, turizm ve otel konaklamaları açısından ekonomisine ciddi miktarda para kazandırıyor” dedi.

Ahmad, Pakistan’ın da İran’la uzun bir sınırı bulunduğunu ve iki ülke arasındaki ticari ve kültürel bağlar nedeniyle İslamabad’ın ABD’nin taleplerine boyun eğmesinin düşük ihtimal olduğunu belirtti.
“Çin de ABD’nin kendisine yönelteceği taleplerin herhangi birine karşı çıkacaktır. Çin, Rusya gibi İran’a siyasi ve ekonomik destek sağlıyor. Bu iki ülke, ABD’nin taleplerini genel olarak görmezden gelecektir” ifadelerini kullandı.
Pekin, ABD’nin tedbirlerini “yasa dışı” olarak nitelendirdi.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun salı günü yaptığı açıklamada, “Çin, uluslararası hukukta dayanağı veya Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yetkilendirmesi bulunmayan yasa dışı tek taraflı yaptırımlara sürekli olarak karşı çıkıyor” dedi.

Ahmad’a göre Türkiye de İran hava yolu şirketlerini ve bu şirketlere verilen hizmetleri yasaklama yönündeki taleplere “muhtemelen direnecek”. Analist, iki ülke arasındaki ekonomik ve turizm bağlantılarının “perde arkasında geri adımlara” yol açacağını söyledi.

Ahmad, Birleşik Arap Emirlikleri’nin ise yakın zamanda İran’la ticareti durdurduğunu açıklaması nedeniyle ABD’nin yaklaşımını izlemeyi tercih edebileceğini belirtti.

Uzmanlara göre İran da bu gelişmeler karşısında pasif kalmayacak.
Bunun ilk adımı olarak Tahran, yabancı hava yolu şirketlerine hava sahasını kapatabilir.

Savaşın başlamasından bu yana İran dışındaki hava yolu şirketlerinin çoğu İran hava sahasından uzak duruyor. Flydubai gibi bazı şirketler, uçuş sürelerini azaltmak amacıyla İran’ın doğusundaki hava sahasının bazı bölümlerini kullanmaya başladı.

İranlı yolcular ne yapacak?

İran asıllı Amerikalı ekonomist Nader Habibi, Al Jazeera’ya yaptığı açıklamada yeni ABD yaptırımlarının, İran’dan kalkan veya İran’a giden uçuşlara hizmet veren havalimanlarına yönelik tehdit nedeniyle “çok kapsamlı” olduğunu söyledi.

Habibi, yaptırımların “dünyanın dört bir yanındaki operasyonların çoğunu” etkileyebileceğini belirterek yalnızca Çin ve Rusya’nın direnmesini beklediğini söyledi.

Habibi, “Hava yolu biletlerinin fiyatları şimdiden artıyor ve son birkaç haftadaki artış önemli ölçüde yüksek oldu” sözlerini kullandı.

Bazı durumlarda fiyatların yüzde 100’e kadar yükseldiğini belirten Habibi, İran’da son dönemde yaşanan ciddi ekonomik gerileme ve İran para biriminin değer kaybetmesi nedeniyle hane halkı gelirlerinin son aylarda yüzde 30’a kadar düştüğü bir dönemde bu artışların yolcular üzerinde büyük bir yük oluşturacağını söyledi.

StrategicAero Research’ten Ahmad ise İran hava yolu şirketleri açısından maliyetlerdeki artışın bilet fiyatlarını yükseltmesinin muhtemel olduğunu belirtti.
Ahmad, fiyatların petrol ve yakıt maliyetlerine ve şirketlerin artan maliyetleri kendi bünyelerinde karşılayıp karşılayamayacaklarına bağlı olacağını söyledi.

Analist, İranlı yolcuların çoğunun halihazırda “çok sayıda İran dışı hava yolu şirketini kullanma konusunda deneyimli” olduğunu belirtti.

Bununla birlikte İran’a uçuş gerçekleştiren yabancı hava yolu şirketlerinin de yaptırım kapsamına alınıp alınmayacağı konusunda henüz netlik bulunmadığını söyledi.

Lübnan merkezli havacılık danışmanı Mazen Sammak’a göre bu, sürecin en önemli ve sonuçları en fazla değiştirilebilecek noktalarından biri.

Sammak, “Talep artacak, dolayısıyla bu yabancı hava yolu şirketlerindeki fiyatlar da yükselecek. Ancak en azından yaptırımlardan kurtulmak açısından bir rahatlama sağlayacaktır” dedi.

“Onlar olmadan durum tamamen farklı olur” ifadelerini kullandı.

Sammak, yaptırımların ağırlaşması halinde İranlıların doğal olarak alternatif ulaşım yolları arayacağını söyledi.

“İnsanlar seyahat etmeyi bırakamaz. Bu nedenle ihtiyaçlarına bağlı olarak deniz veya kara yoluyla Türkiye, Irak, Ermenistan ya da Pakistan gibi komşu ülkelere gidecekler” dedi.

Ancak Sammak, aktarma merkezlerine ve bağlantılı uçuşlara ulaşmanın maliyetleri artıracağını ve seyahat sürecindeki zorlukların da büyüyeceğini belirtti.
Bu durumun İstanbul, Doha, Muskat ve Dubai gibi bölgesel havacılık merkezlerine de fayda sağlayacağını söyledi.

Buna karşılık İran hava yolu şirketleri ve havalimanları giderek daha az seçeneğe sahip olacak.

Zaten eski uçaklardan oluşan filolarla çalışan İran hava yolu şirketleri açısından mevcut filonun bakımını sürdürmek de daha zor hale gelecek.

Ahmad, yaşanacak kesintilerin İran’ın operasyonel durumdaki hava yolu filosunun yaklaşık üçte birini kısa süre içinde yerde tutabileceğini belirtti.

“Dolar sisteminin dışına atılmak” ne anlama geliyor?

Bessent son açıklamalarında, İran’ın havacılık sektörüne operasyonel açıdan herhangi bir şekilde destek veren şirketlerin “dolar sisteminin dışına atılacağını” söyledi.

Bunun basit anlamı, yaptırım uygulanan İran hava yolu şirketlerine yardım eden herhangi bir şirketin ABD yaptırımlarıyla karşı karşıya kalabileceği ve ABD finans sistemine ve dolar üzerinden gerçekleştirilen işlemlere erişiminin kısıtlanabileceği.

Bu şirketler arasında havalimanı işletmecileri, yakıt tedarikçileri, yer hizmetleri şirketleri ve biletleme şirketleri bulunabilir.

Washington, bir hizmet sağlayıcının uluslararası ticaret açısından merkezi öneme sahip ABD finans sistemine erişimini kısıtlayabilir.

Bu yaklaşım, onlarca yıldır Tahran’ı hedef alan yaptırım politikasıyla uyumlu.

Önceki yaptırımlar, İran para biriminin çöküşüne ve gıda ile ilaç fiyatlarının hızla yükselmesine yol açarak İranlıların daha da yoksullaşmasına katkıda bulundu.
Yaptırımlar, banka transferlerinin engellenmesi yoluyla İranlıları finansal açıdan izole ederken, yazılım, bulut hizmetleri ve platformlara getirilen kısıtlamalarla dijital alanda da dışlanmalarına yol açtı.

ABD’nin başta İran olmak üzere belirli ülkeleri hedef alan seyahat yasağı da sayısız kişinin seyahat hayallerini suya düşürdü.

Trump yönetimi bu ay, sivil hayatı etkileyen beş önemli ekonomik sektörde daha ikincil yaptırımları genişletti.
Bunlar dijital varlıklar, altın, deniz taşımacılığı, teknoloji ve havacılık sektörleri oldu. Söz konusu sektörler, daha önce yaptırım listesinde bulunan finans, inşaat ve imalat sektörlerine eklendi.

Exit mobile version